Aslında germeyi başarabilmiş bir gerilim filmi ...Vincent Cessell kendinden beklenen rolü oynayıp nefret ettirmeyi fazlasıyla başarıyor.Filmde de geçen " i hate the city " Chicago suç batağı kısa sekanslarla iyi resmedilmiş. Fakat filmin senaryosu gerçekten adı gibi sürprizler yumağı içinde yoldan çıkıyor ...
çok klasik bir hikayesi var.ilerleyişi boyunca yaptığı sürprizler de klasik.ama işlenişinin güzel olması yine de seyirlik bir film haline getiriyor derailed'ı.çok güzel bir film izlemek ümidiyle oturmayın ekran karşısına.clive owen'ı da bir türlü sevemedim.
Bu filmin nesi beğenildi ben hala anlayabilmiş değilim. Birincisi şu bir gerçek, Avrupalı başarılı yönetmenler maalesef Hollywood’a transfer olunca adeta Hollywood’laştırıyorlar. Hafstrom kendi ülkesinde iki tane kült olabilecek Korku filmine imza atmış bir yönetmen, üstelikte pek dünyada korku alanında yeri fazla olmayan İsveç Sinemasından, ve her iki filmde çok başarılıydı. Hafstrom sonuçta Hollywood’a ilk filmiyle transfer oldu ancak sonuç gerçekten benim için hayal kırıklığı. İlk olarak, filmin hikayesi o kadar inandırıcı değil ki daha filmin başlarında Aniston’la Owen’ın yakınlaşması ve gelişen olaylar sonucu Otel odasında sonuçlanan senaryoya çocuklar bile inanmaz. Hadi onu bıraktık, Amerikalı bir vatandaşa Lucinda isminin kime ait olabileceğini sorduğunuza size Afro-Amerikalı birini gösterir, resmen saçmalık (filmi izleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır). Oyunculuklara gelince kötü roldeki Vincent Cassel diğer bütün oyunculara performansıyla adeta beş basıyor, tek kusur bir amerikalı tarafından seslendirilmiş olması. Clive Owen’a gelince zaten oldum olası alışamadım kendisine, ben bu kadar ifadesiz donuk bir aktör görmedim, film boyunca bir oyuncu sürekli sırıtır mı? Aniston aslında çok başarılı ancak Pitt’den ayrıldıktan sonraki sendromu sanırım halen atlatamamış çok zoraki oynuyor, Aniston şimdiye kadar gördüğüm en kötü performansı sergiledi diyebilirim. Son olarak bence Avrupalı çok başarılı yönetmenler teklif edilse dahi Hollywood filmi yapmamalı.
harika bir giriş yapan film, sıradan ve basit bir sonla bitiyor...giriş o kadar iyi ki oskarlık bir senaryoya doğru giderken birden akıl almaz bir biçimde kendini klişelere itiyor.akıl almaz bişeydir bu.ancak ilk yarısı için bile izlemeniz şiddetle tavsiye olunur.10/6
cliwe owen beni üzdü,bu filmi biraz geç izledim ama bu puanı maalesef hak etmiyor,çok sıradan ve neler olacağını hemen anlıyorsunuz,belki ben çok beklenti içine girmişde olabilirim ama bu filmin ederiz max 7 oda owen için.
bu film konu olarak "gerçeği arayış " filmine benziyor.daha doğrusu izlediğim zaman bana o filmi anımsattı.o kadar da güzel bir film değil açıkçası "raydan çıkanlar"...filmin ilk yarısı durağan geçiyor.2. yarıda konusu daha da net bir biçimde ortaya çıkıyor ve film hareketleniyor.ama bu hem bir adamın karısını aldatması,hem de aldatanın aldatılması hikayesi...bana göre sıkıcı ve durağan bir gidişatı var filmin.izlemeseniz de bir şey kaybetmezsiniz.bunun yerine "gerçeği arayış " filmini izlemenizi öneririm.o çok daha güzel bir kurguya ve gerilime ,şaşırtıcılığa sahip bir filmdi...raydan çıkanlar onunla kıyaslanamaz...
güzel bir film.filmdeki kişi eşini aldatmanın en büyük karşılığını fazlasıyla alıyor.haytı alt üst oluyor.neredeyse ailesini kaybetme noktasına geliyor.yani bu film bir nevi insanlara mesaj veriyor.izleyin yorum sizin
film çok basit kesinlikle izlemeyin ...filmin sonunu dahi cok basit çözersiniz...güzele yakın filmlere çok kötü diyenlere bakıyorumda bu kadar basit filme de çok güzel diyorlar...siz yinede seyredin 1,5 saatinize acırmısınız bilmem
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.