En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
pyloth
Takipçi
58 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
7 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
10/10.. Fantastik bir film olduğu için kız neydi hastamıydı, delimiydi diye sormak saçma olur.. Yapmanız gereken koltuğunuza oturmak ve bu güzel filmin akışına kapılmak.. Beğenip beğenmemek sizin tercihiniz ama bana göre film harikaydı..
ayrıca kızın gerçeklerden kurtulmak için hayal gücünü kullanışı,sonunda prenses olup içinde bulunduğu hayattan kurtulmak isteyişi ve filmin sonunda bunun ortaya çıkışı inanılmaz bir şeydi...hayalgücü böyle bir şey demek ki...şu anda dahi boğazım düğüm düğüm...
Bir iç savaş içerisine serpiştirlmiş fantastik bir kurgu. Bence her yönüyle çok hoş bir film olmuş. İzleyin ve seir tadı hissedin 10/10. Ha arşiviler DVD formatını mutlaka arşivinize katın.
2 ayrı senaryo tek bir film bir yanda savaş ve gerçekler diğer yanda masallar ve hayaller iyi harmanlanmış film 3 dalda oscar ödülü almış bir film ve bence en iyi fantastik filmlerinin başında geliyor
Bu inanılmaz filmi kaç kere izlemişimdir hatırlamıyorum...Sinema sektörüyle amatör olarak ilgilenen biri olarak sinema tarihinde izlemediğim film sayılıdır ancak Guillermo Del Toronun bu filminin bende yeri apayrı...Sinema sanatından anlayanlara ders niteliğinde bir film.Herşeyiyle kusursuz göz kamaştırıcı bir yapım,filmi anlamayanlar olması doğal çünkü bu film sinemaya zaman geçirme meşgalesi olarak bakanlara değil,bir sanat dalı olarak bakanlara hitap ediyor...
bazıları filme 1 falan vermiş bazıları 0 vermiş.bazıları yok harry potterin eline su dökemez falan demiş ki harry potter bence gelmiş geçmiş en kötü fantastik sinema örneklerindendir herneyse zaten umarım herkesin sevdiği bi film olmaz.ne gerek var dimi ama.az olalım öz olalım.
Filmden sonra adeta hayalkırıklığına uğradım. Hala nasıl çeşitli dallarda ve festivallerde böyle bir film ödüller alabildi anlamam mümkün değil. Film fantastik mi, siyasi mi, dram mı, çocuk filmi mi belli değil. Yönetmen bir türlü karar verememiş. Del Toro filmlerini daha önceden izleyen biri olarak en son şunu belirteyim: Del Toro’nun en kötüsü en vasatın altında filmi bana göre.
Filmi izledikten sonra, açıkça belirtmek gerekirse iyi hisler oluşmadı bende. Ancak film hakkında gerek profesyonel gerekse amatör yorumlara baktığımda, düşüncelerimi gözden geçirmek -hatta filmin birçok yerini yeniden izlemek- için birkaç gün bekledim yazmak için...Öncelikle izleyici yorumlarına göz atalım: Yorumlar muhtelif; çocuk filmi diyen mi, filmi Amerikan filmi sanan mı, yere göğe sığdıramayan mı, sıkıcı bir filmdi diyen mi... Ne ararsanız var yorumlarda. Kukusuz ki herkes kendi panceresinden bakıp değerlendirmiş filmi ki gayet normal...Pan’ın Labirenti ( ki orjinal adı El Laberinto del Fauno) İspanyol filmi, Amerikan filmi değil yani. Film, fantastik ve dramatik unsurları harmanlayarak sunuyor izleyiciye ve Franko İspanyası’nda geçen bir hikaye ile küçük bir kızın hayal dünyası...Guillermo Del Toro’nun anlatmak istediğini anlattığına, yani amacına ulaştığına şüphe yok filmde. Bir deyişe göre 'savaşa karşı insancıl bir hayal gücünü savunan' bir film Pan’ın Labirenti...Filmle ilgili yazılarda (izleyici yorumları dahil) genellikle filmin ideolojik boyutunun ön plana çıkarıldığını gördüm. Elbette ki bir film ideolojisinden ötürü övgüyü hak edebilir, film çok da iyi olmasa bile (bizim Eve Dönüş gibi). Elbette Pan’ın Labirenti de kötü filmdir ama ideolojisi durumu kurtarıyor gibi bir şeyi savunuyor değilim ancak, şahsi kanaatim, filmin olağanüsüt bir film olmadığı yönünde...Bir kere kabul etmek gerekir ki, görsel efektleri itabarıyla film bir Hollywood yapımı olmadığını hemen belli ediyor. Görsel efekt açısından pek de başarılı olmadığı, birçok efektin yetersiz geldiği, sekansın gücünü vermekten uzak olduğu açık seçik ortada. Hollywood yapımlarını yüceltiyor değilim kesinlikle ancak, bu konudaki deneyimi ve becerisi de ortada söz konusu yapımların...Anlatılan hikayedeki ana fikre saygı duymakla beraber seyrinin keyifli olduğuna katılmak benim açımdan zor. Genel eğilime uyup 'süperdi, çok beğendim' gibilerinden methiyeler yazsam yalan olurdu kendi adıma. Bazı izleyicilerin dile getirdiği gibi bence de akıcılığı yoktu filmin. Üstelik filmin hareketlendiği sahnelerde de görsel efektlerin yetersiz oluşu hepten dağıttı ilgimi. Ayrıca Ivana Baquero’nun canlandırdığı Ofelia karakterinde bir çocuğun sevimliliğini bulamadığım gibi pek de yetenekli gelmedi bana; hatta antipatik bile denebilir...Benim açımdan çok makbul bir film olmasa da aksi görüşte olan birçok izleyici var. Elbette ki saygı duymak lazım ama şurası da bir gerçek ki, Pan’ın Labirenti’nin bir yazıda (üstelik de profesyonel bir yorum sözünü ettiğim) Yüzüklerin Efendisi ile kıyaslandığını gördüm ve 'abartının bu kadarı da fazla' diye düşündüm. Tabir-i amiyane ile 'Yüzüklerin Efendisi Ay’aaaaa, Pan’ın Labirenti yaya'...
Bu filmden gerçekten çok etkilendim savaşın vahşeti ve bir çocuğun masumiyeti bu kadar güzel verilebilirdi fantastik film sevmeyenlerin bile hoşuna gidecektir çok güzel ve farklı bir film gerçekten görülmeye değer10/8
fantastik filmleri çok severima ama hepsi aynı tadı bırakmaz insanda.kimisi saçma olur kimisini izler unutursun ama şunu söyleyebilirimki bu film son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi.filmin şu yönüde hoşuma gitti ve farklı geldi; gerçek hayattan kopmadan fantastiklik devam ediyor bu bana çok hoş geldi.
evet anlatılmak istenen konu tamam problem yok ama bence çok sıkıcı bir filmdi ve olan şeyler çok sıradan yani izlerken bende uyandırdığı kelime şu oldu pis bir filmdi sinir oldum heleki o meyve tabağındaki üzümü yemeye çalışması nerdeyse kapatacaktım .
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.