Orlando Bloom :) oynadıgı filmlere bakın Lord Of The Rings.. Karayip Korsanları.. Troy.. ve cennetin krallıgı :) daha ne diyebilirim ki adam kötü filmde yer almayı sevmiyor :) 10/9
Film muhtesem herkese tavsiye ederim yalniz tarihsel acidan tam bir rezalet bu yuzden filmdeki karakterleri not alin sonra da internette arastirin.Film 10 /10
Haçlı zihniyetine İslam hoşgörüsünü aşılayan film: Cennet'in Krallığı0 comments Posted by Agent on Nis 19, 2010 in Yazılarım Haçlı zihniyetine İslam hoşgörüsünü aşılayan film: Cennet'in KrallığıEpik filmlerin başarılı yönetmeni Ridley Scott, 12. yüzyılda 3. Haçlı Seferi'nden önce, Selahaddin Eyyubi ile Kudüs Kralı IV. Baldwin arasında 1187 yılında cereyan eden Hıttin Savaşı'nı merkeze alarak çektiği The Kingdom of Heaven (Cennet'in Krallığı) isimli filmle, ?tarih-sinema-gerçeklik? temalı tartışmayı yine ateşledi. Scott, 2000&8242;de çektiği Black Hawk Down (Kara Şahin Düştü) isimli filmde Somali'deki iç savaşa müdahale eden BM? nin operasyonları çerçevesinde Somali'de sivil halkla çatışmaya giren Amerikan özel birliklerini, tarihî gerçekleri manipüle ederek kahraman gibi gösterince, İslam dünyasının tepkisini çekmiş, ağır bir dille eleştirilmişti. Scott, yine eleştiriliyor. Ama bu kez eleştiren Hıristiyan dünyası! Eleştirilerin odak noktasında ise, Scott'un ?Sultan Selahaddin'in gıyabında tüm Müslümanları medeni ve adil gösterirken, Hıristiyanları ise barbarlığa mahkum etmesi? iddiası bulunuyor.Filmin İslam ülkelerinde sempati toplaması haksız değil. Scott, dönemin Hıristiyan ve Müslümanları arasındaki anlayış ve hoşgörü farkını çarpıcı bir şekilde resmederken, filmin bir karesinde Kudüs'ü teslim alan Selahaddin'in yere düşen haçı kaldırması gibi, özellikle de, Doğu'yu ya da genel anlamda Müslümanları basit sembollerle tanıyan ve aşırı derecede yüzeysel yargılardan hareket eden ortalama Amerikan sinema izleyicisine hoş gelebilecek jestleri de filmin içerisine başarı ile serpiştirmiş. Bu bağlamda, Scott'un, 11 Eylül sonrası birbirlerine ?gözünün üzerinde kaşın var? modunda yaklaşan İslam dünyası ile Amerika'nın yönlendiriciliğindeki Batı'yı bir ortak noktada buluşturma misyonu edindiğini söylemek haksızlık olmayacaktır.?Filmdeki Müslüman karakterler mutlaka gerçeğe uygun olmalıydı, biz de buna çok özen gösterdik.? diyen Scott, ?Selahaddin savaşıyor, ama diyalog kapısını da kapatmıyor. Biz de diyaloğun savaştan daha önemli olduğunu göstermek istedik.? diyerek, filmiyle, 11 Eylül sonrasında Batı'da oluşan olumsuz Müslüman imajına farklı açıdan bakmayı denediğini de söylüyor. Bu arada Scott'un, Selahaddin'in ruh halinin daha iyi yansıtılabilmesi ve filmin gerçeklik payının artırılabilmesi için, Müslüman komutanın özellikle Suriyeli aktör Hasan Mesut tarafından canlandırılmasını istediğini not edelim.Hasan Mesut da, filmin verdiği mesajın isabetli olduğu kanaatinde. ?Sultan Selahaddin savaşmasına rağmen, diyalog kapılarını düşmanına her zaman açık tutmuştu. Filmle diyaloğun savaştan daha iyi olduğunu göstermek istedik. Bu filmle 11 Eylül saldırıları sonrasında adil olmayan bir şekilde Batı medyasında oluşan Müslüman imajının tekrar tamir edileceğine inanıyorum.? diyerek, filmin mesajının adresini de saklamıyor: ?Bugün süper güce sahip olan Amerika, fakat kendisi bir diyalog kurmak istemiyor.?Filmde Selahaddin'in komutanlarından birini canlandıran Mısırlı aktör Halid En Nebi de, filmin ?zihinlerdeki muhtemel etkisi? hususunda iyimser olanlardan. Film sayesinde Arap ve İslam dünyasının Batı'da daha iyi anlaşılabileceğini iddia eden Mısırlı aktör, ?Bazı Hıristiyanlar bu filmin Müslümanları desteklediğini, bazı Müslümanlar da filmin Hıristiyanları desteklediğini düşünebilirler, ama her iki tarafın da filmi görmesini istiyoruz, zira bunun tarafların birbirini anlaması yönünde olumlu etkisi olacağını biliyoruz.? demekte.Batılıların öfkesi büyük?Bununla birlikte Batılı akademisyenlerin Mesut gibi düşünmediğini belirtmekte fayda var. Sözgelimi, Cambridge Üniversitesi'nden Hıristiyan Kilisesi tarihçisi ve Haçlı Seferleri üzerine uzman olan Profesör Jonathan Riley Smith, Usame Bin Laden'in film çekmeye kalksa, ancak böyle bir film çekebileceğini iddia ediyor ve ?Filmde, Müslümanlar adil ve medeni, Hıristiyanlar ise zalim ve barbar olarak resmediliyor. Bu, tarihî açıdan kabul edilemez bir çarpıtma.? diyor. Smith, Batılı insanın Haçlı Seferleri'ne dönük algılamasının halen, bu seferleri, gelişmemiş ve fanatik haçlılarla medeni ve diyaloğa açık Müslümanların karşılaşması olarak tasvir eden romancı Walter Scott'un ?The Talisman (1825)? isimli eseriyle ve yine Batı'nın bugünkü halini emperyalist kahramanlar olan Haçlıların başarılarına borçlu olduğu temasını işleyen tarihçi Joseph François Michaud'un ?Histoire (1812-22)? isimli eseriyle sınırlı olduğundan şikayet ediyor. Ve ekliyor: ?Film, Batılılara ?Aslında biz de çok hatalar yapmışız.? dedirtmekle birlikte, Müslümanlardaki ?Batı'ya beslediğimiz kin boşuna değilmiş? inancını pekiştirme potansiyeline sahip.?Merkezi Kahire'de olan El Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden akademisyen Muhammed El Said de, filmin, zamanlamasına dikkat çeken isimlerden. ?Irak'taki Amerikan işgalinden dolayı kendilerini tehdit altında hisseden Müslümanlar, hiç şüphe yok ki, Sultan Selahaddin'in olumlu tasvir edilmesinden etkileneceklerdir.? diy
eğer buradaki bazı seyirciler gibi fazlaca kasmazsanız gayet de hiçbir taraflılık falan görmezsiniz.yani anlamıyorum ben mi çok körüm yoksa siz mi çok akıllısınız'izlediği her filmden tarihsel bir anlam,mesaj,gönderme,hakaret,yüceltme,ezme vs. çıkaran bir kesim var ülkemizde.oturun rahat rahat izleyin.haçlı seferleri ve kudüs ile ilgili bir film sonuçta.müslümanlara kesinlikle bir hakaret tarzı şeyin yanından bile geçilmiyor.hatta o dönemki hristiyanlara çok daha fazla eleştiri var illa ki ben böyle film izlerim diyorsanız.rahiplerin ikiyüzlülüğünü,barışın bozulmasının kendilerinin suçu olduğunu vs.vs.vs pek çok örnek sayılabilir.neyse istediğiniz gibi izleyin ve anlayın ya ne yapalım...genel olarak güzel bir tarihi film beğendim,yalnız filmde beni rahatsız eden bir olay vardı onu hala düşündükçe garipsiyorum,balianın bir seçimi var filmin tam ortalarında,izleyenler bilir,o neden öyle bir seçim yaptı diğer mis gibi bir seçenek varken orasını biraz üstün körü yapmışlar ya da en azından bana pek inandırıcı ve gerçekçi gelmedi diyeyim.yan rollerde çok kral oyuncular ziyarette bulunmuş.izlenebilir bir film kesinlikle.savaş sahneleri isteyenler hayal kırıklığına uğrayacaktır bu arada onu da söyleyelim...
Film herşeye rağmen büyük ölçüde tarafsız bir bakış açısıyla çekilmiş.Filmde orlandonun şu sözünü hatırlayalım'Hristiyanlar kudüse girdiğinde şehirdeki tüm müslümanları kılçtan geçirmiştiler'Ne diyelim bunada şükür.
hristiyanların tarafsız diye niteleyebileceğimiz 3-5 filminden biri, gerçi bizim cüneyt arkın filmlerinden sonra hristiyanları bu konuda eleştirmemiz ne derece adilce Allah bilir:):):)
10/10 puanım konuya tarafsız açıdan bakmaları her iki dine mensup insanların tutkularını hayallerini bu kadar güzel anlatabilen başka bir film yoktur tek kelimeyle mükemmel bir film
flimin müzikleri mükemel...sırf müzik için bile izlenir..yaklaşık 20 parçadan oluşan flimin müziklerini bugünlerde hep dinliyorum..flimin konusu ve oyunculukarda şahane. 10-10 benden.
görüntü,renkler,müzik,oyuncular...çok güzel bir film.özellikle avrupadaki görüntülerde mavi ve yeşil tonlar,kudüste ise sıcak renklerle mavi tonların uyumu çok iyi ama yine de müziği birinci sırada:)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.