amerikan versiyonu da japon u da bence korku filmi değil olsa olsa gerilim filmi olur... bence bu kategoride de başarılı değil...japonlar küçük çocuklara takmışlar
Bazi kisiler bu filmi tüm salon gülerek izledik diye yazmis...eger bu gercekse bence o seansa giren tüm izleyicileri topluca bir psikologa götürüp tetkikten gecirmeli...yani bu filme gülen yaninda adam öldürseler ona da güler
Gerçekten 'Halka'yı sevenler bu filmi de sevecekler çünkü 'Halka'nın aynısı((kasetin yerini bu sefer lanetli bir ev almış))..! Filmin çoğu yerinde 'Halka'dan farklı bir filmde olduğunuzu unutuyorsunuz..! mesela; kızın ekrana doğru gelmesi(iyi ki ekrandan çıkmadı); sedyede adamın kıza dönüşmesi ve saçlarının uzaması..!! tabi bunlardan sonra her telefon çaldığında insan 'SEVEN DAYS' bekliyor ama onun yerine 'kapı gıcırtısı' gibi bi ses var..Ancak tüm bunlara rağmen yine de filmden çıkınca o acayip sesi taklit etmeden duramıyorsunuz..:))
Bu filme korku diyenlere inanamıyorum.Bu da korku filmimi:)Filmde karakterlerin hiçbirini yeterince tanıyamıyoruz.Onu bırak olayların çözüm aşamasında bile yeterince açıklama yapılmıyo.Kafamızda birçok soru işaretiyle kalakalıyoruz.Ayrıca filmde Sarah Michelle ın kadının bol saçlı hayaletini gördüğü an çok komikti.Haylet çok komikti hiçbir korkunç tarafı yoktu.Bu aralar yapılan örnekleri gibi bi yol izlemeye çalışmış ama hem konu olarak hem de oyuncuların yeteneksizliği ile sınıfta kalmış.
Takashi Shimizu'nun ABD versiyonu "Garez"i, daha once karsimiza cikan "Karanlik Sular", "Halka" ve "Karanlik Sirlar" gibi Japon korku orneklerinin yaninda zayif kalan bir calisma (orjinal filmi izlemedim o yuzden sadece bu film adini konusuyorum). Filmin digerlerinden zayif olmasina neden gec vizyon yuzu gormus bir yapim olmasi ve diger filmlerden korku referanslarini toplamis gibi gozukmesi (dolaptaki lanet "Karanlik Sirlar"dan, uzun sacli bir kiz/ kadin "Halka"dan, bir gorunup bir kaybolan ruhlar "Karanlik Sular"dan...). Ancak "Garez"in vasat bir film olmasina neden sadece bunlar degil, bir taraftan hikayesi diger filmlere oranla bir parca derinliksiz, ortadaki lanetin neden meydana geldigini cok basindan belli ediyor senaryo. Ayrica Japonya"da bir "Lost in Translation" vakasi gibi yeralan Sarah Michele Gellar, filme bir turlu uyum sagliyamiyor ve hicbir mimik kullanmadan son derece siritan, vasat bir performans sergiliyor. Sevgilisi rolundeki Jason Behr ise bastan beri hicbir islevi olmadan direkt olmek icin ortalikta dolasan bir genc rolunde belli ki. Acikcasi ben filmi izlerken korkmak yerine oldukca sikintili dakikalar gecirdim, ayrica artik uzun sacli japon kizlarinin saclari yuzunu kapatacak sekilde yerde emekliyerek surunmesini en azindan bir 50 sene gormek istemiyorum. Bu arada Alex rolunde yonetmen/ yapimci Sam Raimi'nin kardesi Ted Raimi'yi ve Matthew rolunde Tom Cruise'un yegeni William Mapother'i izleyebilirsiniz...(5/10)
ben fılmı once dvd de seyrettım fakat sınemada tekrar seyredecegım cok begendım gercekten urkutucu ve basarılı bır gerılım-korku yapıtı.mutlaka bu turu severler ıcın kacınılmaz.
bende filmi dün izledim korkutucu sahneleri var ama film de kopukluk var senaryo eksik kalmıiş gibi yani başlangıç anlamsız ama sahneler iyi gerilimi yakalıyorsunuz odada tek başına izledim insanı geriyor ama uyurken aklıma bile gelmedi
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.