...Aslinda disaridan baktiginizda karsinizdaki filmin "bir Woddy Allen filmi" oldugunu akliniza dahi getiremezsiniz. Allen son filmi "Match Point"te Manhattan- New York'tan bir hayli uzaklasarak hikayesini Londra'da anlatmayi yegliyor. O geveze karakterlerinin yerini son derece sade, az ve oz konusan karakterler almis bu kez. Ayrica genc bir oyuncu kadrosu filmi suruklerken, yasini almis isimlerden sadece Brian Cox goze carpiyor. Tenis hocaligi yaptigi sirada tanistigi ve arkadasligini ilerlettigi varlikli bir ailenin oglu olan Tom'un kizkardesi Chloe ile evlenen Chris, Tom'un nisanlisi Nola ile tanisinca bir anda hayati altust olur. Nola'yi ilk gordugu andan itibaren aklina cikaramayan Chris'in evliligi suresince yasadigi bu yasak ask en sonunda onu icinden cikilmaz bir olay orgusunun icine ceker. Bir tarafta varlikli rahat bir hayat surdurmek, diger tarafta ise sevdigi kadinla birlikte olmak. Chris'in icine dustugu durum ve surdurdugu bu iliski filmin icinde klasik bir yapida ilerlerken, buldugu cozumle birlikte onun gecirdigi ani degisim hem seyirciyi sasirtiyor hem de filmi girisindeki tenis topu uzerine olan aciklama ile unutulmaz bir finale baglaniyor. Genc oyuncu kadrosu uzerine dusen gorevi eksiksiz yaparken, Scarlett Johannson "The Island"in ardindan bir kez daha buyuluyor. Kisacasi Allen'in son donemdeki en iyi filmlerden biri olan "Match Point", herkesin zevkine gore olmayan Woddy Allen sinemasini daha genis kitlelere sevdirecek gibi gozukuyor...(7/10)
Woody Allen'in ''Husband and Wifes'' tan bu yana çektigi en iyi film.Son 10 yilin en iyi 30 filmi içine rahatlikla alinabilir. Film çok zekice yazilmis,inanilmaz derecede yaratici bir senaryoya sahip.Izleyeni gerçekten (olumlu anlamda) etkiliyor. Filmin zayif yanlari ise yan karakterler gerçekten epey yanda kalmis,bu da filmi biraz teatral kilmis.Sanki iki kisinin oynadigi bir tiyatro oyunu izliyormussunuz gibi gelebilir zaman zaman.Galiba bu senaryo tiyatroya aktarilsa çok daha basarili olur.Beyazperde de iyi duruyor bunu da söylemek lazim yine de. Yillar sonra gelen yorum: Hala iyi bir film oldugunu düsünmekle birlikte zamaninda fazlaca abartildigini da eklemem gerek sanirim.
çoğu allen filminin sonunu bile getirmekte zorlanırım ki bu film imdadıma yetişti. sinemadan pek anlamayan birisi bile birkaç allen filmi izledikten sonra onun tarzına alışır ve daha sonra bunu hep farkeder ancak bu filmde öyle birşey yok. çok ilginç bir allen filmi ve başlı başlına iyi bir film!!
izlediğim ilk woody allen filmi match point oldu.gayet başarılı bir film bence.bir insanın para ve hırsı uğruna neler yapabileceğini anlatmış.jonathan rhys meyers ve scarlett johansson çok başarılılardı.özelliklede jonathan rhys meyers woody allen'ın bir filminde oynayarak büyük bir şans elde etti.tıpkı filmdeki şans unsuru gibi.tabi şans kısmı bayağı bir abartılmış.filmin sonu çok hayali birşeydi bence.gerçekçi olunmasını beklerdim.bu filmdeki en acınacak karakter bence nola karakteri olmuş ve de chris'in eşi rolündeki chloe..iki kadında hayatlarında birşey istiyorlar ama chloe,nola'dan daha şanslı çıkıyor.izlemenizi tavsiye ederim gerçektende harcadığınız zamana değer.10/7
daha etkileyici bir film beklerdim... ama derinlemesine düşünüldüğünde iyi bir film... adamın yakalanmaması gerçekten şans işi... baştan yakalanmamasına şaşırmıştım yani nasıl bir dedektif pilis düşündüğü şeyin ardından gitmaz araştırmaz diye... ama sonra fazla amarikan filmi izlediğimi düşündüm :D başa dönersek bence izlenebilecek ama vasatı da çok geçemeyen bir filmdi... yani film orda düzeyde başlıyo biraz heycanlanıyo sonra yine orta düzeyde bitiyo...
Uzun zamandır bir türlü fırsat bulupta izleyemedim bi filmdi sonunda bu gece izledim.Film beklediğimdende güzel çıktı 2 saat süresi ilk başta ne sıkıcı bir film bu izlenimi uyandırsada ben hiç sıkılmadam izledim.gerçekten çok güzel bi film tavsiye ederim.Scarlettin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
film bittiğinde, filme başlarken sahip olduğunuz psikolojiden çok uzaklarda olacağınız kesin.. tam bi 'ne umduk, ne bulduk' olayı anlayacağınız!! bazı oyunculukların kötülük derecesi de hat safhada; yinede filmde izlenmeye değer hiçbirşey yok değil.. özellikle filmin sonunda, şans faktörüne inananların içi kıpır kıpır olacaktır.. lakin bizler yinede 'kader' diyelim ve filmi öyle bitirelim..
bence klasik konulu filmlerden bir tanesi aldığıpuan için fazla diyorum.Ama izlenebilir olmasının nedeni de sıkıcı giden film sonradan biraz seyir zevki yaşatıyor.10/6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.