En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
1 Temmuz 2007 tarihinde eklendi
filmi gerçekten çok beğenmiştim,harika denebilir.woody allen ingiltere nin o sosyetik,klas kesimini ve kısmen daha alt seviyedekileri çok iyi göstermiş,filmin sonu da çok hoştu.izlenmesi gerekir bence
ben filmi çok beğendim.senaryo çok güzel.özellikle filmin sonu çok güzel bitiyor.bilindik sonlardan değil.oyunculuklar güzel.yani herşey güzel.gidin izleyin.filmin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini anlamıyorsunuz. 8/10 saygılar.
güzel bir film olmakla birlikte gereksiz uzun gibi geldi bana, daha kısa sürede toparlanabilirdi. zira ek süre anlatıma pek bi’şey katmıyor kanaatindeyim
Woody Allen 1989'da çektiği üst düzey filmi Suçlar ve Kabahatlar'daki profosörün hikayesini alıpmodernize edip Avrupada çektiği ilk filmde, tenis kariyeriyle sınıf atlamaya çalışmış ama başaramamış bir adamın zengin bir ailenin kızıyla evlenip bunu başarmasını, alıştığı zengin hayatla baştan çıkardığı güzeller güzeli Nolayla ilişkisi arasında kalmasını ve bir tercih yapıp sonrada gelişen olayları görüyoruzki, filmin son yarim saati hem sinir bozucu hemde inanılmaz acıklı, Allenın ustalıkla günahı, suçu ve adaleti fazlasıyla gerçekçi şekilde ele aldığı çok başarılı bir film. 10/8
...Aslinda disaridan baktiginizda karsinizdaki filmin "bir Woddy Allen filmi" oldugunu akliniza dahi getiremezsiniz. Allen son filmi "Match Point"te Manhattan- New York'tan bir hayli uzaklasarak hikayesini Londra'da anlatmayi yegliyor. O geveze karakterlerinin yerini son derece sade, az ve oz konusan karakterler almis bu kez. Ayrica genc bir oyuncu kadrosu filmi suruklerken, yasini almis isimlerden sadece Brian Cox goze carpiyor. Tenis hocaligi yaptigi sirada tanistigi ve arkadasligini ilerlettigi varlikli bir ailenin oglu olan Tom'un kizkardesi Chloe ile evlenen Chris, Tom'un nisanlisi Nola ile tanisinca bir anda hayati altust olur. Nola'yi ilk gordugu andan itibaren aklina cikaramayan Chris'in evliligi suresince yasadigi bu yasak ask en sonunda onu icinden cikilmaz bir olay orgusunun icine ceker. Bir tarafta varlikli rahat bir hayat surdurmek, diger tarafta ise sevdigi kadinla birlikte olmak. Chris'in icine dustugu durum ve surdurdugu bu iliski filmin icinde klasik bir yapida ilerlerken, buldugu cozumle birlikte onun gecirdigi ani degisim hem seyirciyi sasirtiyor hem de filmi girisindeki tenis topu uzerine olan aciklama ile unutulmaz bir finale baglaniyor. Genc oyuncu kadrosu uzerine dusen gorevi eksiksiz yaparken, Scarlett Johannson "The Island"in ardindan bir kez daha buyuluyor. Kisacasi Allen'in son donemdeki en iyi filmlerden biri olan "Match Point", herkesin zevkine gore olmayan Woddy Allen sinemasini daha genis kitlelere sevdirecek gibi gozukuyor...(7/10)
Ben de sanırım forumda bazı kişiler gibi kendimi 'yönlendirmezede' olarak adlandırabilirim. Hakikaten son iki haftadır Görsel ve Yazılı basında bu filmin ne kadar reklamı yapıldı, ne kadar propogandası yapıldı anlatamam. Hatta, deniliyorduki özellikle Woody Allen hayranları (!?) bu filmi beğenecek diye. Ben de bu tavsiye üzerine ve ne de olsa filmin sayısız ödülleri vardı diye gittim. Ama gel gör ki, film tamamen fiyasko ne başı ne sonu belli. Sadece seksapeliği ile meşhur olan, ancak gitgide oyunculuğa alışan Johansson’un başarılı oyunu haricinde, inanın bana filmde hiç bir şey yok. Üstelik hiç ama hiç Woody Allen yaptığı tipik filmlerden de değil, yani Allen hayranları (benim gibi) bu filmden hiç mi hiç hazetmezler. Filmde zengin-fakir ilşkisi bunun doğurduğu karmaşık ilişkiler anlatıyor güya ama, eğer fakirler Allen gözünde buysa biz fakirlik nedir hakikaten bilmiyoruz. Herneyse, kısaca fiyasko bir film.
filme yapılan övgüler o kadar çoktu ki bizim memlekete gelir gelmez hemen gittim.gerçekten de kaliteli bir film olmuştu yanlız filmin finalinde o kadar da abartılacak bir süpriz yoktu.oyuncuların mükemmelliği bir yana woody allen harika çekim açıları yakalamıştı.herşey güzeldi ama sonlara doğru dedektifin gördüğü rüya bana acaip saçma geldi,hem çok da gereksiz bir sahneydi koymasalardı da olurdu. ben 10 üzerinden 8 veriyorum.
Woody Allen'in ''Husband and Wifes'' tan bu yana çektigi en iyi film.Son 10 yilin en iyi 30 filmi içine rahatlikla alinabilir. Film çok zekice yazilmis,inanilmaz derecede yaratici bir senaryoya sahip.Izleyeni gerçekten (olumlu anlamda) etkiliyor. Filmin zayif yanlari ise yan karakterler gerçekten epey yanda kalmis,bu da filmi biraz teatral kilmis.Sanki iki kisinin oynadigi bir tiyatro oyunu izliyormussunuz gibi gelebilir zaman zaman.Galiba bu senaryo tiyatroya aktarilsa çok daha basarili olur.Beyazperde de iyi duruyor bunu da söylemek lazim yine de. Yillar sonra gelen yorum: Hala iyi bir film oldugunu düsünmekle birlikte zamaninda fazlaca abartildigini da eklemem gerek sanirim.
Çok güzel bir filmdi bence. Farklı birşey beklerken farklı şeyler buldum filmden. Şans unsurunun gerçekliği konusunda filmde epeyce konu geçiyor. Güzeldi..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.