Koku: Bir Katilin Hikayesi
Ortalama puan
4,1
2222 Puanlama

374 Kullanıcı yorumları

5
80 Eleştiri
4
163 Eleştiri
3
49 Eleştiri
2
45 Eleştiri
1
27 Eleştiri
0
10 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Rollercoaster
Rollercoaster

Takipçi 382 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Sinemaseverim diyen herkesin izlemesi gereken bir film.Bir daha bu tarz bir yapım izleyebileceğinizi zannetmiyorum.Keşke finale biraz daha özen gösterselermiş...8/10
lkocaoglu
lkocaoglu

Takipçi 21 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Dün Patrick Süskind'in çok satan kitabından uyarlanan ?Koku? Bir Katilin Hikayesi adlı filmi izledim. Best Seller olmuş kitaplara antipatim olduğumdan kitabı okumadığımı söyleyeyim. Filimin bir uyarlama olduğunu bilmeme rağmen, kitabı okumadığım için filimi kitaptan bağımsız değerlendiğerceğim. Kitabı okuyanlar sinema ile edebiyatın dillerinin farklı olduğundan birçok açık bulabilirler. Bu konuda herhangi birşey söylemeyemem. Neyse geçiyorum bunları, filime gelirsek. Öncelikle Avrupa filmlerine karşı bir sempatim var bunu belirteyim. Avrupadan da böyle yüksek bütçeli filmler çıktığını görmek güzel. Bir balıkçı tezgahının altında dünyaya gelen Grenouille'in koku almaya karşı büyük bir yeteneği vardır. Küçük yaştan itibaren doğadaki herşeyin kokusunu alma yeni kokular keşmetme isteğiyle doludur. Grenouille'in yolunun birgün büyük şehire düşmesi ve daha önce tanık olmadığı onlarca kokuyu alması onda müthiş bir heyecan uyandırır. Bu yeteneğini keşfeden parfüm ustası Giuseppe Baldini (Dustin Hoffman)?in yanında çalışmaya başlamasıyla birlikte kokuyu saklayabilmeninde yollarını aramaya başlar. Grenouille birgün kendisinin kokusunun olmadığını farkeder, sonrasında akıl almaz bir karışımla hazırlayacağı parfümü yapmak için yola düşer. Bu yolun sonu karanlıktır Grenouille'i bin nevi karın deşen jack'e dönüştürecektir bu yol. Kokusunu hazırlamak için güzel kızların bedenlerine ihtiyacı vardır Grenouille'in. Bu şekilde ilerler film. Birçok arkadaşımız filimin finalini saçma bulmuş. Başlangıç ile final arasında ufak bir kopukluktan bahsedilebilir ama kesinlikle saçma değildi. Özellikle finale doğru yüzlerce insanın kokuyu aldıktan sonra verdikleri tepkiye yönelik bir sahne var. Çok etkileyiciydi, sahne filimin müthiş müziği eşliğinde görsel bir şölendi gerçekten. Görüntü yönetmenliği açısındanda oldukça başarılıydı. Filimin birçok sahnesinde ünlü Flaman ressam Jan Van Goyen'in tablolarındaki tadı aldığımı söyleyebilirm. Ortaçağ kasabaları hafif sisli atmosferi, gri binaları, taş sokaklarıyla çok güzel resmedilmiş. Film yaklaşık 2.5 saat sürmesine rağmen gittikçe artan ve finaliyle doruğa çıkan bir çizgide ilerliyor. Ben Whishaw, Jean Bastiste Grenouille rolünde oldukça başarılıydı. Yönetmenin de hakkını vermek lazım çok güzel bir film ortaya çıkartmış. romanı okuyan ve ister istemez kıyaslama yapacak arkadaşlara bişey diyemem ama ben filimi çok beğendim. Müthiş başarılı bir filmdi. Sadece finaline yakın insanların koku ile kendilerinden geçtikleri sahne için bile izlenilebilir.
dicle-nc
dicle-nc

Takipçi 34 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
film güzel olmuş bence.katil çok iyi anlatılmış,iç dünyasını bile anlayabiliyorsunuz.ayrıca filmin bazı yerlerde sıkıcı olduğunuda düşünmüyorum.bence gayet sürükleyiciydi.bu arada Ben Whishaw'ın önünün açık olduğunu düşünüyorum.katili çok başarılı oynamış bu filmde.
tolstoyevski
tolstoyevski

Takipçi 76 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Mart 2007 tarihinde eklendi
Yoksulluğun korkunç boyutlarda olduğu 18.yy Fransa'sında balık satarak geçimini sağlayan yoksul bir kadının oğlu olarak dünyaya gelir Grenouille.Onun için yaşam ve ölüm hayata gözlerini açtığı andan itibaren iç içe geçmiştir adeta.Annesi tarafından ölümüne terk edilen ama yasama tutunmaya çalısan bir bebek.Yasama yapılan tercihin ölüme götürdüğü bir başlangıç'Sonrasında sefil yetimhane yılları ve Grenouille'nin kokulara olan duyarlılığını keşfetmesi.Bu duyarlılık Grenouille'nin kişiliğinde bir arayışa dönüşüyor.Bir gün kokusundan inanılmaz etkilendiği genç bir kızın istemeden ölümüne neden oluyor ve bu suçluluk duygusuyla kokuları muhafaza etmenin arayışına düşüyor.Ona göre kokuyu muhafaza etmek, ölüme karşı yaşamı muhafaza etmekle özdeş'Ve en iyi kokuyu keşfetme arzusu da onun için mükemmeliyetçiliğe ulaşmakta bir köprü.O bu noktada fazlasıyla seçici.En güzel kadınların peşine düşüyor.13.kadını da öldürüp onun kokusunu da karışımına eklediğinde aradığı o mükemmel kokuyu bulmuştur artık.Öyle ki idamı istendiğinde bu kokunun bir damlasıyla küçük adamlıktan megalomaniye erişiyor.Koku yüzlerce insanı esrarengiz ve tinsel bir biçimde etkisine alarak tüm toplumsal değer yargılarının paramparça olduğu ve izleyiciye görsel bir şov olarak ulaşan o ’’toplu sevişme sahnesini’’ doğuruyor.Bir anda öfkeli kalabalık kendilerinden saflaşarak kokunun sürükleyici girdabında kayboluyor.Kendinden geçmiş bu insanların içinde Grenouille kendini keşfetmenin,artık bir kokuya sahip olmanın ve yaşamı kazanmanın gururunu yaşıyor. ??Kokunun resmedilmesi??noktasında Stanley Kubrick gibi büyük bir estetik yaratıcısının dahi cesaret gösterememiş olması Patrick Süskind'in romanının yönetmenler açısından ne denli bir ??çetin ceviz??olduğunu ortaya koymakta.Görsel güç yaratımı ile,soyuta indirgenmiş duyusal bir bağlam(koku)arasındaki dengenin belli ölçülere kadar kurulduğu film göz önüne alındığında yönetmenin filmografisine önemli bir halka daha eklediği söylenebilir. Cinayetler zincirinin duru bir görsellikle resmedildiği ,dramatik malzemenin huşu uyandıran bir müzikle harmanlandığı filmde oyunculuklar da gayet başarılı'Ölüm,yaşam ve kokular arasında bir yolculuğa hazırsanız bu filmi izleyin?
dinopis-2
dinopis-2

Takipçi 157 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Ocak 2008 tarihinde eklendi
izlemekte biraz geç kaldığım için pişman oldum. oldukça etkileyici bir film.
babsy-2
babsy-2

Takipçi 47 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
18 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
film surukleyici ve guzel bir film ancak sonu beni de husrana ugratti..daha guzel bir son olabilirdi.
birakin-gitsin55
birakin-gitsin55

Takipçi 566 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
13 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
cok exantrik bir fiLmdi.. izLeyen pisman oLmaz...
VcdSamimiyeti
VcdSamimiyeti

Takipçi 283 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Şubat 2009 tarihinde eklendi
İlk yarısı çok güzel ilerliyor,ikinci yarı saçma demiyorum ama sanki filmin türü değişiyor...yinede 7 puan verilir.
mehmeterhanucarr
mehmeterhanucarr

Takipçi 286 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Ocak 2008 tarihinde eklendi
böyle bir filmin neden bu kadar az puan aldığına çok şaşırdım açıkçası, finali kötüleyenlere karşın böyle bir filme böyle bir final yakışırdı diyorum, her türlü içeriği kaldıracak boyutta süper bir yapım çünkü. müziklerde çok iyiydi. senaryoyu çok iyi yansıtmış. ne yapıp edip mutlaka izleyin arkadaşlar. hiç düşünmeden 10/10
merve357
merve357

Takipçi 165 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Mart 2007 tarihinde eklendi
kesinlikle bir başyapıt
beyazperdeye yansıtılması en zor olan duyu organıyla ilgili bie film ancak bu kadar güzel yansıtlabilirdi kubrickin bile bu film çekilemez demesi bunun ne kadar zor bir iş olduğüunun göstergesi
o dönemi müthiş yansıtan balık kokularını burnumuza sokan müthiş bir görsel şölen
zaten tüm dünyada bestseller olmuş milyonlar satmış bir klasiğin uyarlaması olduğu için konusu mükemmel
başrol için seçilen çocuk tanınmamasına rağmen mükemmel bir oyuncu

ben de şöyle diyorum
"bu film eleştirileMEZ"
ynarcin
ynarcin

Takipçi 153 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Mart 2007 tarihinde eklendi
güzel bir film.özellikle karakterimizin finaldeki tatminsizliği ve kurduğu hayallerdeki değişimler filmi daha bir anlamlı kılıyor.son dönemin iyi filmlerinden...
Evrim E
Evrim E

Takipçi 52 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
7 Eylül 2018 tarihinde eklendi
Film, ortalama üstü hatta bir köpek burnundan bile daha kuvvetli burna sahip öksüz bir kölenin hayatını anlatıyor.
spoiler: Jean-Baptiste Grenouille bir şekilde kölelikten kurtulur ve bir parfüm ustasının yanında çalışmaya başlar, kokuyu hapsetme tutkusunu ustasının yanında gerçekleştiremez ve kokuyu hapsetmek için şuanki ustasının bile bilmediği bir tekniği öğrenmeye
uzak diyarlara yönelir.
Film ortamları ve renkleri ile bana hafif Agora'yı anımsattı, spoiler: ustasından koku ile ilgili aldığı temel koku efsanesi ve sonrasında tüm kokuları tamamlaması, bu kokuların insanlarda üst düzey hayranlık duygusu oluşturması örtüştürülebilir bir durum. Lakin Papa'nın Jean-Baptiste'ın herkesi büyülemesi sırasında ''bu bir melek'' diye bağırması, karıştırılan kokuların arasında bebek kokusu olmadıkça pek açıklanabilir değil. Jean-Baptiste'ın çarmıha gerileceği sahnede, kokunun etkisi ile herkesin soyunması ve sevişmeye başlaması, şuana kadar gördüğümen hoş cinsel, seks içerikli sahne olabilir garip bir biçimde çok estetikti. Baptiste'ın kendi kokusunun olmasığını fark ettiği sahne, herkesi etkilemesi ve sonunda kaybettiği kokudan kaynaklı bir vicdan azabı ile doğdu çöplüğe gidip kendisini cinsel bir açlıkla, yapay bir sevgi ile ölüme teslim etmesi, bu filmi ortalama bir film olmaktan kurtarıyor.

Müzikleri, çekim açıları, oyunculukları dahi ortalama hatta bazıları ortalama altı, bu filmi güzel bir film yapan 2 şey var estetik oluşu ve kurgusu.
7/10 demek istemediğim ama 8/10'luk ta olmayan bi film
xyesmaylox
xyesmaylox

Takipçi 27 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Mart 2007 tarihinde eklendi
artık aynı tur konulardan bıkan fılmkolık arkadaslarıma tavsıye ederım cunku gercekten esı olmayan bı fılm ılgnç yane!!!biraz sacma olsada(biraz deılde) izlenebılır bı fılm...ama bu fılm 7 puanın ustunu haketmıo yane bıraz abartılmş..!
pinkcadillac
pinkcadillac

Takipçi 127 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
21 Haziran 2007 tarihinde eklendi
belki çok seyirciye göre beklentileri karşılayacak derecede iyi bir film olabilir, emek verilmiş,yüksek bir bütçeyle çekilmiş, detaylara özen gösterilmiş, akıcı ve farklı. buraya kadar her şey güzel ancak filmin finali bana saçma geldi. fazlasıyla sürrealist. bu yorumumun kitabı okumamamdan kaynaklandığını düşündüm.koku’yu maalesef can yayınları’nın almancadan rezalet tercümesi yüzünden okumak mümkün değil. kitabı okuyanlar filmden daha etkileyici olduğunu söylüyorlar ama benim o çeviriden etkilenmeyeceğim daha 3. sayfadan belliydi. ancak okuduğum eleştirilere göre, kitapta jean’ın kokusunun olmaması asıl vurgulanan noktaymış. kitapta kokusu olmayan varlık yoktur düşüncesi vurgulanıyormuş ve meğer jean’ın kokusu olmadığı için hiç kimse de onu fark etmiyormuş. bu yüzden de elini kolunu sallaya sallaya o cinayetleri işliyormuş. ve aslında jean’ın verdiği savaş 'varolma' savaşıymış.bu bilgiler ışığında jean’ın varolmak, gerçek bir insan olmak adına gösterdiği çaba, bu konuda duyduğu eksiklik ve finaldeki olaylar son derece mantıklı görünüyor. ancak kitabı okumayanlar takdir edecektir ki filmden bu detaylar hiç ama hiç anlaşılmıyor. film kitaptaki anadüşünceyi iletemediği için meramını da seyirciye doğru bir biçimde aktaramıyor. filmde jean kendi kokusu olmadığını fark ediyor, daha sonra da bir sürü cinayet işleyip adeta bir koku koleksiyoncusuna dönüşüyor. ancak jean’ın bu sırada duyduğu hırs neyin hırsı? işte film tam da kitapta anlatılan bu ana düşünceye odaklanmalıydı.
Fatih C
Fatih C

Takipçi 20 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Bir arkadaşım seneler önce kitabını okumuş ve anlatmıştı. Romanın perdede yansıması olağanüstü etkileyici ve insan ruhunun derinliklerine işleyecek kadar fantastik olmuş. Gerçekten de çok farklı bir yapım ve sıradışı bir film.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler