En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
11 Ekim 2017 tarihinde eklendi
Bir başyapıt. Muhteşem, çok çok iyi bir film. İzlerken sorgulamamızı, düşünmemizi sağlayan, dersler, mesajlar veren tüm zamanların en iyi savaş karşıtı filmi. Keşke bu film, tüm dünya ülkelerinde ilköğretim ve ortaöğretim çocuklarına, gençlere, yetişkinlere, izletilebilse.. Bu gibi filmlerle tüm dünya insanları empati kurarak birbirini anlayabilir.. Barışın önemini daha iyi anlayabilir.. Savaşın anlamsızlığı üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri. Yer yer göze batan hatalara rağmen bu filmin 1930 da çekilmiş olduğu fikri bile insanda hayranlık uyandırıyor. Louis Wolheim canlandırdığı "Kat" karakteriyle filme damgasını vuruyor. Kitabını okuduysanız filmin büyük ölçüde kitaba bağlı kaldığını görebilirsiniz. O oyunculuklar, o siyah beyaz görüntülerin filme kattığı anlam, o tercih edilen mükemmel çekimler. Anlatmak istediği çok önemli olan ve bunu da sonuna kadar layıkıyla başarabilen bir film. 1930 yılında olmasına rağmen o müthiş görsellikler ve gerçeklik hissini fazlasıyla yansıtan savaş sahneleri, sisteme, devlete veya daha çok güç isteyen liderlere karşı muhalif duruşuyla, kelebeğe uzanan asker eli sahnesi ile Sinema tarihine geçen bir eser. Her sahnesinde harika kareler, diyaloglar bulunduran eşsiz bir başyapıt. Tüm sinema severler ve savaş karşıtları tarafından izlenmeli. Bana tarifi mümkün olmayan yüce duyguları ve üzüntüleri hissettirebildi. Kusursuz. Kelimenin tam anlamıyla kusursuz, eksiksiz bir film. Önceden de merak ederdim, ismi bile merak etmeye yeter zaten, fakat bu kadar muhteşem bir eserle karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. Baştan sona çok yüce. Senaryo harika. Mutlaka izleyin her sahnesiyle ve özellikle finaliyle akıllarınıza kazınacak. Bende özellikle savaşa giden askerlerin görüntüsü ile bir mezarlık görüntüsünün üst üste oturtulduğu sahne ile yer etti. Üzerine konuşulacak çok şey var ama ben şu replikle bitirmek istiyorum. -Siperlerde yaşıyoruz ve ölmemeye çalışıyoruz. Tek yaptığımız bu iyi seyirler...
Savaşın anlamsızlığı üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri.yer yer göze batan hatalara rağmen bu filmin 1930 da çekilmiş olduğu fikri bile insanda hayranlık uyandırıyor. Louis Wolheim canlandırdığı Kat karakteriyle filme damgasını vuruyor.Kitabını okuduysanız filmin büyük ölçüde kitaba bağlı kaldığını görebilirsiniz.Kelebeğe uzanan asker eli sahnesi ile sinema tarihinde hatırlanan film bende özellikle savaşa giden askerlerin görüntüsü ile bir mezarlık görüntüsünün üst üst oturtulduğu sahne ile yer etti.Üzerine konuşulacak çok şey var ama ben şu replikle bitirmek istiyorum. -Siperlerde yaşıyoruz ve ölmemeye çalışıyoruz.Tek yaptığımız bu.
İlk ve hala etkisini sürdüren en değerli savaş karşıtı savaş filmlerinden bir tanesi. 2. dünya savaşından önce çekilmesi de filmin değerini arttırıyor. Aradan geçen onlarca yılda ve çekilen onlarca savaş filminde de görüldüğü üzere savaşlarda yaşanan acıların hiçbiri değişmemiş...
Görsel bir şölen olduğu söylenemez, oyunculuk ve sinema açısından da kanımca çok bir içerik taşımıyor. Ama yapıldığı dönem itibari ile savaş karşıtlığının simgesi olabilecek yapısı ve muhalif bir altyapının hazırlayıcısı buna eklenen 2. dünya savaşı gerçekliği...
Filmi nerden övmeye başlayalım ki...1930 yılında olmasına rağmen o müthiş görsellikler ve gerçeklik hissini fazlasıyla yansıtan savaş sahneleriyle mi yoksa sisteme,devlete veya daha çok güç isteyen liderlere karşı muhalif duruşuyla mı övelim bu muhteşem filmi.Her sahnesinde her karesinde harika kareler,dialoglar bulunduran eşsiz bir başyapıt.Tüm sinema severler ve savaş karşıtları tarafından izlenmeli.
BU film harika bir savaş karşıtı filmdir ve tam klas!ktir artık..Ortaokuldaki öğrencilere sorsanız onlar dahi adını bilir..Konusu 1.dünya savaşı yıllarında bir grup lise öğrencisi Alman gençin Nazilerin tarafında cepheye katılmasını konu alır..Romandaki gibi filmde de bu savaş kışkırtıcılığını öğretmenler yapıyor..Yani öğretmenler gençlerin beynini yıkıyor vatansever şeylerle ve onları savaşa kışkırtıyor..Bu filmde siyah bir karatahta önünde bir öğretmen aynı şekilde gençleri milliyetçilik duygularıyla ateşler..Hatta öğrencilere sorarlar büyüyünce ne olmak istiyorsunuz? Onlar da bir ağızdan asker olmak istiyoruz diye haykırır.Cepheye katılan bu askerlerden büyük kısmı savaşın ne kötü bişey olduğunu yerinde görür..Bir kısmı geri dönmek ister ve başarır da..Ancak ülkelerinde taşlanır bu kişiler.. Savaşın acı gerçekleri, öğretmenlerin gaza getirdiği bu gençleri un ufak edecektir.. Özellikle de finalde vurulan gencin kelebeğe uzanma sahnesi akıldan çıkmak bilmez..En iyi film oscarını söke söke almıştır..!'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, savaşlara katılan insanların bir kısmının bedenen öldüklerini, geri kalanların ise ruhen öldüklerini savunmaktadır. Ona göre sonuçta, savaşlara katılan herkes ölür, bedenen ya da ruhen, kimse savaştan sağ çıkamaz. Savaşın gerçeği işte budur.'
Baya kaliteli bir flimdi. Oyunculuklar olsun çekim kalitesi olsun hepsi muhtesemdi. Sanki savastaymış gibi hissettirdi. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Eleştirimi okuduğunuz için teşekkürler.
Bu sabah Bir yazı düştü ekrana 1930 yılında sahneye uyarlanan " Batı cephesinde birsey yok filmi M. K. tarafından izlenmesi sakicali bulunmuş.." Simdi bakiyorum da doğru tespit. .. savaştan çıkmış bir toplumun psikoloji ... Filme gelince yaşıyorsun..
Son zamanlarda izlediğim mükemmellik filmlerden biri. O kadar çok etkileyici sahneler var ki mutlaka izlemek gerekir diye düşünüyorum. Size savaşın acımasız ve gerçekçi olduğunu bire bi MR yaşatan film. Görseller, kurgu ve senaryonun filme yansıması olağanüstüydü.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.