Tabanca
Ortalama puan
3,7
508 Puanlama

89 Kullanıcı yorumları

5
19 Eleştiri
4
29 Eleştiri
3
16 Eleştiri
2
19 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
muss66
muss66

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
22 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Filmin yorum yazacak kadar beni etkilemesi, sevdigim konulara dokunması olabilir.
Eger sizde Revolver'a uzun süre kayıtsız kalanlardansanız, çok şanlısısınız.
Çükü hala tüketmediğiniz iyi senaryo, müthiş yönetmenlik ve kaliteli oyunculuklar ile sağlam bir film var.
Alaşılması zor bir dilde ilerleyen hikayemizde ayrıntıları yakalayarak kendimi anlayanlar tarafına görmek yarattığım egonun bir ürünü olabilir. Tüm yanılgılarımla benim düşüncem:

spoiler:

7 yıl bir hücre hapsi yaşamak zorunda kalsaydınız bu sizi nasıl etkilerdi?
Bolca düşünebileceğiniz zamanda bir iç hesaplaşma hiçte mantıksız durmuyor.
Bu noktada bizde Jake Green in herşeyden izole 12 inch lik duvarlar arsında
kafasındaki bu hesaplaşmaya tanık oluyoruz.

Jake in de herkes gibi korkuları(kapalı kalma korkusu, asansör), hırsları(para), inançları(sam gold), pişmanlıkları(yeğeni ve ailesi) ve süperegosu (tetikçi Sorter) sağ duyuları (avi ve şişko) en büyük düşmanı egosu (Macha) var. Şimdi bu iç hesaplaşmaya bakalım.

Esaretten kurtulur kurtulmaz kendisini bu duruma düşüren para hırsı ve egosuyla bir savaşa giriyor.
-Daha onunla (Macha) işim bitmedi.

Macha kendisine tehdit olarak gördügü bu bilinci ortadan kaldırmak için sorter a başvuryor.
Yani egonun süperegoya baskısı. Ama sorter ıskalıyor.
-Şey.. Ben kötü hissettim diyor.

Sonra avi kardeşler Jake i korumaya alıyor. kan hastalığı yüzünden 3 gün içinde öleceğini anlatıyorlar. Jake in bir ara içerde intiharı düşündüğünü düşünüyorum. Daha sonra arınmak için yaşamı seçiyor ve böylelikle ikinci bir şansı yakalamış oluyor. Araba kazasından (intihardan) sağduyusuna kulak vererk kurtuluyor.

Avi kardeşlerin ilk icraatları, para hırsını yenmek üzerine. Jake in parasını sağa sola dağıtıyorlar. Zihniyle mücadelede zaman zaman para hırsına yenik de düşüyor. Bir tahsilat esnasında borçluyu öldürmesini istiyor avi. Jake silahı borcluya değil avi ye doğrultuyor ve (silaha dikkat, filmin sonundaki silah değilmi o) diş macunu sıkar gibi tetiği çekiyor.

Bir ara sorter ego ya başkaldırarak racheli korumak için vicdani bir temizlik yapıyor.

Sonra sam gold devreye giriyor, kimsenin göremediği ama gold un herkesi gördügü. Machanın dolayısıyla Jake in tanrı korkusu. -Sam gold kimseye 2. şans ve zaman vermez diyor azrail. Macha böylelikle kendi sonuna doğru yol almaya başlıyor.

Bu arada jake kendini keşfetmeye ve arınmaya doğru yol alıyor. Asansör korkusunu yeniyor. Aslında tanrının zihninin yarattığı bir olgu olduğunu keşfediyor (töbe töbe). Ve finalde bu bilinçle egosunun ölümü olacak tanrı oluyor. Jake yegenini annesiz kardeşini eşsiz bırakan pişmanlığı ile de yüzleşiyor.
-Yüzüme bak rachel

Film göreceli bir silah sesiyle (gök gürültüsü) başlayıp bir silah sesiyle sonlanıyor. Düşmanını en son bakacağı yerde kendi zihninde buluyor ve diş macununu sıkar gibi tetiği çekerek egosunu yok ediyor.
Karanlık geçmişini ve zayıflıklarını arkada bırakarak hapisten çıkıyor. Adam gibi adam oluyor yani:)
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
28 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Ritchie ve Statham ı sevsem de, bu filme ısınamamıştım...
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
21 Eylül 2010 tarihinde eklendi
Bir kerede anlaşılması güç,ikinci kez izlemeyi gerektiren filmlerden.??Lock,Stock and Two Smoking Barrels?? ya da ??Snatch?? türü bir şey bekleyenlerin hayal kırıklığına uğraması muhtemel.Guy Ritchie daha derin mevzulara dalıyor bu sefer.İzleyenleri iki ayrı uçta yer almaya iten ??Revolver?? için şunu söyleyebilirim ki ; Eğer bu film kötü bir filmse (ki bence değil),ancak ve ancak usta yönetmenlerin çekebileceği tarzda kötü bir film.
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
9 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Bir şey anlatıcam çıkış noktam şu:-En büyük düşman en son bakacağınız yerdedir,en yakınınızda..Ve konuyu çok güzel bir yere bağlıycam.Ama bunu düz bir şekilde anlatamam,hikayeyi değişik bir şekilde kurgulamam lazım farklı olduğumu göstermeliyim.Madonna yine konserde,konser olmasa klip çekimleri stüdyo kayıtları onlar olmasa spor saçmalıkları bir de kabala çıkardı başıma,Liverpool da bir türlü lig şampiyonu olamıyor.Adamı hapishaneye sokayım orda birileri ile tanışsın sonra, luc da geldi.Ondan da fikir alayım.Sabah çocuklarla dışarda kahvaltı yapacaktık ama kumarhaneler kapalıydı.Evet nerde kalmıştım'Bir de dış ses olsun sonra o sesi sustururum,Off ne anlatıyordum ya satranç falan mı oynasam internette?Böyle düşünmemiştir belki ama kafası da filmi kadar karışıkmış bence.Onun zaten iyi bir yönetmen olduğunu biliyoruz bu kadar kasmasına gerek yoktu.Sonuç itibariyle verilen mesaj güzel olsada anlatım çok karışıktı.Karışık olmasından ziyade bu gereksizdi.Film sert bir içki ayarında dikkat edin çarpabilir..
theyurdal
theyurdal

Takipçi 702 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
5 Aralık 2020 tarihinde eklendi
Fena degildi ilk baslarda iyidi sonlarda karistı biraz.
erzincansporlu
erzincansporlu

Takipçi 306 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Ben beğendim.. Farklı bir tarzı olan bir film.. Jason Statham zaten marka oldu. Oyunculuğu çok iyi değil ama, yerinde durmuyor :)
Ogulcan B.
Ogulcan B.

Takipçi 236 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
25 Ocak 2013 tarihinde eklendi
Açıkçası diğer Guy Ritchie filmlerine göre daha farklı bir yapım Revolver şöyle ki Guy Ritchie filmleri genellikle iyi yazılmış karakterler,olayların birbiriyle güzel bir şekilde bağlanması,esprili bir anlatımın olması vs. fakat bu filmde hem bence diğer filmlerine göre kurgusu sağlam değil hem olaylar pekte şaşırtıcı bir şekilde bağlanmıyor ve bence ciddi bir anlatıma sahip Revolver.Filmi baştan soluksuz falan izlemedim zaman zaman temponun arttığı sahneler iyidi fakat genel olarak baştan sona yavaş ilerleyen ve sağlam diyaloglara sahip bir film fakat diğer Guy Ritchie filmlerine göre zayıf kalmış aslında normal olarak fena değil diyebileceğim bir film fakat Guy Ritchie filmleri arasında biraz zayıf kalıyor.Nedense filmde fazla psikolojik öğeler ekleme çabası var tamam o sahnelerin filme ayrı bir hava kattığı kesin ama bir aksiyon filminde gereksiz olmuş.Zaman zaman temponun arttığı sahneler de gerçekten keyif alarak izledim zaman zaman da sıkıldığımı söyleyebilirim,filmin müzikleri de daha iyi olabilirmiş,kurgu pek iyi değil açıkçası ben hapishanedeki iki kişinin kim olduğunu az çok anlamıştım fakat yine de farklı bir aksiyon filmi diyebilirim.Son olarak ben filmi fazla başarılı bulmadım Guy Ritchie severler izlesin derim herkese hitap eden bir film olarak gözüksede herkese hitap etmiyor.

6/10
kalpsiz
kalpsiz

Takipçi 252 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Mayıs 2009 tarihinde eklendi
Beklediğim gibi değildi ama sonunda verdiği mesajı tüm filmde geçen olaylar ile bütünleştirdim. Böylece zekice kurgulanmış şaşırtıcı bir film çıktı ortaya.
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
31 Ocak 2009 tarihinde eklendi
Beklentilerimin çok gerisinde kalmış filmlerden biri oldu maalesef. Hızlı hızlı ileriye alarak izlemek zorunda kaldığım bir film oldu. Ki hiç öyle bir huyum yoktur. Filmleri sabırla izlerim ama belkide benim için uygun olmayan bir zamanda izledim ve çok sabır gösteremedim, bilmiyorum. Ama benim için vasat bir filmdi.
Deniz O.
Deniz O.

Takipçi 170 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
22 Ocak 2016 tarihinde eklendi
“En büyük düşman en son bakacağın yere saklanır.” [Julius Caesar]

Ego...

Bir çoğumuzun bol bol üzerinde konuştuğu, bildiği bir kavram...
Ama gerçekten ne olduğunu biliyor muyuz?
Nasıl ortaya çıktığının farkında mıyız?
‘Egom’ derken bile konuşanın ego olduğunu biliyor muyuz?
Sadece şişmiş ve bariz egoları değil, gizlenmiş saklanmış egoları da görebiliyor muyuz?
Peki ya aydınlanmış, ermiş, yardımsever, tüm öğretileri bilen melek kılığındaki egoyu?
İster olumlu gözüksün, ister olumsuz, ego son derece kurnazdır ve hiç bir zaman ölmez; denemeye devam eder... Kilit nokta ise onun farkına varmak ve onunla özdeşleşmekten vazgeçmektir.

“Savaş kaçınılmazdır sadece erteleyebilirsiniz ancak o da sizin değil düşmanlarınızın yararına olur.” [Niccolo Machiavelli]

Guy Richie’nin senaryosunu yazdığı ve Luc Besson’un adaptasyonda yardımcı olduğu Revolver filminin konusu ego ve egonun insanlarla özdeşleşmesinin davranışlarındaki etkisini konu alıyor. Muhteşem performansları ile Jason Statham, Ray Liotta ve Vincent Pastore dikkat çekiyor.

Ego Oluşuyor...

Ego büyüdükçe ayrı bir kişiliğimizi oluştururken, ‘ben’ demeye başlarız. Bir ben olması için diğerleri olmalıdır. Bu karşıtlığın, ayrımın ve dualitenin başlangıcıdır...

“Karşılıklı oynanan her oyunda bir rakip ve bir kurban vardır. Mesele ilki olabilmek için ne zaman kurban oluğunuzu bilmektir. Kurbanı kontrol altında tuttuğunu düşünen aslında daha az kontrole sahiptir. Ve yavaş yavaş kendi sonunu hazırlar. Rakibe düşen şey de ona yardım etmektir. Oyun karmaşık hale geldikçe rakip de karmaşık bir hale gelir, karşı taraf çok iyiyse bu kurbanı kontrol edebileceği bir ortama sokar. Ortam büyüdükçe kontrol kolaylaşır. Köpeğe kemik fırlat, zayıf noktalarını bul. İstediklerini sandıkları şeyin bir parçasını onlara ver. Böylece rakip kurbanı yanlış avın peşine takarak dikkatini başka yöne çekebilir. Numara ne kadar büyük ve eskiyse başarmak o denli kolaydır. Bu iki prensip üzerine kuruludur. Kurban o kadar eski olmadığını ve kimsenin kazanamayacağı kadar büyük olamayacağını düşünür. Sonunda rakip sorgulamaya başladığında kurbanın yatırımı sonuçta da zekası sorgulanmış olur. Bunu da kimse kabullenmez; kendileri bile...”

Zihnin Görevi

Zihnin temel görevi bizi hayatta tutmaktır. Beden ve zihin geçicidir ve bu dünyada korunmaya muhtaçtır. Bu sebeple zihin güven arar, lakin korkmaktadır. Beynimiz bir tehlike ile karşılaştığında üç seçenekten birini seçer: dövüşmek, kaçmak veya donup kalmak. Donup kalmak beynimizin bilinçli kısmının anlamadığı bir tepkidir... Ve bu tepkiler biriktikçe içimizdeki enerji de kendini öfke ve şiddet olarak göstermeye başlar...

“Neden artık beni dinlemiyor? Acı hissetmek gerekirdi ama beyin çözemediği bir bulmacaya takıldığı için donup kalmış...”

Unutmayın, savunmanız gereken bir egonuz yoksa; haklı olma, üstün olma ihtiyacınız kalmaz. Bu da şiddetin sonudur.

Onaylanma Tutkusu

Zihin büyüdükçe şunu da keşfeder... Uyumlanma hem bizim yetiştiren ve koruyan ailemizin istediği bir şeydir, hem de grup halinde takılmak hayatta kalma şansını artırmaktadır. Bu sebeple genlerimize sosyal olmak ve diğer insanlarla uyumu olmak kazınmıştır. Bunu devamlı onaylanma ve görülme arzusu takip eder...

“Kendinizle ilgili bilmediğiniz bir şey vardır, varlığını bile inkar edeceğiniz bir şey... Ta ki bir şey yapmak için geç kalana kadar. Sabahları uyanmanızın tek sebebi budur. Aşağılık patronunuzdan acı çekmenizin nedeni. Döktüğünüz kan, ter ve kan yaşının. Çünkü bütün bunlar insanların sizin aslında ne kadar iyi, çekici, cömert, komik ve akıllı olduğunuzu bilmelerini istediğiniz içindir. Benden ister korkun, ister saygı duyun ama lütfen özel olduğumu düşünün. Bağımlılığımız aynı, hepimiz onaylanmış keşleriz. Hepimiz sırtımızın sıvazlanmasını, küçük hediyeler almayı severiz. Ödülünü parlatan şu rozetli çocuğa bakın. Parılda çılgın elmas parılda! Çünkü bizler sadece maymunuz. Bunu bilseydik böyle yapmazdık. Birileri bunu bizden saklıyor. Ve ikinci bir şansımız olsa şunu sorardık: Neden?”

Devamı blogta...
Fahri07
Fahri07

Takipçi 308 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
10 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
film beklediğim gibi çıkmadı.çok kafa karıştırıcıydı.çok dikkatli izlememe rağmen pek bişey anlayamadım.söylenen sözler düşüncemi yoksa kişinin konuşmasımı anlamak zor.verdiği mesajlar mantıklı olabilir ama yinede film tam bir saçmalıktı.vasatın altında bir film.jason için 10/4
Meet-in
Meet-in

Takipçi 253 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
5 Eylül 2008 tarihinde eklendi
Çok sıkı bir film olmuş gerçekten guy ritche nin filmlerini çok beğeniyorum zaten herkesede tavsiye ederim...
delicewatt
delicewatt

Takipçi 244 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
4 Ocak 2007 tarihinde eklendi
oldukça kötü bir film. film karmaşık bir yap-boz dan öte ortalığa savrulmuş karakterlerden öteye gidememiş. bu filmde söz konusu izleyicinin anlayamaması değil, yönetmenin anlatamaması bana göre, yönetmenlik yetersizliği var. akılda birkaç özlü sözden başka bişe kalmıyor maalesef.
Spike
Spike

Takipçi 112 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
14 Ekim 2011 tarihinde eklendi
Filmden beklediğimi bulamadım. Açıkçası konu ve işleyişi daha farklı daha etkili daha tatmin edici beklerdim. Ortalamanın pek üstüne çıkamamış bir film
kolaric
kolaric

Takipçi 169 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Aralık 2005 tarihinde eklendi
guy ritchie'in o alıştığımız güzelim tarzından uzaklaşıp çeşitli mecralara doğru yelken açtığı bir film izledim sanırım. yer yer fight club, yer yer pi, yer yer usual suspects, yer yer oceans eleven, yer yer donnie darko, yer yer mulholland drive, yer yer kill bill, yer yer de snatch/lock stock kırması bir haz aldım. aslında bu hazların hepsi birleşince ortaya "20. yüzyılın son çeyreğinin yarı-popüler kült sineması" çıkıyor, ya da çıkmıyor. bilemiycem. ama şunu söyleyebilirim ki başına buyruk kendi halinde takılan bu savruk filmin bütünsel bir havası kesinlikle yok. (ki sanırım guy ritchie özellikle homojen olmasını istememiş filmin) ve anlaşılmaz olmak için özel çaba sarfedildiğini hissettiriyor insana. böyle düşününce damakta bıraktığı tad fena değil gibi, ben keyifle izledim. (özellikle renklerin kullanımı, anlatım teknikleri arasındaki kaymalar, fotoğraf gibi çekilmiş sahneler, ray liotta'nın finalde oyunculuk konuşturması vs.) ama daha iyi anlamak için oturup tekrar tekrar izleyenlere eziyetten zulümden başka bir şey değil bu film. az şeyle çok kafa karıştırmak istemiş guy ritchie, izleyiciye de bir şey vaat etmemiş zaten. yine dediğim gibi beğendim ben. benden vasat üstü bir notu rahat rahat alır.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler