En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
nemesis-2
Takipçi
52 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
28 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Fazla diyalog olmamasına rağmen, anlatmak istediklerini harika bir şekilde anlatıyor. İzleyicideki merak hiç izleyiciyi bırakmazken, Kim ki-duk düşsel bir atmosfer sunuyor bizlere. Son yıllarda çıkışan geçen Uzakdoğu sinemasından izlenmesi gereken bir film.
Filmin dvd kapağını gördüğümde erotik bir film sandım ve alamadım. Sitedeki sinepuanı ve sizin yorumlarınızı gördükten bir gün sonra bi izleyim dedim ve gittim dvdyi aldım. Sizin sayenizde dvdyi aldım ve izledim. Beklediğimden kat kat iyi çıktı. Mükemmel bir film. İlk kez bu kadar sessiz, sakin bir filmi bu kadar merakla izledim Herkese teşekkürler :D 9/10
kesinlikle muhteşem bir film...bu kadar özgün, bu kadar farklı bir film çok zor bulunuyor gerçekten...konusu gerçekten çok ilginç ve bence izlenmesi gerek!! 10/10 tebrikler!
İşte karşımızda gerçek bir sanat eseri... Ki-duk Kim özgün bir sinemacı olduğunu bu filminde de kanıtlamış. Film dediğim gibi bambaşka diğer filmlere göre benzer bir tarafı yok. Konusu çok farklı, olay örgüsü ve filmin ilerleyişi de öyle. Film böyle çekilir dercesine bir film tabi beğenmediğim yönleri de yok değil. Beğenmedim yönleri ise filmde mantık hatalarının bulunması ve anlatılmak istenenin bazı kısımlarda anlatılamaması yani izleyicinin kafasında soru işareti bırakıyor. Tabii bunların dışında film bir harika. Film görsellik üzerine kurulmuş. Tamamıyla yönetmenin başarısına kalmış film. Yönetmen başarılı olmuş da.Bu kadar suskun bir film için bu sözler bile fazla diyorum, sadece izleyin. Şiir gibi bir film...'Yaşadığımız dünyanın gerçek mi yoksa düş mü olduğunu söylemek çok zor.'
orjinal - benzersiz konusuyla ,Farklı bir modern dünya hikayesi ama yalnızlık , yabancılaşma duygusu Lost In Translation'dan çok daha etkli vurgulanmış. Spoiler 'e bulaşmadan final sahnesinin gerçekten etkileyici ve benzersiz olduğunu düşünüyorum.
sinemada diyalogların az oldugu, görselliğin yeterince doyurucu oldugu filmlerin en büyük kanıtlarından biri.yönetmenin de dediği gibi:yaşlandıkça kelimelerin anlamını yitirdiğini görüyorsunuz...yönetmenin adeta filmde ustalığını,olgunluğunu konusturuyor.yani aslında konusan tek kişi yönetmen.bayan oyuncunun yeteneği cok üst düzeyde.filmin müzikleri zaten cok yogun işlenen duyguların daha da kabarmasına yol açıyor.cok basarılı bir yapım.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu filmin bu denli abartılmasına şaşırmıştım ilk başta,çünkü yönetmenin 97 ya da 98 de çektiği Isla`yı izlemiş ve pek hoşlanmamıştım doğrusu.Ama Boş Ev bambaşka çıktı.Özellikle sessizliğin hiç görülmemiş bir kullanımını içermesi filmi eşsiz kılıyor(bazı kısımlarda bariz bir Dolls tadı vardı)o denli sadeyken bile çok şey söyleyebilmesi filmin en büyük meziyeti belki de,masalsı olması ve bu masalı sert gerçekçi(hatta şiddet içeren)öğelerle bezemesi ve bunun getirdiği kontrast etki filmin bütününe yansımış durumda,başkarakterin arayışı yaşamı en minimal fiziki seviyelerde neredeyse bir ruh gibi yaşamak ve sonunda ulaştığı noktada aşkın belki de en ekonomik noktası,ama bu ekonomiklik son derece doyurucu bir beraberliği de getiriyor ve gerçekle hayal arasındaki ince çizginin iki kutbuna yayılan saf bir aşka dönüşüyor,incelikle düşünülmüş tesadüflerin büyük yer tuttuğu filmin görüntü çalışmasının verdiği his ise çok farklı sanki ılık bir yaz günü dağ maznzaralı bir evde hafif bir esintiyle tatlı tatlı kitap okumak gibi diyebileceğim ancak,o denli lezzetli ve dinlendirici bir çalışma olmuş,bunun dışında müzikler yine hayranlığımı kazandı ve gerçekten duygulandım filmi izlerken,kendini gerçekliğe aşırı derecede kaptırmış olanların izlediklerinde saçma bulacakları bir film,ama hayallere ve masallara önem verip hayatında yer ayırmış olanlar için Boş Ev uzun zamandır aradıkları sakin ve hüzünlü öykü.Sanatsal zevklere hitap eden çok yalın ve derin bir film.Saygılar.
Kim-KI Duk Koreden çekdigi filmde;başkalarının kurdugu yaşamları,neleri sevdikleri, neleri unuttukları,neleri biriktirip, neleri tükettigini...Bizim dünyamıza sunan filmde;aslında hiçbirşeyin sahibi olamadıgımız dünyada bir seylerin eksikligini insanda derin etkiler bırakarak gösterir.Kadın erkek arasındaki sınırsız döngüye.gidip gelişleri,sıkı görseliginin yanına alarak nerdeyse tamamının diyalog suz geçen filmin direk insanın düşüncesi ve dehlizlerine müzikleri ile etkisini artırarak, filmin bittikten sonra bile seyircinin yakasını bırakmayan etkili bir film oluşturuyo .
Bir film düşünün ki film boyunca kadın karakterin sadece 'Seni Seviyorum' demesi bile anlamsız kalsın. Sinemanın görselliğini yüzümüze tokat gibi çarpan Kim Ki-Duk’un boş evlerinde gezinirken duyguları öylesine yoğun aktaran iki ana karakterle karşılaşırız ve o andan sonra kelimeler anlamını yitirir, duygular konuşmaya başlar. Adına sanat filmi deyip, sessizliğine aldanarak Boş Ev’in sizi boğacağını düşünüyorsanız aldanıyorsunuz.
film başladıktan itibaren çok uzun bir süre hiçir konuşma duyamıyorsunuz.Ama yinede kopmadan izliyorsunuz çünkü bu tür film yok piyasada,dikkatinizi toplamayı başarıyor.Sessiz sinema :)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.