gerçekten beklentilerin altında.bu kadar ince bir konuya spielberg birşeyler ekleyememiş kendinden.seyredilmeye değer çünkü yakın tarihin önemli konularından ve orta doğunun kaderini etkileyen bi konu.Avner ve temizleyici ve Frsnsızlar dışında karakterler havada kalmış.bir Guy Ritchie,bir Tarantino filmindeki gibi akla kazınacak karakterler tam oluşturulabilecek bi senaryoda oluşturulamamış.Ama tarihsel değerini tekrar vurgulamakta yarar var!
yaşım itibariyle münihte olanları tam olarak bilmiorum ama sanki bu filmde filistinliler asla özgür olamıcak giib msj aldım ben ve eric bana nın performansı gerçekten çok iidi bence kesin oscara aday olur die düşünüooruum.....
Spilberg'in ilk defa yansız olmaya çalıştığını gördüğümü rahatlıkla söyleyebilirim.İsrail'in kendini koruma gerekliliğini işlerken aynı zamanda Filistin denen bir yer olduğunu da vurgulamaktan geçememiş.Filistin'li teröristlerin acımasızlığına Mossad ajanlarının acımasızlığıyla karşılık verdiğini kimse inkar etmemeli sanırım.
münih bir kanlı tarihi anlatıyor. ve filmin çoğu karseinde bolca kan görmekteyiz. spilberg in er ryanı kurtarmak filmindeki ilk 20 dakikası bu filmin her alanına yayılmış. film uzun olmasına rağmen yapaylıktan bir şekilde kurtulup akıcı bir şekilde izlenebiliyor. yahudi sempatizanlığı hat safada.görülmesi gereken bir tarihsel film.vizyonlarımızdaki bir çok stupid türk filmlerinden çok daha yararlı....
"Tanrıyı anlamıyorum... İnsanları birbirlerine kırdıran niçin bu kadar din yarattı..." Simone...
İyi bir kübist ressamın "ben klasik bir eserde yapabilirim" diyebilmek için yaptığı oryantalist tablolar gibi Spielberg'de tablo gibi sahnelerin olduu ve bi empresyonist buhuya sahip filmler çekmiyor mu arada, bayılıyorum...
Gerçi "The Color Purple" ile dibe vuran ama "Schindler's List" gibi bi şaheser yaratan yönetmen zencilerin trajedyaları konusunda başarısızlıını da Amistad ile devirmişti...
Film belge niteliğinde birçok görüntü barındırıyor... Ama adamlar olayların örgüsünü bi karakterin çerçevesinden vermeyi çok ii biliyor ne diim... Ben çok beğendim...
Terörizm adına inanılmaz bi kurguyu barındırıyor ve yaşatıyor...
Batının iki taraflı kaypak oyunlarını gördükçe mideniz bulanıyor...
Filmin konusu kısaca: Almanyada yaşanan yahudi katliyamından bir jenerasyon sonrasındaki ikinci büyük yahudi cinayetlerinin, sonrasında kurulan İsrail kontragerillaları anlatan bi film...
Belge baabında bilmediim bişii sundu: Alman hükümeti yakaladıkları iki filistinli teröristi uçak kaçıran teröristlere teslim etmiş...
Çünkü bu konudaki ilk operasyonları büyük bir fiyasko...
Filmdeki dialoglara gelince:
"döktüümüz kanlar bize geri dönecektir" denmesi
"Barışı boşver biz güçlü olduumuzu gödtermek için bunu yapıyoruz" kelamı...
Filistinli aydınların öldürüldüünü görmek...
Olimpiyat kafilesindeki yahudilerin asker kökenli olmaları ve filistin saflarında direk çatışma bölgelerinde olduklarına dair karşı tarafın teorisi (bunu bi dergiden okudum)
Ve en önemlisi batının iki taraflı oynadıına dair çok ilginç görüntüler...
İki ülkeninde bu batı kaynaklarına akıttıkları paraların inanılmaz meblağlar olduunu öğrenmek...
Filmde israilli bi terörist ile filistinli bir teröristin karşılıklı konuşmalarındaki benzer söylevler... İki tarafında aynı olması birbirlerinin kendilerine ayna tutması...
Bilmiyorum ben filmi çok sevdim...
Sözlerimi İran Başkanı Ahmedi Necat'ın şu sözüyle bitirmek istiyorum: "Heyy avruba madem yahudileri bu kadar seviyorsunuz neden kendi kıtanızda onlara toprak vermiyorsunuz"
Gerçek Kilavuzkarga... yani klavuzkarga dt cihangir
Filme girmeden önce beklentilerinizi bir kenara bırakın. Film 1972 olimpiyatlarından olan trajediyi değil o olaydan sonraki karmaşayı anlatıyor. Birkaç adamın ailesini ve işini bırakarak teröristlerin peşine düşmesi, mossad'ın tarihe geçecek gizli operasyonun bir kısmını konu alıyor. Filmde dikkatinizi siyah beyazlık yada griye yakınlık çekicek, buda yönetmen hilesi; tarihe yakınlık olması için. Görülmesi gereken tarihi bir film. Birkaç haftadır vizyonda olan filme tekrar gitmektense Münih izlenmeye değer bir tarihsel sinema.
2006 yılının "hostel" ile beraber bende en çok merak uyandıran filmi. Gerek işlediği konu gerek yönetmen koltuğundaki isim gerekse müthiş kadrosuyla çok büyük beklentim olduğu müthiş bir başyapıt adayı...
...1972 Munih Olimpiyatlari'nda, bir grup Filistinli terorist tarafindan 11 Israilli sporcunun katledilmesi ve Mossad'in bu isin arkasindaki adamlarin pesine dusmesini anlatiyor "Munih". Spielberg yine inanilmaz bir gorsellige sahip, tamamiyle 70'lerin ruhunu yansitmayi basaran ve bugun bile cogu kimsenin hakkinda pek de fikir sahibi bir olayi su yuzune cikartiyor. Aslinda film, Spielberg'un Yahudi olmasiyla beraber olaya tarafli yaklastigini hissettiriyor ilk baslarda. Ancak Mossad'in gerekli cevabi vermek icin harekete gecerek Avner'in basini cektigi 4 kisilik bir ekip olusturmasi ve olayin ardindaki isimleri teker teker temizleme girisimleri bir yerden sonra kendilerine donuyor. Spielberg cok $ik bir sekansla olaya giris yapiyor, Filistinli teroristlerin yatakhaneyi basmalarini daha acilista bize veriyor. Ancak olayin nasil noktalandigini, havalanina goturulen Israilli sporcularin akibetini Avner'in kabuslari seklinde aralara yedirerek seyirciye sunuyor. Janusz Kamninski yine herzamanki gibi goruntu calismasiyla buyuluyor ve filmin degerini arttiriyor. Spielberg Mossad'in operasyonlarini oylesine heyecan verici ve iyi planlanmis sekanslarla seyircisine sunuyor ki, her birinde yerinde durmaniz mumkun degil. Tum oyuncu kadrosu -figuranlar da dahil- uzerine dusen gorevi eksiksiz yerine getiriyor bu arada. Spielberg filmografisinin en iyi islerinden biri kuskusuz "Munich", hem olabildigine gercekci hem de ister tarafli ister tarafsiz oldugunu dusunun son derece etkileyici....(8/10)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.