Acikcasi filme basladigimda bukadar güzel bir film izleyecegimi düsünmemistim.bence 7.5 den çok daha fazlasini hak eden bir film.izlemeyen arkadaslar bence escinsellik war diye izlememezlik yapmayin sizin için çok büyük kayip olur...
Film çok güzeldi normalde olsa kızacağımız dışlayacağımız bir seyi değişik bir şekide ele alıyorlar.Film çoğu aşk filminden güzeldi.Filmdeki doğa manzaraları zaten bir muhteşemdi.Bu rollerin hakkını veren bu iki aktör ayakta alkışlanmalı yaptıkları hiçte kolay bir iş deği!!
Bu filmi vizyon tarihinden önce gördüm,ve kanaatımca güzel ve çok güçlü bir yapım.Öncelikle şunun altını çizerek söylemek gerek ki filmin söylemek istediği(biraz politik) birtakım şeyler var.Film,hiçbir taraf tutmaya ve duygu sömürüsüne yer vermeden ,en azından eşcinsellikten taraf olmadığı bir gerçek!, ulaşmak istediği yere doğru ilk adımını atıyor.Bunun karşısında film çok daha yüce bir duygudan,"aşk"tan,hem de katıksız aşktan,sevgiden yana taraf tutuyor.Böylesi bir durumda,bundan doğrusu da olamazdı sanırım.Trajik bir hikaye, trajik bir son Jack ve Ennis inki...Birbirinden farklı iki trajik seçim ve hangisini seçerlerse seçsinler hüsrana uğranacak bir son.Ennis için seçimi severek evlendiği ,oyunculuğuyla kalp kıran , aldatılan eş Alma mı yoksa diğer sevdiği Jack mi olacak?Ya Jack için ne demeli? Bu film için kanım kesinlikle yok sayılmaması ve görülmesi gerektiği.Her ne kadar bir takım önyargılardan ayrılıp girilmesi gereken filmlerden biri de olsa , çoğu yorumlar sinema salonuna giren önyargılı izleyicinin salondan çıkarken nasıl afalladığını kanıtlar değerde.Ve diğer bir yandan muhteşem oyunculuklar, insanı büyüleyen Peter Pau görüntüleri eşliğinde Gustavo Santaolala'nın o muhteşem ezgileri,Emmylou Harris'in büyüleyen sesi,bir Bob Dylan klasiği izleyiciyi karşılamakta..Yavaştan sona gelirken Oscar Wilde'in kitaplarından bir karakteri için söylediği sözü , yazımı bağlar nitelikte buluyorum. "Herkes kendi günahını Dorian'da mı görecek?"...Bakalım bu film bizlere neler gösterecek?Kimler bu filmde neler görecek?9/10.İyi Seyirler....
Bu film hakkında bişeyler yazmadan gecemeyeceğim.Filmi salı günü izlemiştim,bugün cumartesi hala etkisindeyim. Ağlamak istiyorum, ağlayamıyorum. İmkansızlık ve umut arasında, hasret ve avuntu arasında, mantık ve duygular arasındaki aşk filmin konusu. Toplum dışı olmayı, reddedilen azınlıkta kalan, anlaşılamayan insan olmayı çok güzel hissettiriyor. Kendinizi hiç toplum dışı hissetmediyseniz bile duygulanacağınızı tahmin ediyorum. Mutluluğu ve suçluluğu aynı anda hissetmeye mahkum iki tutkulu aşık... Film gerçekten çok etkileyiciydi. Belki hiç izlemediğimiz bir şaheser değil ama hiç tatmadığımız duygular yaşatmayı başarabiliyor. Görülmeye değer bir film olduğunu düşünüyorum. Belki herkes filmi iyi bulmayacaktır ama herkesin yeni bulacağına eminim. Filmde baskın olan aşk gibi görünsede esas mesele başka. Demokrasi, insan hakları , adalet ve fırsat eşitliğinden mahkum herkesin, tüm dışlanmışların meselesi. Çoğunluk ahlakının yokedici mahvedici baskısına karşı isyan... Hollywood için beklenenin çok üstünde. Hele oscar komitesinin taktiri için fazla iyi. Dedim ya hala filmin etkisindeyim, umarım fazla abartmadım...
vay be ne aşkmış dedirtiyor insana ya oda yeter.ilişki her ne kadar çarpık olsa bile bence bu film bir aşk filmi.gerçekten de iki erkek birbirini bu kadar sevebilirmi?dedim kendi kendime.
Bu bir aşk filmidir. Filmi izleyipte heath'in karakterinin aşk yüzünden ne kadar acı çektiğini göremiyor iseniz bu sizin körlüğünüzdür.Müzikleride mükemmeldir. Anladın mı ? Ayrıca yaşıtları adamların liseli rolleri oynarken 23-24 yaşındaki adamların bu rolleri kabul etmesi çokta büyük cesaret ister. -- bir kere kovboyları çok severim. Bence kocalarınızın olta takımlarını bir kontrol edin. Ayrıca tabii jack'i çok severim ve bu filmde çok iyi iş çıkarmış. Oscarıda hak ettiğini düşünüyorum
film insanları kafalarındaki kalıplarla karşı karşıya getiriyor ve üstünde hayli düşündürüyor ve üzerinde düşünülen her film iyi film olmasa da izlenmeye değer bi filmdir bence.. tartışmaya çok açık bir konu olan eşcinsellik cesurca anlatılmış bu da iyi özelliklerinden filmin..yalnız aradaki aşkın gerçekçiliğinden şüphe ettim ben filmin çarpıcı sonu bile birbirlerine gerçekten aşık olduklarına ikna etmedi beni.. herşeye rağmen izlenmeye değer bir film..
ennis del mar ve jack twist in yirmi yıla yayılan aşk öyküsünün anlatıldığı film annie proulx un kısa bir hikayesinden uyarlanmıştı. gösterime girdiği yıl hakkında türlü türlü yorumlar yapılan film olumlu eleştiriler aldığı kadar aptalca yorumlara da maruz kalmıştı. ama tabi bunların hiçbiri filmin bir başyapıt olduğu gerçeğini değiştirmez. ang lee iki erkek arasındaki aşkı olabildiğince saf anlatmak yerine tercihini dramatik anlatımdan yana kullanınca ortaya son derece hüzünlü bir hikaye çıkıyordu. jake gyllenhaal her zamanki gibi rolünün hakkını vermişti ama ennis del mar rolünde heath ledger(28) öyle bir oyunculuk sergiliyordu ki etkilenmemek elde değil. kuşkusuz daha nice harika performanslar verebilecek yetenekteki genç oyuncunun artık hayatta olmaması da ayrı bir üzüntü kaynağı. gustavo santaolalla nın solo gitar ağırlıklı dokunaklı müzikleri de filmin hüzünlü atmosferine katkıda bulunuyordu. görüntü çalışmasından müziklerine, oyunculuklarından yönetimine dört dörtlük olan film ang lee nin filmografisine de aşılamayacak bir çıta olarak yerleşiyordu. son olarak filmin 2006 oscarlarında büyük ödülü amerikanın günah çıkardığı, adını burda anmaya değer bile görmediğim o vasat filme kaptırdığını da belirteyim.
filmi izlemeden önce yorumlara brz göz attım..çnk arkadaşımın filmle ilgili olarak yorumu;"erkekler için brz kötü" olmuştu..bende merakımdan öncelikle yorumları okudum..ve okurken aklıma boys don't cry filmi geldi..bikaç yıl önce oscar ödülünü alan bu filmin erkeklere yönelik versiyonu die düşündüm yorumları okurken..izlerkende fazla yanılmadığımı düşünüyorum..boys don't cry izlerken de bu filmi izlerkende çok düşündüm..acaba sı çok olan bi film oldu benim için..izlemeye değer mi, bence yorumsuz..izlenmese de kaybedilecek bişe olduunu sanmıorum..olyların çok hızlı akması da cabası... asla almanın yerinde olmak istemezdim,sanırım hiçbir bayan istemez..eşini penceredeen o şekilde görmek...düşünemiyorum bile.. ancak brokeback mountain ne kdr gzl biryermiş yaa...
hafta sonu izledim. çok doğru bir bakış açısı. geyler gerçekten de bu şekilde sadece gey oldukları için acı çekmekteler. gizli gizli yaşamaktalar aşklarını. sanki suçluymuş gibi. zaten yıllarca kimliklerini ne olduklarını bulmak için uğraşıyorlar. acıklı bir filmdi, ama oscar alacağını sanmam. ben tekrar izliyicem bir çeşit bağımlılık yapıyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.