Frank Miller’ın çizgi roman estetiğini sinemaya bu kadar sadık ve etkileyici bir şekilde aktarabilmek gerçekten büyük bir başarı. Siyah-beyazın sertliği içindeki o tek tük renk kullanımı (özellikle kırmızılar ve sarılar), filmi sadece bir suç hikayesi olmaktan çıkarıp yaşayan bir tabloya dönüştürmüş. Neo-noir türünün zirve noktalarından biri ünah Şehri’nin o karanlık, çürümüş ve acımasız atmosferi beni içine çekti. Birbirinden kopuk gibi görünen ama aslında aynı bataklığın farklı köşelerini anlatan hikayeler çok sürükleyiciydi. Özellikle Marv ve Hartigan karakterlerinin hikayeleri unutulmaz. Adalet arayışının bu kadar karanlık bir tonda işlenmesi örsel bir şölen! Çizgi romandan fırlamış sahneleri, kült diyalogları ve yıldızlar geçidi kadrosuyla sinema tarihinin en özgün yapımlarından biri. İzlemeyen çok şey kaçırır, kesinlikle 10/10'luk bir atmosfer.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.