En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kolaric
Takipçi
169 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
23 Mayıs 2004 tarihinde eklendi
basit bir konuyu o kadar parçaya ayırmış ki, o kadar güzel karıştırmış ki inarritu, taşlar yerine otururken filmden alınan haz dillere destan oluyor.
tabi sean penn, naomi watts ve benicio abimizin oyunculuklarını konuşturması da filmin en büyük artılarından.
son sahnedeki filmin özünü veren konulma da cuk olmuş. ortaya böyle şahane bir film çıkmış. inarritu, artık favori yönetmenlerimden biri olmuştur ayrıca. budur. 9/10
Bu filmi izledikten sonra yapılacak yorum bulmak o kadar zor ki!Bu filmi izleyin ve film biterken ki müziğe gözlerinizi kapatarak kendinizi verin...ölüm ,yasam, ask, özlem bütünü kavramlarınızı felç edebilir...
film başlarken çok kopuk görüksede ilerleyen sahneler de bir bütün halini alıyor ve yönetmen bunu çok güzel bir şekilde sunmuş bizlere ... oyumculara diyecek bir şey yok hepsi harikalar..... filmin ismini nerden almış diye merak ediyordum sonunda ortaya çıktı ...Allah 21 gram kaybetmeyi geçiktirsin hepimizin;))))
inanılmaz bi kurgu ve kesinlikle yönetmenin filmin her karesine saçtığı zeka parıltıları..Oyuncuların performanslari ise kusursuza yakın hatta kusursuz diyebiliriz.Muhtesem bir filmdi.
Alejandro González Iñárritu bence en iyi filmi... başka söze gerek yok izlenmesi gereken filmlerden yine Alejandro González Iñárritu kendi tarzı dikkat çekiyor bütün filmleri bu tür filmleri çeken tek yönetmen kıymetini bilelim;)
bu nası filmdir böyle yaw... ilk yarım saat olaylar o kadar karışıyor ki ,diyorsunuz bu film nasıl toparlanacak.. tam toparlandı diyorsunuz yine dağılıyor ama son sekansta açıkta kalan tek sahne yok. her şey yerli yerine oturuyor.. bunu başarmak büyük mesele... şok bi film.. Naomi Watts muhteşem bi oyuncu...
Filmi aldığımdan beri "21 Gram" neyi ifade ediyor dedim taa ki filmin sonuna kadar... Bence Paramparça Aşklar ve Köpeklere göre sanki daha da oturmuş ve güzel 1 film. Özellikle Sean Penn ve Naomi Watts beni bayağı bayağı etkiledi, Del Toro da tabi ki... Filmin sonu ayrıca güzel tekrar tekrar dinlemenizi tavsiye ederim... 8,5/10
Konusu çok orjinal.. Biraz da felsefik.. Birinin kötü birşey yaparken içinde bulunduğu psikolojik durumu bizim bilmemiz mümkün değil.. Ama yargılamaktan geri durmayız.. Sean Penn'in oynadığı karakteri pek tutmadım açıkçası.. Aşırı pasif.. Filmin başlarında birşey anlamıyorsunuz ama sonuna doğru herşey şekilleniyor.. kurgusu dağınık gibi görünüyor ama işin güzelliği de burda zaten..
Agır gidişatına rağmen alışılmışın dışındaki kurgusuyla filmden kopmamız engeliniyor.Oyunculuk dersi filmlerinden biri... Bu açıdan gördüğüm en doğal filmlerden biri. oyuncuların bu derece doğallığında tabi ki yönetmenin de çok büyük payı var. örneğin sahnelerde olabildiğince az kamera kullanıyor. sekans kesintisiz uzadıkça oyuncular da daha doğal görünmeye başlıyor. burda omuzda kameranın marifetlerinden var...(Önceki filmi Paramparça’da da aynı şekilde kullanıyordu ve o filmde çok güzeldi)Sadece oyuncular değil izledigimiz hikaye hem çok gerçekçi hem çok doğal. film acıklı olmaya başladığıda fazla vakit geçirmeden sahne kesiliyor. Herhalde Gonzales duygu sömürüsü yapmaktan çekindiği için uzatmıyor kısa kesiyor. bizi duygulandırmaktan çok düşündürmeye çağırıyor, olgunluğunu gösteriyor. Bazı sahneler gösteriye açık(kaza sahnesi gibi), ama tam istediğim gibi, filmin belli bir yapısı olduğunu ve Gonzalez’in kendini gösterme çabasından çok iyi bir film yapmaya uğraştını belirtmek istercesine olabilecek herhangi bir gösteriden kaçınıyor.Süresine ve ağır yapısına rağmen bizi sıkmayan yönetmenin bundan sonraki işlerini dört gözle beklerim.
Inarritu yine dokturmus. Ozellikle uc basrol oyuncusunun performanslari ile ayakta duran, ilginc bir kurgu ile baslarda kafa karistirici bir etki biraksa da sonradan bu sayede etkileyiciligini arttiran, goruntu yonetimi ile seyircisinin uzerinde son derece gercekci bir iz birakan bir "21 Gram", kesinikle bu yilin en iyi filmlerinden biri...(8/10)
filmi izlerken "paramparça aşklar köpekler filmi gibiymiş tarzı" dedim içimden.aynı yönetmenin filmi olduğunu bilmiyordum.yönetmenin bu filmini de beğendim paramparça aşklar köpekler filmi gibi.ilk başlarda kafam karıştı biraz.değişik anlardan değişik karelerle ilerliyordu.daha sonra tüm yapbozun parçaları tamamlandı herşey yerli yerine oturdu.sonuç mükemmeldi...oyunculuklar sağlam.özellikle benicio del toro'ya hayran kaldım.zaten kapışma filminden beri onu beğeniyorum ama bu filmde ayrı bir havası var.sean penn ve naomi watts da yine aynı şekilde güçlü oyuncular.izlerken sıkılmadım.bu tarz filmleri seviorum.değişik olmuş tekdüze basit bir filmde olabilirdi konusuyla...ama yönetmenin anlatım tarzı ve görüntüler filmi basitlikten kurtarmış.10/10 ayrıca filmin sonunda sean penn'in konuşmaları çok vurucuydu..gerçekti
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.