Hotel Rwanda
Ortalama puan
4,4
979 Puanlama

149 Kullanıcı yorumları

5
44 Eleştiri
4
84 Eleştiri
3
11 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
kesinlikle izlenilmesi gereken, modern tarihin en büyük soykirimlarindan biri olan olaylari anlatan, muhtesem bir film 5/5
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
arkadaslar inanilmaz inanilmaz bir filmmm turunun bence en iyisi diyebilirim yaw arkadaslar lutfen izleyin cunku film konusu oyunculuk super acaip emek harcanmis ve cok sey kaybedersiniz icime sine sine 5/5 veriyorum siddetle tavsiye ediyorum bu film icin soylenebilecek fazla bisey yokk izleyince hak vereceksiniz
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
Schindler'in Listesi 'den buyana yapılan en büyük soykırım filmi 10 üzerinden 10

Hotel Ruanda (Orijinal ismiyle: Hotel Rwanda), Ruanda Katliamini konu alan, dram türü bir filmdir. 2004 tarihli filmin yönetmeni Terry Georgedir. Kanadali, Ingiliz, Italyan ve Güney Afrikali firmalarin ortak yapimi olan filmin basrol oyuncusu Don Cheadledir. Filmin yönetmeni olan Terry George, A. Kitman Ho ile birlikte filmin yapimcilarindandir. Ruandanin baskenti Kigalideki bazi çekimler disinda filmin büyük bölümü Güney Afrikada çekilmistir.Film Ruandada 1994 yilinda Hutu ve Tutsi etnik gruplari arasinda çikan ve büyük sayida (yaklasik 800 000) Tutsinin yasamini kaybetmesiyle sona eren siddet olaylari ve katliami konu alir ve filmin senaryosu Ruanda Katliamindaki gerçek olaylara dayanmaktadir. Ana karakter Kigalideki Hôtel des Mille Collinesin müdürü olan Hutu kökenli Paul Rusesabaginadir.Bir Hutu olan Paul Rusesabagina, Hôtel des Mille Collinesin müdürüdür ve Tutsi bir kadinla evlidir. Katliam basladiginda öncelikle kendi ailesini kurtarmaya çalissa da durumun farkina varinca kendi ailesinin yani sira kurtarabildigi tüm Tutsi ve Hutu mültecileri kurtarmaya çalisir. Komsulariyla birlikte ailesini otele götürmesinden sonra birçok Tutsi ve Hutu mülteciyi de otele alir. Otel neredeyse bir mülteci kampina dönerken, daha önceleri kurdugu iliskilerini kullanarak oteldeki insanlari korumaya çalisir ve sonuç olarak 1268 mültecinin hayatini kurtarir. Film oteldeki mülteciler ile birlikte Rusesabaginanin ailesinin Tutsi isyancilarinin hakim oldugu taraftaki bir mülteci kampina kaçmasi ve buradan Tanzanyaya dogru hareket etmeleri ile son bulur.Uyari sonu.Filmdeki bu çerçeve hikâyenin yani sira, Ruanda Katliamina dair birçok bilgi sunulmaktadir. Ayrica olaya uluslar arasi tepkinin çok düsük düzeyde kalmasi, BM ve Batili güçlerin katliam karsisindaki tavirlari büyük oranda elestirilir. Üstelik filmde de geçen oteldeki insanlar kendilerini kurtarmak için geldikleri sandigi Fransiz ve diger Avrupa devletlerinden askerlerin sadece Avrupa ülkeleri vatandaslarini alip götürmesidir.Tepkiler [degistir]Temmuz 2006 itibariyle Internet Movie Database (IMDb ? Internet Film Veritabani) isimli ünlü sinema sitesinin en iyi 250 film listesinde 50. sirada yer alan birçok olumlu tepki ve elestiri almistir. Baslangiçta R olarak etiketlendirilen film daha sonra PG-13 seklinde yeniden etiketlenmistir. En iyi aktör, En iyi yardimci aktris ve En iyi özgün senaryo dallarinda Akademi Ödülüne (Oscara) aday gösterilmistir. American Film Institute (Amerikan Film Enstitüsü) filmi tüm zamanlarin en ilham veren 100 filmi içeresinde 90. siraya koymustur. Ayrica film elestirmenlerinden Richard Roeper filmi tüm zamanlarin en ilham verici filmlerinden biri oldugu belirtmis ve filmi 2004 yilinin en iyi filmi olarak adlandirmistir.

BU LANET HOTELE SAHİP OLABİLİRSİN, AMA BİR ŞEY VAR… SEN SİYAHSIN. BİR ZENCİ BİLE DEĞİLSİN. AFRİKALI’SIN… 2004 Yapımı bu film, Ruanda da 1994 yılında iki etnik grup Tutsi ve Hutu arasında çıkan çatışma esnasında Hutu’ların Fransa ve Belçika’dan destek alarak Tutsi’lere yaptıkları soykırım sonucu yaklaşık 1 milyon Tutsi’nin ölmesiyle son bulan, yürekleri dağlayan bir film. Bir Hutu olan Paul Rusesabagina, Hôtel des Mille Collines'in müdürüdür ve Tutsi bir kadınla evlidir. Katliam başladıktan sonra sadece ailesini kurtarmak için uğraşan, ama eşinin de bir Tutsi olması nedeniyle Bir çok Tutsi’nin kendisinden yardım beklediklerini gören Paul Rusesabagina, yaklaşık 1250 Tutsi ve Hotel çalışanlarıyla beraber ölüm kalım savaşı vermektedir. Kendisine sığınan bu Tutsi’leri koruyabilmek için, elindeki bütün paraları rüşvet olarak verir. Hal böyle olunca da Hutu’lar tarafından vatan haini olarak ilan edilir. Filmi izlerken başından sonuna kadar koltuğuma yapıştım kaldım. Bazı sahnelerde ağlamamak için kendimi zor tuttum. Birlikte yaşayan, iç içe geçmiş, bir birileriyle evlenmiş, komşu olmuş, iki etnik grubun nasıl olur da bu kadar insanlıktan çıktığını görmek, dehşet vericiydi. Tabii bu vahşetin tek taraflı olarak Hutu’lar tarafından yapıldığını da itiraf etmek gerekiyor. Bütün bu olanlara karşı Birleşmiş Milletin sessiz kaldığını görmek şahsen benim için çok da sürpriz değil. Çünkü yakın zamanda Sırpların Boşnaklara yaptıkları soykırım karşısında bütün batı ülkelerinin ve ABD’nin sessiz kaldığını görmüştük. Bu durum Birleşmiş Milletler var oldukça da devam edecektir. Filmi izlerken aklıma schindler's list. Filmi geldi. Birbirlerine çok benzeyen iki film. Aradaki tek fark, schindler’s list. filmindeki auschwitz bir Almandı ve Yahudileri koruyordu. Bu filmde ise, Paul Rusesabagina ilk başta kendi ailesini ondan sonra da Tutsi’leri korumaya çalışıyor. İki filmi kıyasladığımda Hotel Rwanda filmi biraz daha ağır basıyor. İki filminde başrol oyuncuları ödül almış. Ama schindler’s list. filmi imdb sıralamasında 7 oscarla 8. İken bu film ise ancak 150. Olabilmiş. Böyle bir şeyi gördüğümde daha da bir kahroldum. Şu anda ülkemizde henüz 10 yaşındaki bir çocuğun bile Yahudi soykırımından haberi varken, Ruanda da ve Bosna da yapılan soykırımdan neredeyse büyüklerimizin bile haberi yok. Başta ben olmak üzere… Filme döneceksek, filmin başrolünde oynayan Don Cheadle şimdiye kadar izlediğim en iyi oyunculuklardan birisini sergilemiş. Filmdeki bütün karakterler sanki itinayla seçilmiş. Bu film gerçek değerini almış olsaydı; en az 5 oscar alırdı. Kendini bir sinemasever olarak gören birisi olarak, bu filmi bu kadar geç izlememe ve bu katliamdan haberim olmadığı için, utandım, utandım, utandım… Bu vicdan azabımı elimden geldiğince güzel ve etkileyici bir yorum yaparak, bir nevi azaltmak istiyorum. Umarım bu yorumumla birkaç kişiye izlettirebilirim bu filmi. Filme puanım 10. Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için ve beni bilgi sahibi yaptığı için puanımı tam veriyorum… Son olarak, filmden geçen birkaç replik; -Ben bir aptalım. Bana onlardan birisi olduğumu söylediler ve ben yuttum bunu. Ben aptalım. Ve bana pisliklerini sundular. Geçmişim yok. Hatırım yok. -Böyle bir canavarlığa tanıklık edip de nasıl müdahale etmezler? -Bence insanlar bu görüntüleri gördüklerinde “Ah Tanrım, ne korkunç” diyecekler ve yemeklerini yemeye devam edecekler. -“Lütfen beni öldürmelerine izin vermeyin. Söz veriyorum bir daha Tutsi olmayacağım”
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Eylül 2015 tarihinde eklendi
bu filim AİLENİN,DAYANIŞMANIN,BİRLİK BERABERLİĞİN ve ÖZGÜRLÜĞÜN değerini anlamamız için yapılmış kesinlikle başyapıt böyle duygulandığım az filim vardı kesinlikle bu da onlar arasında herkesin izleyip şükretmesi gereken BAŞYAPIT bir film
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
15 Ekim 2007 tarihinde eklendi
Sürekli olarak izlemek istediğim ama her zaman olarak izlemeye çekindiğim bir filmdi. İnsanlığı yitirmiş olmak... Söyleyecek söz bulamıyorum. 10/10 Başyapıtlardan...
Meet-in
Meet-in

Takipçi 253 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Ocak 2009 tarihinde eklendi
10 numara bir film.Irkçılık adına işlenmiş en gerçekçi ve en etkileyici bir film.
electronica
electronica

Takipçi 228 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Batı, zamanında Rwandada insanları Hutu ve Tutsiler diye ikiye bölmüş. Sonra da aralarına nifak tohumları ekerek savaşmalarına neden olmuş. Ve Hutular Tutsileri öldürmek için ayaklandığında ortalığı yatıştırmak için gelen Birleşmiş Milletler asker gücü barışısağlayamadığı gibi, Hotel Rwandadan sadece Batılı insanların otobüslerle ayrılmalarına izin veriyorlar. Albay Oliverin Paula itirafta bulunduğu gibi Batı orada yaşayanları pislik olarak görüyor ve dünyada barışı sağlamak için görevli Birleşmiş Milletler; çatışmayı, karışıklığı önlemek için hiçbir şey yapmıyor. Tıpkı Bosna - Hersekte yapılan katliamlara seyirci kaldığı gibi ...Film bu açıdan gerçek hayatla örtüştüğünden takdirimi kazandı.Don Cheadle filmde olağan üstü bir performans sergiliyor.10 üzerinden 10 puanlık ders niteliğinde ibretlik bir film ...
t-26
t-26

Takipçi 137 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Mart 2009 tarihinde eklendi
filmde küçük bi dialogda denildiği gibi dünyanın herhangi bir yerinde olan savaş görüntülerini,katliamları,soykırımları haberlerde izliyoruz ve üzülüyoruz fakat 3-5 dk sonra normal bir şekilde yemeğimize devam ediyoruz.işte en yakın örnek gazze.çoluk cocuk,genç,yaşlı demeden müslümanları katlettiler ve tüm dünya,bizde dahil,sadece izledi.tüm dünya ordaki insanları resmen kaderlerine terketti.belki kendi çapımızda yardımlar yaptık ama ordaki insanların can güvenliğini sağlayamadıktan sonra yeterli olur mu bu? bu film bir kez daha bunları düşünmemi sağladı.10/10
Ismail S
Ismail S

Takipçi 133 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
işte film dediğin budur...dün gece izledim...gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi anlatılmış filmde...senaryo yu çok beğendim...Don Cheadle in en iyi erkek oyuncu oscarına aday olmasına şaşırmamalı...ayrıca Nick Nolte ve Jean Reno yu filmde görmek de güzeldi...filmi izlerken çok etkilendiğimi söylemeliyim...(10/10)
zgrklc
zgrklc

Takipçi 131 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Nisan 2007 tarihinde eklendi
sımdıye kadar ızledıgım hıcbır fılmde kendımı olayların ıcınde;sankı bende ordaymıısım gıbı hıssetmemıstım.ayrıca fılmın kamerasıda cok ıyı ve oyunculuk...
i-just-wanna-live
i-just-wanna-live

Takipçi 125 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Mart 2007 tarihinde eklendi
Tutsiymiş Hutuymuş insan ayrımı yapmanın ne kadar acı olduğunu o kadar etkileici bir şekilde anlatıyor ki. Birleşmiş Devletler sizi bir pislik olarak görüyor. Sen bir siyahsın. Zenci bile değil, sadece Afrikalı...Hayatta sadece kendinin değil binlerce kişinin yüreğini de taşıyan mükemmel bir insanın yaptığı yardımlar bu kadar insana dokunacak şekilde anlatılabilir. Yeriniz yok diyorlar. Her zaman yer vardır...
kaliteliseyirci
kaliteliseyirci

Takipçi 96 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Kasım 2005 tarihinde eklendi
Hayatımda izlediğim en güzel dram filmlerinden biri.
Üstelik gerçektede yaşanmış olması filmi izleyenleri bir hayli etkiliyor.Oyunculuğuylada Don Cheadle ön plana çıkıyor bu filmde.İnanın bu kadar iyi bir oyunculuk az görünür.filmi seyrettiğinizde banada hak vereceksiniz.Aslında sadece Don Cheadle değil geri kalan oyuncularda gayet iyi bir oyunculuk sergiliyorlar.bunun yanında filmin müziklerinede diyecek yok.Bence harika olmuş ve müzikler tamda filme oturmuş diyebilirim.Ama dram filmlerine alışık olmayanlara pek tavsiye etmiyorum ben bu filmi.Çünkü seyirciyi gerçekten çok üzüyor.Ama tabiiki dram filmlerinden hoşlananlar için kaçıranlar çok şey kaçırmış olacaklar.Bence kesinlikle izlenmeli(10/9.5)
gri-8
gri-8

87 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Temmuz 2005 tarihinde eklendi
Muhteşem...!

Ne diyebilirim ki, bu bir gerçek kurma bir hikaye yok ortada. Ve olayın (bence) ilginç yanı burada anlatılanlar günümüz dünyasında, şu geçirdiğimiz 10 yıl öncesinde... Adresini bile haritaya bakmadan bilemiyeceğimiz bir ülkede katledilen 1.000.000 insanın dramı. Ve bunların karşısında bizlerin kurabileceği en iyi kelime "vay be yazık"... İnsan ne kadar çaresiz bir varlık.
denz-2
denz-2

Takipçi 82 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Ocak 2007 tarihinde eklendi
mükemmel bir filmdi, kesinlikle izlenmeye değer, gerçek bir olayı anlatmasıyla etkileyiciliğini daha da arttırıyor çok güzel filmdi.
tolstoyevski
tolstoyevski

Takipçi 76 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Sözün bittiği noktadaki bir dilsizliğe hapsolmadan bu film sonrası birşeyler yazılabilir mi?’’Babam için’’,’’o da bir ana’’filmlerinin senaristi Terry George bu sefer karşımıza yönetmen olarak çıkarken,politik hassasiyetini hiç de yitirmediğini bir kez daha ortaya koyuyor.İRA odaklı filmlerinde yakaladığı sarsıcı,bir o kadar da vicdanları harekete geçiren dili bu filmine de taşırken,yalnızca ’’Kara Afrika’’nın dram yüklü bir sayfasını değil, insanlığın ve medeniyetin gark olduğu acınaklı noktayı da gözler önüne seriyor. Fazla değil;bundan sadece 13 yıl önce Rwanda’da ortaya çıkan o ürpertici tablo kimlerin eseridir'Rwanda’nın siyasi tarihine baktığımızda görürüz ki bu ülke Belçikalıların ve Fransızların koloniyal yönetimi altındadır.Kaderleri ’’Vahşi Batılılara’’terk edilmiş bu ülkenin vatandaşları sömürülmüş,üstüne üstlük ayrıştırılmıştır.Birbirinin aynısı insanlar ’’hutular’’ve ’’tutsiler’’diye ikiye ayrılmıştır.’’Medeni Batı’’nın ayrıştırma çıtası irkçı bir çıtadır.Onların koyduğu çıtaya göre güya ’’rengi açık boyu uzun olanlar’’ tutsilerdir.Yönetim önce onlara verilir.Belçikanın askerlerini çekme kararı aldığı dönemde ise yeni gözdeleri hutular olacaktır.Aynı ülkenin insanlarını birbirine düşürmek için karılan emperyalist kartlar meyvelerini verecek ve ülke bir iç savaşa sürüklenecektir.Bundan sonrası ise medeniyet yaftası altına gizlenenlerin kağıttan medeniyetlerinin nasıl bir vahset zırhına ve vurdumduymazlığına büründüğünü gözlemleyebilmekle ilgilidir. Emperyalist proje hasıl olmuştur.Rwanda yenik düşmüştür.Bu çıplak gerçekliğin gerisinde gördüğümüz ise insanlığın ortak vicdanının yenik düştüğüdür.Bizler insanlığın bir parçası olarak yenik düşmüşüzdür seyirci kalarak,göz yumarak.1994 yılında 100 gün içerisinde 1 milyona yakın insanın ölümünü kayıtsız gözlerle izleyen vurdumduymazlık,insanlık ahlakının çöküşünün somut bir göstergesi olmuştur... Rwanda da rezalet paçadan akmaktadır.Barış görüşmesi yapmak için yola koyulan Hutulu devlet adamı Habyarimana’nın uçağının düşürülmesiyle hiddetleri kabaran Hutulular Çin’den ithal ettikleri palalarla saldırırlar tutsilere.(zira kurşun alacak paraları bile yoktur).Bir iç savaşa sürüklenmekte olan ülkede BM olaylara müdahele edemediği gibi,ortaya çıkan kirin de adeta bir parçası haline gelmiştir.İddaalara göre Habyarimana’nın uçağını düşüren füzeler Bir’leş’miş Milletlerin denetimi altında bulunan bir bölgeden atılmış;uçağa ait olduğu belirtilen kara kutuda ’’hasıraltı etme’’operasyonuyla gözlerden kaçırılmaya çalışılmıştır.Sonraları BM binasında dolaba kilitlenmiş halde ele geçen ’’kara kutu’’,skandallar silsilesinin içinde küçük bir ayrıntı olarak kalacaktır... Terry George’un filmini izlerken iliklerime kadar hissettiğm o utanç duygusunu anlatabilmem mümkün değil.Oteldeki insanların tedirgin bekleyişleri,Batılıların vurdumduymazlığı ve hançerli bir ’’mukadderat’’.Afrika’nın bir türlü yenemediği makus talihi... İnsan olarak bizlere düşen filmin aslında orada bitmediğini görmek,günümüzde de farklı bölgelerde farklı insanların üzerinde çevrilen ’’kirli filmleri’’göz önüne alarak, zalimin gaddarlığına karşı mazlumun yanında saf tutmaktır. Zira ortak bir insanlık vicdanı ancak bu sayede yaratılabilir...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler