bir Ferzan Özpetek klasiği daha... Şiirsel anlatımıyla izleyiciyi atkileyen Karşı Pencere duygusallığıyla hafızalara kazınacak bir aşk öyküsü olmuş.özellikle serra yılmaz bi harikaydı,filmde en beğendiğim sahne ise yaşlı adamla kadının dans etmesiydi.
Tekrar tekrar izleyip, bana herseferinde değişik tatlar, duygular yaşatan bir film.. Buradan teşekkürlerimi sunarım bu filmi bu kadar güzel hazırlayan, çeken, oynayan insanlara. Ah o müzik o müzik yokmu...
durup düşünelim biraz..aşk cinsiyet zaman yer mekan yaş tanımyo..aynaya baktığınızda sizden bi farkı olmayan hem cinsinize başka bi açıdan baktığınızda karşı cinsinize aşık olabiliyosunuz..bi de meselenin karşı penceresi var..tutkuyu karşı pencerede arıyor..bazende aşkınızı kimsenin anlamayacağını bilip çeşmenin arkasındaki taş aralığına ona söyleyemediklerinizi yazıp bırakıyorsunuz..ve bi gün duygularının gelgitlerinde yaşayan güzel bi kadın o notu orda bulup okumaya başlıyo..notun her kelimesinden aşk fışkırıyo..bu öyle bi aşkı o an onu kadından ii kimse anlayamaz..toplama kampında kolunda numarası bi adam ölüyo dier bi adama aşık..yaşayan herşeyi benliğinde yitirse bile bi gün o genç kadınla kocası onu yolda bulduklarında yaşlı adamın tek hatırladığı sevdiğinin adı oluyor..ve o isim o kadar işlemişki benliğine öyle çağrılmak çok hoşuna gidiyo..yaptığı pastalar kadar güzel yaşıyor aşkını..genç kadın tutkuyu karşı pencerede buluyo..yaşlı adam pastalarını yaparken..aşkı anlamayanlara inat masayı donatıyo pastalarla kadın gerçek anlamda adamın yıllarca yaşadığı aşka aşık oluyor..'nice yaşanılamayan aşklara Ferzan Özpetek bildiğim en ii aşk adamı'
harika bi film. verilmesi gereken duygu sadece aşk olmamalı filmlerde. kadının yaptıgı kendini arayıs aslında, ne yasadıgını farketme. bence kesinlikle izlenmeli...
Bir ferzan özpetek hayranı olarak size şunu söyleyebilirim. benim en güzel filmi bu filimdir. kesinlikle tavsiye ediyorum. müzikte film kadar etkleyici
Arkadaşlar bi-iki kelime birşey eklemek istiyorum,yalnız amacım tartışma yaratmak değil,sadece fikirlerimi söylemek istiyorum çünkü bazı yazılanlara gerçekten çok üzüldüm.Yorumlara tekrar göz attım,genel bi Fragman ile filmi bağdaştıramama var.Fragmanda görüpte,filmde göremediğiniz,hissedemediğiniz ya da birbirine ters kaçan nedir onu anlayamadım.Şöyle bir gerçek var ki; o kadar çok hayal kırıklığı yaratmış fragman varken...(genelde de amerikan filmlerinde)ne seyredeceğim diye gidiyorsunuz neyle karşılaşıyorsunuz.En komik bi-iki sahne vardır filmde onu da zaten fragmana koymuş olurlar,sizde eğlenip,güleceğim diye o filme gidersiniz, tam bi fiyasko olur,her tür film için geçerli aslında bu.Karşı pencere bunu yapmıyor seyircisine,buna kesinlikle katılmıyorum.Hava da kalmış birşey de yok bence;Ferzan özpetek filmlerinde herşey mutlu sonla bitirmediği gibi illa da bir son vermez yaşananlara.Size bırakır,görmek istediğiniz,hissetmek istediğiniz gibi...Hayatta öyle değil midir zaten,herşey iyi gitmez,herkes mutlu değildir,'hayat sizi herşeyle karşılaştırabilir'.Hamam,Haremsuare,cahil periler ve karşı pencere...hepsinin yeri farklı hepsinin tadı farklı.Sanırım biraz da Ferzan özpetek’i anlamaya çalışmakta bitiyor bazı şeyler.Ve... son olarak,Ferzan özpetek’in cinsel tercihi ve filmlerinde de bunun işlenmesi için söyleyecek birşeyim zaten yok.Bunu yorumlama biçimi çok önemli,bu konuda 'Rassale' arkadaşa tamamen katılıyorum.İnsanların kafa yapısının ya da bakış açısının bu konularda dar alanda kalması çok üzücü.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.