En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
emreavcar
Takipçi
672 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
4 Şubat 2005 tarihinde eklendi
...The Aviator' basın gösteriminde izleme imkanı buldum. babasından kalan mirası sinema sektöründe değerlendirerek yapımcılık ve yönetmenliğe el atan, uçaklara olan sevdası yüzünden ve de hırsından TWA Havayolları'nı satın alan, Ava Gardner ve Katherine Hepburn gibi dönemin ünlü yıldızlarıyla beraber olan Howard Hughes'un hikayesini karşımıza getiren film, hikayeyi görselleştirmedeki başarısıyla Scorsese gibi büyük bir ustanın ellerinde kesinlikle es geçilmemesi gereken bir yapıta dönüşüyor. Hughes'un türlü aksilikler ve bizzat kendisinin mükemmelliyetçi yaklaşımı nedeniyle çekimleri 3 senede tamamlanan filmi 'Hell's Angels'ın setinde hikayesine başlayan film, üç saatlik süresi boyunca özellikle uçma sevdasına, rakip havayolu şirketi PANam ile çekişmelerine ve de aşk hayatına odaklanıyor. Scosese tıpkı bir önceki filmi 'Gangs of New York'ta olduğu gibi sanat yönetmenliğinden, sinematografisine, oyunculuktan kostüm çalışmasına kadar birinci sınıf bir dönem filmi ortaya koymuş. Filmin tek dezavantajı kimilerine göre 3 saate yakın süresi olabilir. Özellikle ben sinematografisi (ve bununla beraber tabii ki ışık kullanımı), kurgusu ve oyunculuklarına hayran kaldım. Jude Law ve Gwen Stefani'nin şöyle kısacık kendilerini gösterdikleri, Di Caprio'nun mimiklerini çok iyi kullanarak belki de hayatının en iyi performansını ortaya koyduğu (tabi 1993 tarihli 'What's Eating Gilbert Grape?'deki performansının da unutmamak lazım), Cate Blanchett'in Katherine Hepburn rolünde Oscar'ı fazlasıyla hakettiği (şahsen kendisine bir kez daha aşık oldum) bir film 'The Aviator'. Ve de Scorsese...Yaşayan en büyük yönetmenlerden biri olan ve her yaptığı işle beni büyüleyen ustanın bu son yapıtı 'Raging Bull', 'Taxi Driver' ve 'Goodfellas' gibi başyapıtlarının mertebesine erişemiyor belki ama filmografisinin yine en iyi filmlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu arada daha önce bu büyük ustayı 4 kez görmezden gelen Akademi üyelerinin bu kez kendisini ödülle onurlandırcağından şüphem yok açıkçası...(8/10)
Dostum,tabii ki Yunanca biliyorum çünkü ben Yunanca öğretmeniyim.Sorun Yunanca altyazıda değil...filmi nasıl önceden izlediğiniz konusunda aydınlarrığın için teşekkürler.Filmi beğenmiş olabilirsin sonuçta.Ama benim görüşüm rezil bir film olduğu..Burda gösterime girdiği zaman,filmi izleyenlerin sayısı çoğalıcaktır.O zaman bu film hakkında daha çok yorum okuma fırsatımız olacak...Bakalım...
Filmi iki gün önce izledim ama yorumumu daha yeni yazıyorum. Film bana göre leonardo'nun oyunculuğu ile orta halli bir film.Ama bazı larına göre çok sıkıcı ve boşa harcanan 2.5 saaat denilebilir. herkes mükemmel bir film bir film beklemesin . yani sanatsal ve dram filmi olmakla birlikte bir kaç tane oscar alır
OSCAR ANLAMINDA YORUMLARI TAKİP EDERKEN BEYAZPERDE MÜDAVİMLERİNİN MAALESEF ÇOK AMATÖR OLDUÐUNU HAYRETLE MÜŞAHADE ETTİM. 'MİLLİON DOLLARBABY'’NİN -Kİ YÖNETMEN EASTWOOD’UN EN FANATİK HAYRANLARINDAN BİRİYİM- OSCAR’I KESİN GÖTÜRECEÐİNİ İDDİA EDEN ARKADAŞLAR ACABA KAÇ OSCAR TÖRENİ TAKİP ETTİ? ACABA AKADEMİNİN ÖDÜL DAÐITIM KRİTERLERİNDEN HABERLERİ VAR MI? ACABA SİNEMA TARİHİNDE ADAYLIK SAYISI EN YÜKSEK OLUP DA EN İYİ FİLM’İ GÖÐÜSLEYEMEYEN KAÇ ÖRNEK GÖRDÜLER? (LOTR: THE FELLOWSHIP OF THE RING CEVABINI ATANA HAKARET EDERİM, KAÇ ÖRNEEEK?) ACABA SCORSESE’YE BU SENE VERİLECEK ÖDÜLÜN 'THE AVİATOR' İÇİN DEÐİL DE TÜM KARİYERİ İÇİN OLDUÐUNUN FARKINDA DEÐİLLER Mİ? GÖNLÜNÜZDEN ALMASINI GEÇİRDİÐİNİZ İLE ALACAK OLANLARIN %90 BİR OLMADIÐINI HİÇ Mİ FARKETMEDİLER? UZATMAYAYIM; BU SENE EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ SAHİBİNİ BULACAKKEN ROBERT DE NIRO SAHNEYE ÇIKACAK VE HAYKIRACAK: '.... AND THE WINNER IIIIIIIIIS: MARTIIIIIIIIN SCORSESEEEEEEEEE'. GÖRÜŞÜRÜZ.
amerıkan sınemasından bos bı fılm daha yutturulmus herkese.yok yonetmen guzel..yok su oyuncu super.yok bu oyuncu oynamıssa bu fılm kotu olmaz gıbı yorumlar.. dı caprıo mukemmel ıs cıkarmıs..ama caprıonun bu cabası fılmı ıyı yapmaya yetmemıs.fılm bı kere sıkıcı.asırı derecede.ucak dusme sahnesıne kadar uyuyorsunuz sonra bırden uyanıp ''vayyy bee ucaga bak nasıl da dusuyo evlerın ustune adamlar ne fılm yapmıs beee''gıbı yorumlar duyuyosunuz. bı yerden odul aldı dıye bı fılm kusursuz olamaz.yabancı basın dernegı tarafından odul verılıyo bu fılmlere.mıllet te kendını bu dernekten sanıp neredeyse basyapıt yapıyorlar boyle fılmlerı. yuzuklerın efendısı 3 de bussuru odul aldı oscardan.kımse bu kadar odul alacagını sanmıyordu. 1. fılmı ıcın odullerı sılıp supurecegı soylenıyordu.ama ne oldu..hayal kırıklıgı...pekı bu 3. fılm hıc beklenmedıgı halde nasıl bu kadar odul alabıldı?soylemek ıstedıgım su: cok guzel fılmlere odul verılıyor dıye bısey yok.bu ıs bazılarının tekelınde.adamlar kafalarına gore ıslerıne geldıgı sekılde ayarlıyorlar butun ıslerını..kım cok para harcamıs..kımde daha guzel oyuncular var falan.. hala anlamıyorum boyle sacma sapan ve basarısız bır fılmı nasıl oluyorda odule layık goruyorlar.
doğru sırf scorsese için izlenir ama yinede konusuna göre bence scorsese'ye yakışmamış daha farklı bir film çekebilirdi. neyse yinede heyecanla bekleyeceğiz
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.