En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
1 Ağustos 2016 tarihinde eklendi
Gus van Sant'ın kendine has sinema dilini konuşturduğu filmde, 1999'da Amerika Birleşik Devletleri ve dünyada yankı bulan, ardından 2000'li yıllara gelindiğinde de pek çok örneğini maalesef gördüğümüz lise saldırılarının öncüsü konumundaki Columbine Lisesi Katliamı'ndan yola çıkılıyor. Bir belgesel tadında veya saldırının birebir ele alınması şeklinde değil kesinlikle. Ancak oldukça açık pek çok gönderme var. Sıradan bir okul gününde, sıradan gençlerin hayatlarından bir kesit izliyoruz. 7-8 öğrenci üzerinden ilerliyor film. Hiç sıkmadan sizi beklenen sona hazırlıyor. Aslında seyircide bıraktığı endişe, gerilim, umutsuzluk hissi son on dakikada değil de ilk bir saatte çok daha yoğun. Ödüllü, izlenmesi gereken bir film.
Mükemmel bir film hoş bir kurgu. Uzun zamandır yazmıyordum ama nisan7 adlı arkadaşın yazdıklarına bir yanıt verme gereği hissettim.Sevgili arkadaşım ve filmi sıkıcı bulan bilimum diğer arkadaşlar bir daha film festivallerinde ödül almış filmleri rica ederim izlemeyiniz öncelikle sindirilmesi kolay filmlerden başlayınız. Hollywood pop-corn ları ne zaman ülfet getirirse o zaman bu tür filmleri izleyiniz ve yorum yapınız. Bu filmin ne derece yetkin olduğunu o zaman anlayacağınızı tahmin ediyorum.Film hakkında belki daha sonra yazarım çünkü kısaca ifade edilecek bir film değil. Yalnız hatırlatmada geçmeyeceğim bir şey var: Filin göründüğü sahnedeki görüntü ve sanat yönetimine dikkat etmenizi istirham ediyorum.Film çok iyi ama emin olun Uzak filmi gibi mükemmel bir başyapıtı da kesinlikle geçemez. Bu konuda kritiklerin kararını takmayın.Bol sinemalı günler
Filmin dün divx ini izledim görüntüsü kusursuz ama filmde o denli sıradışı, ne biliyim gerçek gib bişe o soğukluk bana gerçek hayatı anımsatıyor ama iyi taraflarının yanı sıra kötü taraflarıda yok değil özellikle yürüyüş sahneleri çok uzun .... genel olarak izlenilmesi gereken bir film..
FİL, görüntü kalitesi yüksek bir film olarak çıkıyor karşımıza.içerikteki doğallık bir yana yönetmen koltuğundaki Gus Van Sant’in filmdeki zaman kurgulamasındaki ustalığı gerçekten göz dolduruyordu.özellikle kesintisiz bazı uzun kareler bir profesyonele yakışır biçimde çekilmişti.çok kısa bir sürede gerçekleşen durumu 81 dakika gibi uzun zaman dilimine yaymak dikkat çekmiyor değil aslında.normal bir okul günü olabilecekken trajik bir sonla noktalanan bu olayı konu eden filmde açıkçası tam olarak verilmek istenen mesajı anlamamdım ama bana göre; artık küçük balıklar büyüklere yem olmak istemiyorlardı!...
Gerçek bir sinema örneği. Tüyleri diken diken eden ve en sonunda kafanıza kurşun sıkan... Film bitince o katliamlarda ölenlerden biri oluyorsunuz sanki. Van-Sant'ın yarattığı atmosfer sizi kendinizden alıyor...(9/10)
gus van sant bu filmi bol aksiyonlu çekseydi,uçanlar patlayanlar olsaydı filmde olayın dramatik boyutunu nasıl görebilirdik.illa duygu sömürüsü mü yapılsın ? veya kaç kişi filmden bu kadar bahsedebilirdi. sant bu katliama yaklaşma ihtiyacını hissetmiş ticari bir amaç gütmeden ve bunuda beceremeyeceğini düşündüğü aksiyonla değilde daha sade ve minimaliste yaklaşan bir filmle gercekleştirmiş.Filmde eş zamanlı farklı bakış açıları göz önüne geliyor bu gercekten etkileyici. filmde en önemli şeylerden birisi izleyiciyi heyecanlandırarak meraklandırmaktır. bu filmde merak etmedik mi ne olacak diye.filmde gus van sant hariç herkes amatörtür.kameramanlardan oyunculara amatör bir ekiple çalışılmış.takdir etmek gerekir.FİL isminin kullanılması bu hayvanın özelliği ile ilgilidir.hafızası en kuvvetli hayvandır.ve yönetmende bu katliamı unutmak ve unutturmak istememektedir bundan ismi böyledir..
sevgili moonstone bende filmin adına dair başka bir hikaye duydum ama tam hatırlayamıyorum:sanırım irlanda da bişirketin sekreteri kafayı sıyırıp insanları öldürmeye başlıyor ve o zaman fille alaklaı derin anlamlı bir şey laf ediyor falan filnan tabi ne kadar doğru gazeteden okudum gazeteyi bulursam sözü yazarım şimdi hatırlayamadım
Bir dönem yogun seyreden lise cinayetlerini farklı bir acıyla sorgulayan bir film.Sanal ortamda kurgulanan şiddeti eglencesiz gören bir gencin, tatmin olmak için öldürme tutkusu anlatılmak istenen.Gas Van Sant, şiddetin kökenini kendine göre acıklarken, verdiği örnekten beslenip bir tanım ortaya koymaktan ziyade, temas ettiği şeyleri saglamasını yaparak durum izahını tercih ediyor.Arayışı körükleyen kızgınlık da sözkonusu.Sebepler acıklanmaya calısılsa da, olayın ana teması nedensizlikte yatıyor.Durumun vehametini önümüze koyan, sanal ile realite kıskacında sıkışan insanları anlatan eli yüzü düzgün bir dram.
Amerikada ciddi anlamda sorun teşkil eden merkezinde gençlerin olan okul dehşetlerininin iz düşümünden ilerleyen minimalist senaryosuyla şiddetin çıkış noktasını çözerken örnek olaydan ilerleyerek bit tanım getirmekten ziyade üzerine bastıgı noktaları birleştirip durum belirlemesi ortaya atıyor.Similasyon ile gerçeklik arasındaki filmde Vant kötü tipleri bir karakter içine oturmadan,olayalrı kişileştirmeden anlatması yada iyi ile kötünün unsurlarını bir kalıp olarak karakterler üzerine yerleştirmemesinden dolayı kimileri kahramanını yavan bulabilir.Ama gençlerin basit,sıradan,bilinen bir yaşam döngüsü içerisindeki tavır degişikliklerini usta bir sinema diliyle anlatıyor.Hele kanlı eyleme hazırlanan iki çocugun ritüel hale getirmek istedikleri duş sahnesi sadece bunu düşünerek nasıl bir usta işi oldugunu anlamak zor degil
iyibiri hislerime tercüman oldun bende filmi izledikten sonra benzer şeyler çıkarttım.özelde ergen eğitimi genelde sistem eleştirisi filmi ..cinayetler bir nevi temizlenme paklanma havası taşıyor..tabi her sistem karşıtının silahlarına sarılıp kıyım yapması gerektiğüini savunmuyorum, bu sadece temizliğin sembolikleştirilmesi olarak kullanılmış filmde..ayrıca oyunculuklar çok gerçekçi..gus van sant ı takip etmek çok heyecanlı her an değişink bir konuya karşınıza çıkabiliyor..
ilginç bir filmdi,hele yaşanmış bir olaydan olması daha da ilginç yapıyor filmi ya noluyo bu insanlara,dünyanın çivsi çıkmış,özellikle amerikada insanlar ruh hastası galiba,zevk için adam öldürmeler,okul basmalar,seri katiller....en son virgina tech katliamı.... bu insanlar gençler daha doğrusu bu katliamları yaptıktan sonra mutlaka intihar ediyolar sosyologların araştırması gereken bi konu bence...yazık çok yazık
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.