Seventh Seal,birbirinden farklı hikayeleri olan bir grup insanı bir yolculukta biraraya getiriyor.Bir şovalye ve yardımcısı,gezici tiyatroda oyunlar sergileyen karı koca ve bir adam,Karısını kaybetmiş bir demirci,hırsızın saldırdığı kimsesiz bir kadın..Herkes haçlı savaşları dönemindeki vebadan korkmakta.Bu arada Şovalye Ölümle satranç oynayarak ömrünü uzatıyor ve bu arada Hayata dair soruların cevaplarını arıyor.Konusu gayet güzel olan bir klasik.özellikle Ölümü oynayan aktörün performansı görülmeli.
Elbette ki yorum yaparken filmin çelildiği yılı düşünerek yorum yapmak gerekiyor.Onun için sadece konuyla ilgili konuşmak doğru olur diye düşünüyorum.Konu oldukça ilginç.Zaten filmin sonunu da en başından merak ediyorsunuz.İzlerken sıkılmayacağınız bir film.Özellikle finali oldukça etkileyiciydi.İnsanların içindeki ölüm korkusunu da çok iyi yansıtmış.Bir klasik olarak mutlaka görülmesi gereken bir film.
ıngmar bergman ın çok merak ettiğim ve buldğmda aç gibi saldırdığım süper görsele saHİp bi 7.sanat örneği tam anlamıyla sinema için çekilmiş bir film ölümü,yaşamı,insanlar arasındaki ilişkiyi,satrancı analtan güzel bir yapım...
Ingmar Bergman'in uzak ara en iyi filmi... Izleyiciyi bir hayli zorlayan bir filmdir. baslangici itibariyle Bergman'a sempatisi olmayanlar icin belki yarim birakmaya neden olabilir ama film sonuna dogru katman katman ilerleyerek tanriyi sorgulamaktadir. Bu filmi izlerken ozellikle dikkat edilmesi gereken seylerden biri de boyle bir filmin 1957 yapilmis olmasidir. Veba, tanri adina ciktigi hacli seferinde tanri disinda her seyle karsilasmis ve onun var olup olmadigini ogrenmek icin cabalayan bir sovalye, tanri'nin var olmadigina coktan karar vermis olan seyisi, sovalyenin sorusuna yanit bulmasini saglayan tiyatrocu aile ve satrancta hile yapip yapmadigina emin olamadigimiz olum. Böyle mukemmel bir senaryo, boyle mukemmel bir oyunculuk, boyle mukemmel bir yonetmenlikle kolay kolay karsilasilmiyor. karsilastiginda da oturup uc kez izlemek gerekiyor filmi...
Bergman Yedinci Mühürde kendi hayatının baskılarınından yola çıkarak çektigi filmde Orta çag İsveç'indeki kıyamet korkusu altında yaşayan yalnız bir adamın yaşama dair anlam yüklemelerini sert bi okadarda çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.Çile çekenler,veba,hareketli oyuncular,inanç sisteminin yıpranması gibi unsurların 1950 yılındaki degişiminin insani degerler üzerindeki düşündürücü yanlarını sorgular nitelikte özel bir yapım.Durgun rahatsız etmeyen ses efektleri,aralıklı,akıcı belirli bir tema etrafında gelişen diyologları ve karanlık kasvetli müzikleri ile insan yaşamı üstüne varoluşcu bir agıt niteliginde modern bir şiir.
beLki en iyisi olduğu tartışıLır ama Bergman’ın kesinLikLe en sevdiğin fiLmi.bu fiLmde sanki bir büyü var.yer yer ana temasından uzaklaşır gibi oLsa da,kendini hiçbir şekilde izLeyiciden soğutmuyor.tam yan karakterLere veriLen sürenin biraz fazLa oLduğun düşünüLeceği sırada 'öLüm' sahneye çıkıveriyor.özeLLikLe fiLmin son sahneLerine doğru geriLimim en yüksek seviyeye çıktı,merakım büyük bir cavaba ihtiyaç duydu ki filmden hiç kopamadım...fiLmde geçen neredeyse bütün repLikLer,konuşmaLar sinema tarihine geçecek cinsten.her bir cümLe üzerine saatLerce konuşulabiLir.hepsi özenle yazılmış,şiirseL bir şekiLde işLenmiş...Max Von Sydow kensi sahneLerinde karizmasıyLa ekranı oldukça doLduruyor ama bunda asıL pay Bergman’ın büyüLeyici kamerasında kanımca.görüntüLerin güzeLLiği,kamerayı nereye koyucağını biLmesi Bergman’ı en büyük yönetmenLerden biri yapan ayrıntılar oLsa gerek...bütünüyLe büyük bir şaheser,defaLarca izLenmesi gerek...
Ingmar Bergman’ı tüm düyaya tantıan iki filmden biri-diğeri de Yaban Çilekleri-Kahramanımızın Kara Ölüm ile yaptığı satranç düellosu ile hafızalara kazınan film, tüm sinemaseverlerin mutlaka görmesi gereken bir yapım.
ingmar bergman ın bu başyapıtı hakkında ilk yorum yazmak bana düştüğü için mutluyum time dergisinin 2005 yılında yaşayan en büyük yönetmen olarak ingmar bergmanı seçmesi tesadüf değildi zaten yedinci mühür, haçlı seferlerinden dönen bir şövalyenin yolu ölüm tarafından kesilen bir şovalyenin öyküsü.ölümü bir satrança davet edereğer yenerse hayata kaldığıu yerden devam edecektir.yedünci mühür ,kıyamet tehditi ardın da yaşamın anlamını çözmeye çalışan bir şövalyenin hikayasidir. filmin etkisi günümüzdeki bir çok yönetmen de görülmek tedir ilk bakışta sıkıcı gibi görükebilir ama içne girdiğiniz de bir başyapıt olduğunu anlarsınız.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.