Fantastik filmlerden çok hoşlandığım söylenemez ama Pan'ın labirentini beğendim,küçük bir kızın hayal gücü'nün aslında ne kadar büyük olabileceğini,ispanya iç savaşı'nın faşistliği çerçevesinde ele alıyor film.Ben gerçekten beğendim,bir kere değişik bir film olmuş herşeyden öte...
akıcılığıyla ve hayal dünyasıyla hoş tınılarla akılda kalacak bir filmdir. görsel olarak iç gıcıklatıcı öğreleri hemen hafızadan atlatılabilir gibi değil. çok sert işlenmiş bir film, hayal dünyası ile yumuşatılmış demek doğru olabilir. filmin birçok kanlı sahnesinde sevdiceğimin gözlerini kapattım, ben içim kıyıla kıyıla bakarken... yine de güzel bir filmdir, hakkını vermek lazım.
Film benim için fazla cocukca basladı(tabi bu da güzel)yani eh mehlerle giderken her gecen saniyede filmin gidişatı daha ciddi ve daha akıcı bir hal almaya basladı.Hem gercek dünya hem sanal dünya(begenmeyenler için söylüyorum hiç mi baska dünya hayali kurmadınız cocuklugunuzda)cok güzel birleşti. Sonuc olarak gayet basarılı bir film olmuş cok ama cok özgün bir eser 7.5/10
ayrıca kızın gerçeklerden kurtulmak için hayal gücünü kullanışı,sonunda prenses olup içinde bulunduğu hayattan kurtulmak isteyişi ve filmin sonunda bunun ortaya çıkışı inanılmaz bir şeydi...hayalgücü böyle bir şey demek ki...şu anda dahi boğazım düğüm düğüm...
Pan'ın Labirenti (2007) Gerçekler sizi sardığında tek sığınağınız hayal gücünüzdür.. Yönetmenliğini Guillermo del Toro üstlenirken oyuncu kadrosunda Ivana Baquero, Maribel Verdu, Doug Jones, Ariadna Gil, Sergi López ve Roger Casamajor gibi isimleri izleyeceksiniz.. Film Dram-Fantastik-Savaş türlerini barındırıyor.. Konusuna gelecek olursak, İspanyanın politik anlamda karışık dönemlerinde yaşayan küçük kız Ofelia babasının insanlara uyguladığı şiddet insanlık dışı bir çok uygulamalara tanıklık etmektedir.. Küçük kız çevresinde yaşananlardan uzaklaşmak için kendisini hayal gücüne bırakır ve hayal gücü onu aklının bile alamayacağı yerlere götürecektir.. İkinci dünya savaşında geçen film küçük bir kızın yaşadığı zorlukları ve kendini çıkılmaz masalsı bir labirentte bulmasını konu alıyor.. İlk vizyona girdiği zamanla izlediğim kaliteli bir fantastik deneme son beş yıl içerisinde yapılmış türünün en iyilerinden bir tanesi diyebiliriz.. Fantastik türünün yanı sıra farklı bir savaş karşıtı filmde izleyeceksiniz.. Yani bir fantastik filmden daha fazlası var.. Yaratılan atmosfer bakımından gerçek ve hayal birbirine karışıyor yaratılan atmosferi sonuna kadar yaşayacaksınız.. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu film eleştirmenlerden de tam not almıştır.. Sahne geçişleri çok iyi bulmuştum her karesi sizi rahatsız edecek cinste.. Makyaj ve görüntü yönetmeni de yapmış olduğu iş ile filmde bir adım önde gerçekten yapılan makyajlar ve görüntü çok iyiydi.. Mitolojik tanrı Pan gelecek olursak keçi kafalı insanların karşısına aniden çıkıp onları korkutan karakter olarak tanımlanabilir ve panik sözcüğünü temsil eder.. Bir çok ödülün sahibi olan film gerçekten aldığı ödülleri hak ediyor.. Yönetmenliğini ve senaryosunu üstlenen Guillermo del Toro kariyerindeki en önemli film sıkılma gibi bir durum yok.. İmdb puanı: 8.3 almış olduğu puan ile İmdb Top 250 Listesinde film kendisine 102. sırada yer bulmaktadır.. Özellikle Fantastik türünün tutkunlarına tavsiye ederim.. 8.5
Filmden sonra adeta hayalkırıklığına uğradım. Hala nasıl çeşitli dallarda ve festivallerde böyle bir film ödüller alabildi anlamam mümkün değil. Film fantastik mi, siyasi mi, dram mı, çocuk filmi mi belli değil. Yönetmen bir türlü karar verememiş. Del Toro filmlerini daha önceden izleyen biri olarak en son şunu belirteyim: Del Toro’nun en kötüsü en vasatın altında filmi bana göre.
Bir iç savaş içerisine serpiştirlmiş fantastik bir kurgu. Bence her yönüyle çok hoş bir film olmuş. İzleyin ve seir tadı hissedin 10/10. Ha arşiviler DVD formatını mutlaka arşivinize katın.
Ofelia bizi alıp kendi dünyasına götürüyor bazen korkutuyor bazen geriyor bazende gülümsetiyor. Ama filmin sonuna kadar merak duygusu uyanık kalıyor. Sadece süresi daha kısa olsa daha güzel olacakmış. Ve sonu belkide sizi şaşırtabilir ve tatmin edebilir. Ama hayal kırıklığıda yaşatabilir sonu biraz açık kalmış karar seyirciye bırakılmış izleyin o deneyimi görüp yaşayın iyi seyirler...
Filmi izledikten sonra, açıkça belirtmek gerekirse iyi hisler oluşmadı bende. Ancak film hakkında gerek profesyonel gerekse amatör yorumlara baktığımda, düşüncelerimi gözden geçirmek -hatta filmin birçok yerini yeniden izlemek- için birkaç gün bekledim yazmak için...Öncelikle izleyici yorumlarına göz atalım: Yorumlar muhtelif; çocuk filmi diyen mi, filmi Amerikan filmi sanan mı, yere göğe sığdıramayan mı, sıkıcı bir filmdi diyen mi... Ne ararsanız var yorumlarda. Kukusuz ki herkes kendi panceresinden bakıp değerlendirmiş filmi ki gayet normal...Pan’ın Labirenti ( ki orjinal adı El Laberinto del Fauno) İspanyol filmi, Amerikan filmi değil yani. Film, fantastik ve dramatik unsurları harmanlayarak sunuyor izleyiciye ve Franko İspanyası’nda geçen bir hikaye ile küçük bir kızın hayal dünyası...Guillermo Del Toro’nun anlatmak istediğini anlattığına, yani amacına ulaştığına şüphe yok filmde. Bir deyişe göre 'savaşa karşı insancıl bir hayal gücünü savunan' bir film Pan’ın Labirenti...Filmle ilgili yazılarda (izleyici yorumları dahil) genellikle filmin ideolojik boyutunun ön plana çıkarıldığını gördüm. Elbette ki bir film ideolojisinden ötürü övgüyü hak edebilir, film çok da iyi olmasa bile (bizim Eve Dönüş gibi). Elbette Pan’ın Labirenti de kötü filmdir ama ideolojisi durumu kurtarıyor gibi bir şeyi savunuyor değilim ancak, şahsi kanaatim, filmin olağanüsüt bir film olmadığı yönünde...Bir kere kabul etmek gerekir ki, görsel efektleri itabarıyla film bir Hollywood yapımı olmadığını hemen belli ediyor. Görsel efekt açısından pek de başarılı olmadığı, birçok efektin yetersiz geldiği, sekansın gücünü vermekten uzak olduğu açık seçik ortada. Hollywood yapımlarını yüceltiyor değilim kesinlikle ancak, bu konudaki deneyimi ve becerisi de ortada söz konusu yapımların...Anlatılan hikayedeki ana fikre saygı duymakla beraber seyrinin keyifli olduğuna katılmak benim açımdan zor. Genel eğilime uyup 'süperdi, çok beğendim' gibilerinden methiyeler yazsam yalan olurdu kendi adıma. Bazı izleyicilerin dile getirdiği gibi bence de akıcılığı yoktu filmin. Üstelik filmin hareketlendiği sahnelerde de görsel efektlerin yetersiz oluşu hepten dağıttı ilgimi. Ayrıca Ivana Baquero’nun canlandırdığı Ofelia karakterinde bir çocuğun sevimliliğini bulamadığım gibi pek de yetenekli gelmedi bana; hatta antipatik bile denebilir...Benim açımdan çok makbul bir film olmasa da aksi görüşte olan birçok izleyici var. Elbette ki saygı duymak lazım ama şurası da bir gerçek ki, Pan’ın Labirenti’nin bir yazıda (üstelik de profesyonel bir yorum sözünü ettiğim) Yüzüklerin Efendisi ile kıyaslandığını gördüm ve 'abartının bu kadarı da fazla' diye düşündüm. Tabir-i amiyane ile 'Yüzüklerin Efendisi Ay’aaaaa, Pan’ın Labirenti yaya'...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.