En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Stanley-2
Takipçi
137 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
1 Kasım 2005 tarihinde eklendi
Bazen bazı filmler için ’bir an önce gelse de gitsek’ durumu oluyor bende. ama ender olarak da o ’bir an önce...’ filmleri gelince kararsızlığa düşüp acaba gitmesem mi diyip gösterimde kaldığı süre boyunca her seferinde o film yerine yan salondaki başka güzel bir filme gittiğim oluyor. genelde bu durumda sonradan filmi görünce keşke gitseydim diyerek iç çekiyorum. Cennetin Krallığı neredeyse bu genelin dışında kalan bir film. Bundaki en büyük etkenlerse Gladiator ve Orlando Bloom.Ridley S.’ın büyük bir yönetmen olduğunu söylememe gerek yok. Gladyatör’ün de çok iyi bir film olduğunu... Ve bu iki şey ister istemez acaba ’Bu sefer de olacak mı?’ sorusunu koluna takıp getiriyor karşımıza. Cevabı bana göre kesin: Olamamış! İlk neden Orlando Bloom’un ’müthiş’ oyunculuğu. Russel C. Gladyatör’e ne kattıysa kendileri o kadar götürmüş Cennetin Krallığı’ndan. Oyuncunun Yüzüklerin Efendisi’nde karakterinden kaynaklanan kendi çapındaki karizmasını önündeki 3 filmle bir adım öne götüremeyip olduğu yerde sıçramaya devam etmesine akıl sır erdiremiyorum. ’Ben aslında komik biriyimdir. Bu yüzden artık komedi filmlerinde de oynamak istiyorum.’ diyen oyuncunun o halini görmek belkide gerçekten daha iyi olur. çünkü daha bu tip karakterleri kaldıracak kadar oyuncu olamadığını düşünüyorum.Ridley S.’a gelirsek. sanki Gladyatör’ür altında kalmim de değişik bi kaç numara yapim dermişcesine acayip kurgu ve kamera hareketlerine baş vurmuş.(Filmin başıdaki çatışma sahnesinden bahsediyorum) Bunun yanında Gladyatör’deki gibi karanlık bulutlu bir atmosfer filmin geneline hakim -ki bundan çok memnunum çünkü böyle filmlerde güllük gülistanlık havalar hiç de hoş olmuyor. sonuçta ortada bir savaş var ve hiçbir savaşın iç açıcı bir yönü olamaz. Burda ilginç olan, birçok sahne geçişinde etraf güneşlikken birden bulutların karaltısının etrafı kaplaması dikkat çekici. Bunun yanında yönetmen çokça imgelemeye baş vurmuş. sürekli bir şeyler göze çarpıyor. kısa süreliğine gösterdiği resimlerle filmi derinleştirmiş Scott.Bizim taraftan bakarsak S. Eyyubi filmde Orlando B.’dan 10 kat daha karizma. Hem karakteri hem oyunculuğuyla öyle. Müzikler Gladyatör’deki gibi çok hoş. zaten kulamıza çokça aşina müzik de mevcut. görüntü ve renk-ışık çalışması da zaman zaman doruğa çıkıyor. genelde yeşillik olan sahnelerde yönetmen müthiş görselliğini konuşturuyor.Temposu ara sıra ağırlaşmasının yanında ticari kaygılar sonucu boşrole getirilen Orlando B.’da dümdüz yüzüyle can sıkıyor. ancak Eyyubi’nin olduğu son bölümde herşey üst seviyeye fırlıyor. onun büyüklüğü filme çok büyük hava katıyor, film çok etkileyici bir hale bürünüyor(mesela bir çoğumuzun en azından okullardaki tarih kitaplarından bildiğimiz bir an olan Eyyubi’nin yerdeki haçı kaldırıp yerine koyması gibi) Sonuçta daha iyi olabilirdi bu film. ancak olanla yetinmek gerek. çünkü cidden kimi yönleriyle usta işi bir yapım Cennetin Krallığı.(7)
Şöyle görsel açıdan zengin olan,sıkı bir ortaçağ-savaş filmi izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.Harika savaş sahneleri yok bu filmde.Daha çok tarihsel olgu üzerinde durulmuş,genel olarak iyi bir film
Bu film ne arkadaşların söylediği kadar kötü nede kusursuz.Hayal kırıklığı yaratmasının nedeni Ridley Scott'ın Gladiator gibi epik bir başyapıtın bizde bıraktığı etki.Gerçektende Orlanda Bloom filmi kaldıramamış.Filmin ilk bir saati biraz baydı.Selahaddin Eyubi karakteri filmin en güzel yanı.Gerçekten çok karizma idi.Ayrıca filmde Hristiyanlara yönelik öz eleştiri ve müslümanların ilk defa olumlu anlatılması diğer artılar.İzlemeye değer tarihi bilgilerle dolu kaliteli bir film..
vasatın biraz üstünde..ama kesinlikle kötü değil...bazı eksikleri var..özellikle filmin sonu çok daha etkileyici olabilirdi...Truva ya yaklaşmış...ama geçebilirdi....bu şansı iyi kullanmamışlar diye düşünüyorum...
Cennetin Krallığı filmi başarılı. Oyunculukları ve görsel şöleni ile diğer benzer filmleri aratmıyor. (Troy ve Alexander) Ama Fox şirketi de bu filmde büyük bir hata yaptı. Filmin başrol oyuncusu o kadar genç bir aktör seçildiği için basit kalıyor. Etkileyici olamıyor. (Aynen Archilles rolünde Brad Pitt ve Alexander filmindeki Colin Farrell de olduğu gibi. ) Ama yaratmış olduğu atmosfer ve Ghassan Mossaud un oyunculuğu ile bize sunduğu görkemli Haçlı Seferlerinin anlatımıyla başarılı bir izlenim kazanıyor. Savaş sahneleri çok iyi.
Tarihten bir şeyler öğrenmek istiyorsanız iyi bir tercih.Medeniyet için gözlerini sadece batıya dikenler, insanlık ve merhamet dersleri için bu filmi seyretmeli.Savaş sahnelerini çok yakın plan almış olsa da yönetmen iyi bir iş başarmış
bilmiyorum yorumum sizin için ne kadar önem taşıyor. ama yapıcam :D orlanda bloom bu tarz filmlere yakışmıyor. ve nedense bu tarz filmlerde oynatılıryor. Yüzüklerin efendisi hariç orada bir elfti elfede benziyor zaten :) film sıkıcı biraz saçma abartı yerleri var uqunuro arkadas belirtmiş zaten. ekleyeceklerim MÜSLÜMANLARIN NAMAZ KILMASIYDI BİLMEM DİKKAT ETTİNİZ Mİ HEP EZAN OKUNURKEN NAMAZ KILIYORLAR .. EZAN BİTTİKTEN SONRA NAMAZA BAŞLANIR. FİLMDE 2 SAHNEDE BÖYLE BİRŞEY OLUYOR. garip. birde NEDEN SELAHATTİN EYYUBİ VE DE SAÐ KOLU KENDİ ASKERLERİYLE İNGLİZCE KONUSYORLAR YADA KENDİ ARALARINDA BU KONUSMALARI ARAPÇA YAPIP İNGİLİZCE ALT YAZI GEÇMELERİ DAHA FİLME GERÇEKÇİLİK KATMAZMIYDI....... Liam Neeson 10 dak gözüküyor filmde. Jeremy irons da tüm filmde oynamıs ama sadece gözküyor öyle karelerde topu topu 20 cümlesi var filmde. GuY’ın ordusunun yok olusunun gösterilmemesi kötü olmuş. zaten savaş sahnelerinide hiç başarlı bulmadım.Hızlı kamera hareketleriyle geçiştirilmiş. ama klasik olamayacak bir film.7/10
çok büyük umutlarla gittimm ama biraz hayal kirikligina ugradim..savas sahnelerini yetersiz buldum..sonlarda sadece vardi.ama dini açidan gerçekten tarafsiz olmalari gururlandirdi..
filmi yeni izledim sıcak sıcak yorum yapiyim :) spoiler olmasın diye filmi anlatmamayı tercih ediyorum. haçlı devrindeki ortadoğu çok iyi tasvir edilmiş Selahaddin Eyyubi için de aynısı geçerli. son kısımlara kadar da tarihsel gerçeklerden fazla kopmadan güzel bir film yapmayı başarmışlar tebrik etmek lazım.sonuç olarak kral artur ve truva gibi fiyaskolarla karşılaştırılamayacak kadar iyi.ama yine de bazı yerlerinde kral artur 2 demedim değil.
...(26 Nisan tarihli ozel gosterim sonrasinda yazilmistir)...Ridley Scott tekrar bir tarihi yapima soyunarak 12. yy'da Kudus'te yasananlari beyazperdeye tum gorkemiyle aktarmis. Siradan bir demirci olan Balian'in babasi Godfrey'le karsilasip bir anda tum hayatinin degismesi ve Kudus'e ciktigi yolculukta sovalye olup bir anda kahramanliklariyla Hirsitiyanlarin bir bolumunun hayatini etkileyemesi, tam da Scott'in her alandaki isciligini gosterdigi bir anlatimla beyazperdeye aktarilmis. Gladiator'u andiran bir gorsellikle (bana gore filmin en etkileyici dakikalariydi) ilk yarim saatinde seyircisini hikayenin icine alan film, sonradan Kudus'te Muslumanlar ile Hiristiyanlar arasindaki gerginlige odaklanirken Hiristiyanlari dusmanca tavirlari ile resmeden bir Hoolywood yapimi olarak fazlasiyla sasirtici oldugunu soylemek lazim, hatta bu yonuyle belki de bir ornegine daha rastlayamayacagimiz turden bir yapim. Gorsellik yonune gelince...Scott beyazperdede filmlerinin gorsel yapisiyla fazlasiyla ozel bir konmda yeralan bir yonetmen. Burada da ozellikle savas sahnelerinin kusbakisi goruntusu, savas sahnelerindeki carpismalarin icinde gezen yakin plan kadrajlari yine olaganustu. Ancak su da varki zaten onceki filmlerinden, ozellikle de "Gladiator" ve "Black Hawk Down'dan buna alisigiz. Yani ortada gorsel bir solen var ama Scott'in sinemasina yabanci olmayanlar icin cok da farkli birsey yok ortada. Orlando Bloom rolunde birazcik temiz yuzlu kalmis,saniyorum ki onun da dezavantaji fazlasiyla "Lord of the Rings" uclemesi ile aklimza kazinmis olmasi...Liam Neeson ve Jeremy Irons gayet rollerine oturmuslar, Eva Green'in rolu biraz havada kaliyor bence...Yani Sybilla karakteri uzerine fazla dusulmedigi icin ortada bir sus gibi geziyor. Edward Norton ise yuzunu bir kez dahi gorememize ragmen Kudus Krali olarak vucut hareketleri ile kendini konusturuyor...Bir de muziklerin bir kisminin Kardes Turkuler'e ait olmasi fazlasiyla bizim seyircimizi mest edecektir kuskusuz...Her Scott filmi gibi ilgiyle izlenmesi gereken bir film...Kacirmayin...(7/10)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.