Kaplumbağalar da Uçar
Ortalama puan
4,2
443 Puanlama

63 Kullanıcı yorumları

5
23 Eleştiri
4
27 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
6 Eleştiri
1
3 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Ocak 2017 tarihinde eklendi
OYUNCULUKLARIN ZİRVE YAPTIĞI BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10

Amerika’nın Irak’ı işgali/yağmalaması/varolan cehennem ateşini iyice harlamasının adını “savaş” olarak dünyaya yutturmaya çalıştığı zor koşullarda, Irak-Türkiye sınırındaki mülteci kampına kamerasını çeviriyor Bahman Ghobadi. Bir yandan yöredeki kasabalarda evlere anten takarak para kazanan diğer yandan da kasaba ve çevresindeki mayınları himayesindeki çocuklarla birlikte toplayarak onlara bakan nam-ı diğer Satellite, Halepçe’den gelen Agrin, abisi ve kardeşiyle (aslında Agrin’in tecavüze uğraması sonucu doğan ve istemediği oğlu) ilgilenmeye başlar. Agrin’in hiç gülmeyen hüzünlü ve acı dolu yüzü ve abisinin geleceği görebilme yeteneği Satellite’ın işgal ile şekillenecek geleceğinin parçaları haline gelecektir.

Irak’ın işgalinden sonra çekilen ilk film olan Kaplumbağalar da Uçar, Oscar adaylığı ile birlikte sayısız ödül kazanmış bir başyapıt. Politik arkaplanının yarattığı dramı çok zor koşullar altında yaşamaya çalışan ve travmalarını küçücük bedenlerinin içinde –belki de- sessizce yaşayan çocukların gözünden anlatan Ghobadi, tarif edilemeyecek kadar zor bir işin altından başarıyla kalkıyor. Filmin Amerikan işgal ekibince desteklenmesinin filmin gücünden bir şey kaybettirmediğini ama bu desteği veren kurumların ne kadar terbiye yoksunu olduklarını da kanıtlaması, filmin turnusol kağıdı işlevini görmesini sağlıyor.

Sana kırmızı balık yakalarım. Nasıl ve nerden başlasam bilemiyorum. Böyle yaşamları yorumlamaya yetecek kadar kelime varmı heybemde emin değilim. Bizlere oldukça yakın bir coğrafya da geçen bir hikaye , ama bu sıradan bir hikaye değil. Bu hikaye çok acı ve maalesef gerçek. Para hırsının insanoğluna neler yaptırdığını anlamak isteyenler için verebileceğim tek öneri Irak’a , Suriyeye , Libya’ya , Musul’a kısacası Ortadoğuya bakmalarıdır. Hayatın en acımasız yanlarından birini görürsünüz orada , insanların gözlerine baktığınızda utanırsınız , yere bakarsınız , insanların gözlerine bakamassınız. Orada öyle bir utanırsınız ki anlatamam , insanlar gelip geçerken size bakarlar , çünkü merak ederler . Siz onlara birilerini anımsatırsınız , başlarına bir daha aynı şeylerin gelip gelmeyeceğini merak etmezler , çünkü başlarına gelen şey onların yakasından henüz ayrılmadı. Size bakarlar çünkü siz farklısınızdır, bedenleriniz tamamen yerli yerindedir ,bacaklarınız , kollarınız , gözleriniz hep yerli yerindedir. Bacakları olmayan bir çocuk gelir , sizin yaşlarınızdadır ama size öyle bir bakar ki bir daha utanırsınız , evet ayaklarınız olduğu için utanırsınız. Sonra bir sonbahar yağmuru gelir , oradaki insanların üzerindeki tozları siler ve elbiseleri çamur içerisinde kalır . Siz şemsiyeniz elinde utanırsınız , evet şemsiyenizi açmaya utanırsınız , utanmalısınızda. Çoğumuz evlerimizde sıcak yataklarımızda uyurken unutur o insanları , bir filmden çıktığınızda mideniz bulanır , önünüze gelen yemeğe bakar ve beğenmeyiz. Ama ordakiler öyle değildir , en son ne zaman sıcak bir çorba içti bilinmez , en son ne zaman sinemaya gitti bilinmez. Ülkesi birilerinin botları altında ezilirken aklından geçen şey bunun ne zaman biteceğidir. Orada birileri (kim olduklarını biliyorsunuz) ordaki kadınlara ve küçük kızlara neler yapıyor bir bilseniz. İşte bu film tüm bunlara bir cevap niteliğinde. İnsanlığın (ki içimizde ve dünyada ne kadar kaldı bu konuda ciddi tereddütlerim var) yüzüne atılan sert bir tokat. Bu filmi bitirdikten sonra bir saat falan yerimden kalkamadım , inanın mideme bir sancı girdi ve kalkamadım yerimden. Dünyadaki en masum şeylerin başına gelenleri gördüğümde artık gücümün tamamının bittiğini hissettim , hayatta şikayet ettiğim şeylerin ne kadar önemsiz olduğunu gördüm . Sakın yanlış anlamayın , halinize şükredin demiyorum , bu a’lçaklık olurdu. Başkalarının acılarına bakarak kendi halinden hoşnut olanlar işte bunlar a’lçaklardır ve oradaki çocukların başına gelenlerin sağlayıcılarıdır. Bu filmi yapanların tamamına teşekkürü bir borç bilirim ve eklerim. İnanın hayatımın sonuna kadar unutmayacağım bu filmi. Agrin’i , Hengov’u ,Risa’yı,Satelitte’yi. Hiçbirinizi unutmayacağım. Yorumu başlangıç cümlesiyle paralel olan ve neredeyse aynı konuları işleyen Uçurtma Avcısı filminden bi replikle bitirmek istiyorum. Senin için bin tane olsa yine yakalarım
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Kasım 2005 tarihinde eklendi
son derece mükemmel ve ben filmi anlatacak kelime haznesine sahip değilim^^The New York Times’ın dediği gibi ’çok üzücü’, NewYotek’in dediği gibi ’unutulmaz’ ve The Gurdian dediği kadar ’şaşırtıcı bir perforformans’... işte 55. Berlin Film Festivalinde ve 52. San Sebastian Film Festivallerinde en iyi film ödüllerini alan bir Bahman Ghobadi filmi..
electronica
electronica

Takipçi 228 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Savaşa karşıt filmler arasında yer alan, çok beğendiğim, düşündüren, mesajlar veren, çok güzel bir film ... 10 üzerinden 10 puan ...Yönetmen film ile ilgili yorumunda: Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum diyor.Evet bu filmde de savaşın masum sivil halka ve özellikle de masum çocuklara ne kadar da zarar verdiğini görüyoruz. Çocuklar küçük yaşlarda yaşıtlarıyla oyunlar oynayıp, okula gidecekken, hayatı tanıyacakken savaşın acımasız yüzü ile tanışıyorlar.Oyuncak yerine mayınlarla tanışıyorlar, park alanı ise mayın arazisi oluyor. Ve bu acı ve yokluk içinde yaşam, çocuklarda travmalara sebep oluyor hayatları boyunca ...Barışın değerini ve kıymetini bilmemiz gerekir. Çünkü savaşlarda mağdur olan kesim hep masum halklardır, çocuklardır. Savaşa ve silahlanmaya hayır !!!
tolstoyevski
tolstoyevski

Takipçi 76 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Kasım 2006 tarihinde eklendi
iŞgal sonrası Irak’nda bir sınır köyünde oluşturulan ’mayın krallığı’.Mayın satarak geçimlerini sağlamaya çalışan çocuklar...Dağılan vücutlar,parçalanan yaşamlar... İran sinemasının yeni kuşak yönetmenlerinden Bahman Ghobadi(Abbas Kiarostami’nin asistanlığını yapmıştı) bizleri bir taraftan işgalin gölgesinde çerçevelenmiş stilize bir dünyaya götürürken diğer taraftan da metaforik anlatımını bütünleyici bir unsur olarak ustaca kullanıyor.(özellikle kaplumbağa metaforuna dikkat!) Küreselleşen dünyanın çelişkili yüzünÜ(zengin yoksul diyalektiği) bütün çıplaklığıyla ortaya koyan film,işgalin gölgesinde ayakta kalma mücadelesi veren çocuk yaşamlarına dair güçlü bir çalışma...Talanın ve yağmanın kol gezdiği bir dünyada yükselen acı bir çığlık...Sarsıcı olduğu ölçüde de sanatsal...Bahman Ghobadi bu filmde ’toplumsal gerçekçi’ sinema anlayışının hakkını gerçektende çok iyi veriyor...
ihate-clowns
ihate-clowns

Takipçi 49 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
Çocukluklarından vazgeçmiş hayatta kalabilmenin uçurum kenarına defalarca gidip gelmek yerine,atlamaktan vazgeçmeden yaşayabilmenin yolunu mayın toplamak ve onu satarak para kazanmaktır.ırak-abd savaşının en acımasız portresini çizen filmde evet bunlar gerçekten uçar! demeden bitiremiyor insan filmi..onların uçabilceklerini hayal etmek bile güzel..evet o gaz maskesi onlara yetmeyecek,evet onlar mayın toplarken bir bacaklarını daha kaybedecekler ama savaş anında onlar uçacak,bir kuştan veya bir amerikan helikopterinden daha çok sevindirici bir şekilde uçacaklar en azından bu filmi izleyen herkes onların uçtuğuna inanacak..nereye olduğunu bilmek ise uçtukları sevincinin yanında sönük kalacak düşünülmeyecek bile!.
faruk-sayin
faruk-sayin

Takipçi 41 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
7 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
Sanırım bu filmi izleyen herkes bu filmden etkilendi. Gerçekten büyük bir yapımcınnı tezgahından geçmiş film... Kaderin kendilerine çetin bir ömür biçtiği nice Satellite nice Agrin var dünyamızda yıllar önce çekilmiş filmi seyrediyorum aynı trajik sahneler orada da var... Bu hep böyle devam edecek anlaşılan yüreği nasırlaşmış, kendinden başkasını öteki gören ve ölüme mahkum eden mağara zihniyetliler yeryüzünden silinmedikçe böyle nice film konusu üretecekler... Film deyip geçemezdim elbette, o gün film olan bir kaç yıl önce gerçekti buugün yine dramatik bir gerçek var karşımızda... Agrinlerin, Hengavların çilesi hiç bikmeyecek... Satellite gibi aşıklar mahşerde kavuşacak... Nice Saran Amerikan rüyasına kanıp Satellite adını alacak... Lübnana bomba yağdıranlar acaba bu filmi, Vaat Edilen Cenneti seyretseler hiç mi etkilenmezler...
womenaglex
womenaglex

Takipçi 46 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Haziran 2008 tarihinde eklendi
gercekten dram hele sonu süperdi kurgu güzel filmi dublaj izlemeyin kötü olur film cok süper kurgu yönetmen oyunculuk :) muhteşem
degilodadegil
degilodadegil

Takipçi 25 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Eylül 2006 tarihinde eklendi
coolion çok güzel yorumlamış filmi
başka bir söze gerek yok.varsa da sabahattin dostumun şiiri var:"çocuklar çocuklar yangın yerlerinden öpün şehirleriki ayaklansın şarabın rengine aldanıpyıldızları reddeden sabır"
ya fazıl hüsnü dağlarcanın çocuk ve allahındaki şu dizeler karşılamıyor mu:"allahım bu çocuklar ne korkunç ve felaketçünkü sana ihtiyaçları yok" bu filmdeki çocukların hepsini evlatlık alacağımı bilsem kendimden bile vazgeçerim.
turuncu12
turuncu12

Takipçi 52 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
26 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
bu filmi izleyip de etkilenmemek mümkün değil.o acı, çaresizlik daha iyi anlatılamaz bence.
gamze183
gamze183

Takipçi 29 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Aralık 2007 tarihinde eklendi
müthiş bir film... şimdiye kadar izlediğim filmler arasında en duygusalı. bu filmi izlemeden ölmeyin.izlerken film öyle bi içine çekiyo ki film bittikten sonra bile etkisinden kurtulamayacaksınız.şimdiden iyi seyirler arkadaşlar....
emin-trt
emin-trt

32 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Eylül 2006 tarihinde eklendi
10/10(yıldızlı hemde)arkadaslar film seyrettigniz seyredeceginiz en dogal ,en en hayatla oruntulu filmlerden biridir.karakterler tamamen dogal karakterler . yapimciinin yonetmeninin kürt olmasi kimsede bi onyargi olusturmasin.film arşivinizin en degerli filmi olucak .hele shirkooh un aglarken konustugu bi sahne var dondurup dondurup o sahneyi seyrediceksiniz.tarz olarak time of gypsies e benziyo ama time of gypsies den daha kaliteli daha gercek,abartma yok ne varsa oyle anlatmis yonetmen.film mizahı ve dramayı o kadar guzel yogurmuski izleyici kendi payina ne duşuyosa onu alıyor.
seanpaulzll
seanpaulzll

12 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Şubat 2008 tarihinde eklendi
izlediğim en dramatik film.kesinlikle izlenmeli.
Ibrahim K.
Ibrahim K.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
5 Ağustos 2015 tarihinde eklendi
düşük bütçeyle yapılmış muhteşem bi film her yönüyle etkileyici bi başyapıt
filito-janya
filito-janya

13 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Ocak 2006 tarihinde eklendi
Bu filmi izledikten sonra 7-8 kendime gelmedim. Adeta beynimden vurulmuşa döndüm. Savaşın vahşiliği ve Kürtl'erin dramı ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Teşekkürler
dagsez
dagsez

5 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Film İran-Irak ortak yapımı..Oyuncuların hiçbiri profosyonel degil ama hiç belli etmiyorlar bunu.Oyuncuların çoğu ufak yaşta çocuklar.Çok sürükleyici bir film.İzlemenizi tavsiye ederim
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler