En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
19 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
peter jackson harika bir iş çıkarıyor.çok üzücü bir film.hele böyle durumların gerçek hayatta bir sürü insanın başına geldiğini ve bunun sürekli devam edeceğini bilmek daha ayrı üzüyor.tüm oyuncular çok başarılı,tabii ki özellikle ronan,ve susan sarandon da kısa ama anında dikkat çekici bir rolle şöyle bir geçip gidiyor.stanley tucciyi unutmayalım kesinlikle.duygu filmi.ve anlatmak istediklerini size de yansıtmayı çok iyi başarıyor.gözünüzü kapatmadan izletiyor kendini iki saat boyunca.'öteki dünya' nın tasviri de çarpıcı,renk kullanımları mesela.görülmeyi hak ediyor.
Film için yılın fiyaskosu demek yanlış olmaz.Gereksiz sahneler bütünlemesiyle donatılmış dolayısıyla gözünüz ne efekt görüyor ne daha başka detay.Fakat Stanley Tucci başta olmak üzere Susan Sarandon oyunculukları izlenilebilirlik unsurlarının başında sayılası olanlar ama dediğim gibi kötü film yahu.5.5/10
Film bazı yerlerde masalsı şölenin altında kalıyor.Peter jackson ın görselliğe ne kadar önem verdiğini biliyoruz ama bu bazı yerlerde filme zarar veriyor.Bunun dışında fazla beklentiyle izlenmezse keyifli ve yer yer heyecanlı bir zaman geçirebileceğiniz bir film 6/10
Son derece kaliteli ve akıcı bir film olmuş. Bütün oyuncular rollerini bana göre eksiksiz bir biçimde yerine getirmişler. Peter Jackson dan Yüzüklerin Efendisi fırtınasından sonra kaliteli bir drama çıkmış ortaya. Stanley Tucci en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında ödülü alır mı bilmem ama bence ödülü hak eden bir performans sergilemiş. Julie & Julia ile birlikte aynı dönemde iki Oscar adayı filmde oynama şansını başarıyla kullanmış ve ne kadar güçlü ve çok yönlü bir oyuncu olduğunu göstermiştir bizlere? Başroldeki küçük kız (Saoirse Ronan) ise cinayete kurban giden ve filmin ana konusunu oluşturan, kaçırılma ve öldürülme olayını bize cennetten anlatıcı olarak resmeden Susie Salmon rolünde daha şimdiden gelecek vadeden bir performans sergilemiş? Oyuncu kadrosunu yine incelediğimiz de yılların starı Susan Sarandon (En beğendiğim aktrislerin başında gelir), Mumya ile yakaladığı çıkışı devam ettiren Oscar ödüllü, son dönemlerin gözde oyuncusu Rachel Weisz ve her ne kadar çok sevdiğim bir oyuncu olmasa da oyunculuğuna güvendiğim Mark Wahlberg filme büyük bir güç katıyor. Filmin Bp deki şu anki puanını çok düşük buldum, daha ne beklenir ki bu tür filmlerden anlamış değilim doğrusu. 10/8.5 puan verdim...
Kesinlikle çok emek harcanmış, ortaya kaliteli bir film çıkmış. Güzel bir senaryo, harika bir yönetmen, başarılı oyunculuklar ama benim içinde çok çok iyi bir film katogorisinde yer alamadı..
Peter jacksondan yine etkili bir film.. görsel açıdan mükemmel ve anlatım sade olmakla birlikte çok iyimser..filmdeki temel konu bir cinayet olmasına rağmen, bu farklı anlatımdan dolayı zaman zaman masalsı bir tat veriyor film ve bu da çok hoş.. başroldeki genç oyuncu gayet başarılı.. tek olumsuz faktör ailedeki diğer karakterler, özellikle anne ve en küçük kardeş biraz geri planda bırakılmış, yüzeysel anlatılmış.. sonuç olarak bu göz ardı edilebilir çünkü genel olarak güzel ve etkili bir film cennetimden bakarken.. 9/10
Edebiyat uyarlamalarını yönetmenin ne kadar çok sevdiğini ve bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bilmeyen zaten yoktur. Jackson bu sefer de sevdiği sularda geziniyor ve son birkaç yılın sevilen kitaplarından birini uyarlamayı seçmiş. Bir edebiyat uyarlaması olmasının dışında bol görsel efekt kullanımıyla da Jackson'ın sinemasına oldukça yakın bir film karşımızdaki.Daha filmin ilk dakikalarının yanı sıra filmin adından da baş karakterinin öleceğinin sinyallerini veren ?The Lovely Bones?; 14 yaşında acımasızca öldürülen Susie'nin cennetle dünyamız arasında Araf denilen bir boyutta ölümü(nü) anlamlandırmaya çalışmasını ve ailesinin kızlarının ölümü sonrası geçirdiği süreci anlatıyor. Genç kızı vahşice katleden katilinin yakalanması da Susie gibi izleyicinin de tek beklentisi oluyor.İlk bakışta bir seri katil hikâyesi gibi de görülebilecek film; Jackson'ın da belirttiği gibi ne bir seri katil filmi ne de tamamıyla bir çocuk filmi. Bir yandan neredeyse hiçbir dini metnin bulunmadığı cennet tasvirleriyle tamamen bir fantezi öyküsü izlerken diğer yandan da oldukça soğukkanlı bir katilini yakalama çabalarıyla; küçük kızlarını kaybetmiş ailenin dramını izliyoruz. Hayal edilemeyecek güzellikte rengârenk bir dünyanın içerisinde üzüntülü ailesine ve artık geri dönemeyeceği dünyayla iletişim kurmak isteyen Susie'yi izleyerek gerçek dünyadan ve filmin acımasız katilini tam da aklımızdan çıkarmışken Jackson gerekli müdahaleleri yapıp; farklı kulvardan anlattığı iki öyküden de izleyicisinin kopmasını engelliyor. Bu müdahaleleri yerli yerinde ne reel dünyadaki hikâyesine ne de fantezi dünyasındakine zarar vermeden yapmayı başarıyor.Rolü için fiziksel de bir değişim geçiren Stanley Tucci hem sinir bozucu bir şekilde soğukkanlı hem de tedirgin katil George Harvey'yi üst düzey bir oyunculukla canlandırıyor. Tucci'nin yanı sıra deneyimli oyuncu Susan Sarandon da izlerken neden adaylık almadı ya da konuşulmadı dediğim bir performans çıkarmış yine yan rollerden birinde. İki yıl önce ?Kefaret'te unutamadığımız Saoirse Ronan bunun bir rastlantı olmadığını gösterirken film için de ne kadar doğru bir tercih olduğunu gözüktüğü her sahnede kanıtlıyor. Kızının katilini yakalamaya ant içmiş baba rolünde ise Mark Wahlberg tam bir fiyasko! Keşke Jackson film için ilk başta anlaştığı Ryan Gosling'ten vazgeçmeseymiş.?The Lovely Bones'i filmin baş karakterinin akranları da hem sinemada hem de evlerinde rahatlıkla izleyebilsin diye filmdeki cinayeti göstermeyen Jackson; yer yer gerilimi en üst seviyeye taşırken -filmin finali gibi- tamamen 14'16 yaş gurubu için çektiği sahnelerde kendisini belli ediyor. Film boyunca dedektif kesilen zaten Wahlberg'in yorumuyla tamamen inandırıcılıktan yoksun bir hale gelen baba karakterinin komşusunun kızının katili olduğunu ilginç(!) bir biçimde anlaması gibi oldukça ?çocuksu? kalan bölümler bazen göze batsa bile sıra dışı öyküsü bu açıkları kapatmayı başarıyor. Artılarıyla eksileriyle ne yazık ki Peter Jackson'ın en iyileri arasında üst sıralarda yer alamasa da ?The Lovely Bones?; zayıf geçen bir yılın en iyileri arasına kendisine bir yer açabiliyor.
cennetimden bakarkeni kesinlikle sinemada izlemelisiniz. Görselliği, yaşattığı sıkı dramı ve gerilimi, oyuncularının üstün performansları VE Peter jacksonun inanılmaz derecede akıcı olan anlatımı ile zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor ve sinemanın büyülü ihtişamını yaşıyorsunuz...
Baştan sona kadar merak ve ilgiyle izlenen güzel bir film.Görsellik,atmosferi,efektleri.senaryosu ve oyunculuğu ile ilgiye değer.Özellikle Susie rolünde Saoirse Ronan mükemmel oynamış.Kefaret ve Işık Şehri filmlerinden sonra hızla yükselen Saoirse çok yetenekli ve geleceğin yıldızları arasında görüyörum kendinisini.Duygusal içerikli aşk ve ölüm kavramlarını işleyen yapımlardan hoşlananlar kaçırmasın.
Peter Jackson filmi sadece izlenebilir kılmış,işlenişi izliyorsunuz sadece etkileyici hiç bir şey yok,ne bir sahne,ne bir replik...Kızın oyunculuğunun mükemmeliğinin yanısıra babanın oyunculuğu berbattı..konu daha önceden bir kaç filmde kullanılmıştı,ama tabi the lovely boneskitap olduğu için tartışmaya gerek yok...5/10Sinemaya gidipte vaktinizi boşa harcamayın,hele aman bir gerileyim,bir korkayım diyorsanız sakın ha paranızı ziyan etmeyin,bu film 6-10 yaş arasındaki çocukları korkutur.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.