En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
verbalkint92
Takipçi
177 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
29 Ocak 2006 tarihinde eklendi
Şahane bir film.Duygu sömürüsü yapmadan,karakterlerin üzerinde epey durarak,ölçülü biçimde çarpıcı sekansları göstermeyi başarmış yönetmen.Dünya olarak zorla getirildiğimiz noktaya önemli bir örnek olması açısından son derece önemli söylemleri olan bir film aynı zamanda.Ülkelerin,insanların bu vahşeti gözardı edip bu toplumu ölüme terketmesi ne kadar da can sıkıcı,kızdırıcı,üzücü...Bu film sözüm ona modern dediğimiz dünyanın,insanlarının yüzünü kızartmalı bence.Repliklere bakıldıgında,olaylar incelendiğinde,ülke politikaları tüm çarpıcılığıyla verildiğinde ve bunları süzgecten gecirdiğimizde dünyanın birçok ülkesinin başına benzer şeyler geldiğini görürüz.Rwanda bunun en büyük örneği ama bunlara maruz kalan tek ülke değil. Filme dönersek politik sinemanın en önemli örneklerinden birisi.Don Cheadle cok basarılı.Hotel Rwanda tüm insanlığın seyirci kaldığı veya görmek istemediği bir soykırımın,kıyımın,trajedinin belge niteliğinde hikayesi....
aslında her şeyi bu kadar açık açık anlatan bir filmin üzerine bir iki kelam etmek hiçbir anlam ifade etmiyor.ama illa söyleyeceğiz ya söyleyelim.her şeyden önce filmi oyuncuyu her şeyi bırakın.800,000 tutsinin 2-3 ay içerisinde katledilmesi ve buna bütün dünyanın seyirci kalması.hatta tutsi - huti ayrımını bile bu medeniyet dediğimz ülkelerin yapması ve katliam ordularını desteklemesi bunlar yetmiyormuş gibi kendi vatandaşlarını oradan kaçırması, BM askerlerini geri çekmesi hatta ve hatta ordan katliam haberleri gelirken hala otellerinin prestijini düşünüyor olmaları ve diğer yandan ordaki insanları birbirlerini katletmek için bırakmaları.şunun şurasında 10 yıl önce olmuş bir şeyden bahsediyoruz.gerçekten inanılmaz ve film bunu gözümüze batırıyor gerçekten.o yüzden mutlaka izlenmeli önemi ve anlamı iyi tartılmalı.insan denen mahluğun vahşiliğine tanık olunmalı..
film her yönden başarılı bir film etkileyici bir sinematografi ve kurgu etkileyici oyunculuklar ama bunun yanında filmin en güzel yanı batının avrupa ve ameraka dışında ki acılara savaşlara soykırımlara o klasik vurdumduymaz tavrı soykırımları silah satmak için bahane olarak görmelerini sudan sebeblere etnik çatışmalar çıkarıp kar amacı gütmelerini gayet yalın fakat etkileyici bir biçimde göstermiş aslında hepimiz afrikada ya da ortadoğudan yaşanan acıları televizyonlarımızdan görüp kısa yemeğimizi yiyip olanları unutmuyormuyuz sinemanın en çok sevdiğim hayranı olduğum yanı bu filmde mevcıd adını bile bilmediğimiz ülkelerin etnik grupların yaşadığı acıları sanki yaşayan bizmiş gibi hisetrribilmesi bu bakımdan sinemanın üzerine düşen bu misyonunu hotel rwanda gayet iyi başarıyor uzun lafın kısası bu filmi izleyin ve akşam yemeğinden önce izlediğimiz o çarpıcı görüntüleri yaşayın
Sözün bittiği noktadaki bir dilsizliğe hapsolmadan bu film sonrası birşeyler yazılabilir mi?’’Babam için’’,’’o da bir ana’’filmlerinin senaristi Terry George bu sefer karşımıza yönetmen olarak çıkarken,politik hassasiyetini hiç de yitirmediğini bir kez daha ortaya koyuyor.İRA odaklı filmlerinde yakaladığı sarsıcı,bir o kadar da vicdanları harekete geçiren dili bu filmine de taşırken,yalnızca ’’Kara Afrika’’nın dram yüklü bir sayfasını değil, insanlığın ve medeniyetin gark olduğu acınaklı noktayı da gözler önüne seriyor. Fazla değil;bundan sadece 13 yıl önce Rwanda’da ortaya çıkan o ürpertici tablo kimlerin eseridir'Rwanda’nın siyasi tarihine baktığımızda görürüz ki bu ülke Belçikalıların ve Fransızların koloniyal yönetimi altındadır.Kaderleri ’’Vahşi Batılılara’’terk edilmiş bu ülkenin vatandaşları sömürülmüş,üstüne üstlük ayrıştırılmıştır.Birbirinin aynısı insanlar ’’hutular’’ve ’’tutsiler’’diye ikiye ayrılmıştır.’’Medeni Batı’’nın ayrıştırma çıtası irkçı bir çıtadır.Onların koyduğu çıtaya göre güya ’’rengi açık boyu uzun olanlar’’ tutsilerdir.Yönetim önce onlara verilir.Belçikanın askerlerini çekme kararı aldığı dönemde ise yeni gözdeleri hutular olacaktır.Aynı ülkenin insanlarını birbirine düşürmek için karılan emperyalist kartlar meyvelerini verecek ve ülke bir iç savaşa sürüklenecektir.Bundan sonrası ise medeniyet yaftası altına gizlenenlerin kağıttan medeniyetlerinin nasıl bir vahset zırhına ve vurdumduymazlığına büründüğünü gözlemleyebilmekle ilgilidir. Emperyalist proje hasıl olmuştur.Rwanda yenik düşmüştür.Bu çıplak gerçekliğin gerisinde gördüğümüz ise insanlığın ortak vicdanının yenik düştüğüdür.Bizler insanlığın bir parçası olarak yenik düşmüşüzdür seyirci kalarak,göz yumarak.1994 yılında 100 gün içerisinde 1 milyona yakın insanın ölümünü kayıtsız gözlerle izleyen vurdumduymazlık,insanlık ahlakının çöküşünün somut bir göstergesi olmuştur... Rwanda da rezalet paçadan akmaktadır.Barış görüşmesi yapmak için yola koyulan Hutulu devlet adamı Habyarimana’nın uçağının düşürülmesiyle hiddetleri kabaran Hutulular Çin’den ithal ettikleri palalarla saldırırlar tutsilere.(zira kurşun alacak paraları bile yoktur).Bir iç savaşa sürüklenmekte olan ülkede BM olaylara müdahele edemediği gibi,ortaya çıkan kirin de adeta bir parçası haline gelmiştir.İddaalara göre Habyarimana’nın uçağını düşüren füzeler Bir’leş’miş Milletlerin denetimi altında bulunan bir bölgeden atılmış;uçağa ait olduğu belirtilen kara kutuda ’’hasıraltı etme’’operasyonuyla gözlerden kaçırılmaya çalışılmıştır.Sonraları BM binasında dolaba kilitlenmiş halde ele geçen ’’kara kutu’’,skandallar silsilesinin içinde küçük bir ayrıntı olarak kalacaktır... Terry George’un filmini izlerken iliklerime kadar hissettiğm o utanç duygusunu anlatabilmem mümkün değil.Oteldeki insanların tedirgin bekleyişleri,Batılıların vurdumduymazlığı ve hançerli bir ’’mukadderat’’.Afrika’nın bir türlü yenemediği makus talihi... İnsan olarak bizlere düşen filmin aslında orada bitmediğini görmek,günümüzde de farklı bölgelerde farklı insanların üzerinde çevrilen ’’kirli filmleri’’göz önüne alarak, zalimin gaddarlığına karşı mazlumun yanında saf tutmaktır. Zira ortak bir insanlık vicdanı ancak bu sayede yaratılabilir...
Hayatımda izlediğim en güzel dram filmlerinden biri. Üstelik gerçektede yaşanmış olması filmi izleyenleri bir hayli etkiliyor.Oyunculuğuylada Don Cheadle ön plana çıkıyor bu filmde.İnanın bu kadar iyi bir oyunculuk az görünür.filmi seyrettiğinizde banada hak vereceksiniz.Aslında sadece Don Cheadle değil geri kalan oyuncularda gayet iyi bir oyunculuk sergiliyorlar.bunun yanında filmin müziklerinede diyecek yok.Bence harika olmuş ve müzikler tamda filme oturmuş diyebilirim.Ama dram filmlerine alışık olmayanlara pek tavsiye etmiyorum ben bu filmi.Çünkü seyirciyi gerçekten çok üzüyor.Ama tabiiki dram filmlerinden hoşlananlar için kaçıranlar çok şey kaçırmış olacaklar.Bence kesinlikle izlenmeli(10/9.5)
beyazlar otelden ayrılıp onları adeta ölüme terkederken otel personeli halen şemsiye tutma gayretindedir. gazeteci "kendimden utanıyorum, lütfen bunu yapma." der. bence filmin en çarpıcı sahnesidir. izleyeni insanlığından utandıracak kadar etkili bir film hotel rwanda. abartmadan, duygu sömürüsü yapmadan ve gerçeğin dozajıyla oynamadan. hatta epey mütevazi. saygıda kusur edilmemesi gereken filmlerden..
hotel rwanda tartışmasız dünyanın en iyi dram filmlerinden biri ve bu filden çoğu arkadaşımın haberi olmaması beni şarşırttı mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum arkadaşlar 10/9
filmde küçük bi dialogda denildiği gibi dünyanın herhangi bir yerinde olan savaş görüntülerini,katliamları,soykırımları haberlerde izliyoruz ve üzülüyoruz fakat 3-5 dk sonra normal bir şekilde yemeğimize devam ediyoruz.işte en yakın örnek gazze.çoluk cocuk,genç,yaşlı demeden müslümanları katlettiler ve tüm dünya,bizde dahil,sadece izledi.tüm dünya ordaki insanları resmen kaderlerine terketti.belki kendi çapımızda yardımlar yaptık ama ordaki insanların can güvenliğini sağlayamadıktan sonra yeterli olur mu bu? bu film bir kez daha bunları düşünmemi sağladı.10/10
9 milyon nüfusa sahip bir ülke çok yakın geçmişte her soykırıma benzer sebeplerden dolayı 1 milyon insanını kaybediyor ve benim haberim bu film sayesinde oluyor, gayet güzel anlatılmış süresi iyi ayarlanmış hissiyatı izleyiciye geçirebilen bir yapıt.
Don Cheadle hakikaten cok iyi bir is cıkarmıs.film konuyu cok güzel islemis.harika bir filmdi.ne yazikki vizyona giremedi gireceginide sanmıyorum.biz de gişe yapmayacak film sıfına girip kayıp bir film olacak.Hutu paul adeta bir insanlık,babalık,kocalık destanı yazıyor.jean reno da filmde süpriz oyuncu.filmcok cok cok iyiydi!!!
BİRŞEY DAHA SÖYLİYİCAM BU FİLMDEKİ OLAYLAR ÇOK YAKIN BİR TARİHTE YAŞANMIŞ VE ÇOK MERAK EDİYORUM MEDYA BASIN 94 YILINDA YAŞANAN U OLAYI NEDEN YAYINLAMADI YA DA YAYINLADIDA BEN Mİ GÖRMEDİM?(EĞER YAYINLAMADILARSA BEN MEDYA VE BASININ KINIYORUM)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.