En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
jeo-ipek
Takipçi
57 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
2 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
Ödüller almış çokta beğenilen bir film. Tabikide beğenen kadar beğenmeyende var. Ben beğenmedim. Belkide çok şey umduğum içindir. Fakat bana bişeyler katmadı, hissettirmedi. Buda benim şahsi yorumum.
Yalnızlık eğer bir filmin damarlarında geziyorsa zaten bu bir artı etkendir....... Hayat umulmadık ve beklenmediktir çoğu zaman,,, askının arkasında kalan Yılmaz Güney posteride bilir bunu,,, ve ceylan da anlamıştır aslında yalnızlığın bir ova kadar düz olduğunu anlamıştır.... Bunlar hepsinin içindeki bir kirlenmişlik sarar insanı e sonuç budur.....yalnızlık...... Yapıp yapabilceğin herşey oturup denizi seyrederken reddettiğin sigarayı içmekle mi kalacak.....Galiba evet....
çok gurur duyduğum kazandığı ödüllerle beni çok sevindiren bir filmdi "uzak".ama izlerken hiç memnun etmedi açıkçası.ama bu filmin alışılagelmiş filmler arasından farklı yapısıyla sıyrılmasından kaynaklanıyor bence.yani bana hitap etmedi açıkçası.yalnız birer fotoğrafı anımsatırcasına yakalanan mükemmel kareleri beğenmemek elde değil.m.emin toprak'ı da saygıyla anıyoruz tekrar...
Filmi ilk izlediğimde 5/10 puan, ikincisinde 7/10 üçüncüsünde 9/10 puan verdim. Kendi tutarsızlığıma mı kızayım yoksa NBC bu ayrıntıları nasıl işledin diye ona mı sorayım?
"Uzak" herkesin beğeneceği türden bir film değil. İçinde kendinizi veya çevrenizi bulduğunuz anda anlam kazanan bir film. Ama en önemlisi çok samimi. NBC'nin kendi hayatından perdeye yansıttıkları arasında bence en iyi ve sinema dili en güçlü olanı.
Kalabalık içinde yalnızlık ile boğuşan ve yalnızlığa o kadar alışmış olup ondan kopamayan, kapitalist düzenin getirdikleri ve yaşam şartları ile ideallerinden soğumuş bir fotoğrafçı. Akrabasının yanına büyük umutlar ile giden gözünde büyüttüğü kent yaşamına yakından gördüğünde ondan biraz daha uzaklaşan bir adam.
Pişmanlık, yalnızlık, cinsellik, ikilem, para, imkansızlık ve daha bir çok konuyu sade ve yalın olarak anlatan bir film. Sadece bakarak değil görmeye çalışarak izlenilmesi gereken bir film...
Mayıs Sıkıntısından sonra izledğim en iyi Türk Filmi ve Usta oyuncu Mehmet Emin Toprak'ın son filmi izlenmesi gereken değil izlenmesi şart olan bir film
inanılmaz derecede sıkıcı bir film dakikaları değil saniyeleri saydım resmen kimse sıkılıp çıkmasın die ara bile vermediler ön sırada oturan 2 çocuk uyudu ne dialog var ne olay ne de bir kurgu bu film nasıl en iyi senaryo ödülünü almış senaryo die bir şey yok bence ve en iyi yardımcı erkek ödülü neye göre verilmiş anlamadım adam ne konuşuyor ne gülüyor ne üzülüyor yüzünde bir tek mimik bile görmedim tek yaptığı yürümek ve sigara içmek bu kadar rolü ben de yaparım bazı yönetmenlerin filmlerin adı var bu ülkede ben bunu anladım bir çok filmde olduğu gibi bu filmde sürü psikolojisi sayesinde yüksek hem de çok yüksek puan almış kaç kişi bu filmden ne anladığını anlatabilir ki bana ?
başlarda sıkılmıştım.ama sonra nedenini bilmediğim birşey bu filmde aldı götürdü beni.film bittiği anda kendimi başka bir atmosferde buldum.etkilenmiştim açıkcası.
çok az filmde bu kadar sıkılmıştım. sinemadan hiç bir şekilde anlamayan bir insan olduğumu düşünmüyorum. beni rahatsız eden diyalogların azlığı ya da filme hakim olan sessizlik de değildi. her ne anlatmaya çalıştıysa -ki ben temanın yabancılaşma olduğunu düşünüyorum,çevrendekilere yabancılaşma,yaşadığın kente yabancılaşma,kendine yabancılaşma- yönetmen maalesef bunu başaramamış. film anlatmak istediğini kendi içinde vermeli ve akıcı olmalıdır. bazı yönetmenlerimiz tarafından maalesef akıcılık önemsiz bir özellik gibi algılanıyor ama seyirciyi boğduktan sonra o filmin bir anlamı yoktur. lars von trier’ın filmlerinden insanların nasıl olup da sıkıldığını anlamayan bir kişi olarak ben bile uzak’ın vasat dahi sayılamayacağını düşünüyorum. iklimler’i de izledikten sonra nuri bilge ceylan üzerine daha derin bir görüş oluşturabileceğimi düşünüyorum ancak şimdilik görüşüm başarısız olmasına rağmen deneysel çalışması açısından takdir edilebileceği.
yumurta yüzünden nefret ettiğim minimalist sinemaya yeniden ısınmamı sagladı uzak.film durgun diyorlar evet dogru film durgun fakat bu durgunluk cok güzel işlenmiş.sakız gibi gereksiz yere uzatılan sahneler de vardı ama cok cok güzel sahnelerle hayattan karelerle dolu bir film uzak.kapatın ışıgı bırakın kendinizi filme
NBC’yi kutluyorum yapıtı için.Yönetmen anlatmak istediğini, gayet net ve açık bir şekilde, 'lafı ağzında gevelemeden' anlatmış filminde.Nitekim, ödüle de layık görmüşler filmi; ve de başrol oyuncusunu...Ancak...Bu tarz sinema anlayışına kesinlikle itirazım var benim.Bu ve bezeri filmlerde genelde şöyle bir anlayış var: 'Ben bunu yaptım ve sen de bunu anlamak zorundasın'.Açıkçası şahsi fikrim, filmin replik açısından fevkalade fakir olduğu bir gerçek.Beğeninize göre, bunu iyi de bulabilirsiniz, kötü de.Senaryosu fevkalade sade, fevkalade 'direkt' anlatımcı.Şahsen tercihim değil benim.Konuya gelince, çok da enteresan sayabilmek pek olası değil.Oyuncuların performansı ise bence kötü, hatta epey kötü.Filmin Cannes’de Jüri Özel Ödülü, Altın Portkal’da da aynı şekilde En iyi film Ödülü ve yönetmeninin de En İyi Yönetmen Ödülü alması, çok şaşırtmadı beni.Ancak, oyuncunun ödül almasına kesinlikle şaşırdım...Az önce de söylediğim gibi, beğeniye göre filmi başarılı veya başarısız bulabilirsiniz.Lakin, bir sinema eserine göre gayet 'çorak' buldum ben bu yapıtı.Konusununun beni çekmemesini hiç karıştırmaksızın, bu filmin anlattıklarının pekala bir 'radyo tiyatrosu'yla da anlatılabilir bana kalırsa.Bunun için film çekmeye hiç mi hiç gerek yoktu.Son olarak; konusunun beni çekmediğini zaten söylemiştim.Ancak sanıyorum ki dar bir çevreye hitap edecek bir konuya sahip film.Öyle ki, filme vereceğiniz not izlediğiniz zamanki psikolojinizle muhtemelen çok ilintili olacaktır.Filmin sonuna kadar bağlanabilmek için çok neden aradım ancak maalesef bulamadım ben.Ve hatta sıkıldım izlerken :((
Uzak, Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülünü kazandı bu akşam... Ayrıca Mehmet Emin Toprak ile Muzaffer Özdemir’e de En İyi Erkek Oyuncu ödülleri verildi.Eurovision üzerine bir de bu. Valla milletimize hayırlı olsun. Parlak bir hafta sonu geçirdik. Beşiktaş’ın şampiyonluğunu da bunlara eklemeden edemeyeceğim :)
Türk sinema tarihinin ve nuri bilge ceylanin en iyi filmi diyebilirim.Filmin verdigi mesajlar bir yana Nbc nin fotograf karesini andiran ustaca çekilmis sahneleri hepsi izlenmeye deger, oyunculuklari saymiyorum bile..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.