En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.339 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
16 Kasım 2024 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Joachim Fest'in "Der Untergang: Hitler und das Ende des Dritten Reiches; eine historische Skizze / Inside Hitler's Bunker: The Last Days of the Third Reich"ı (2002) ile Traudl Junge ve Melissa Müller'in "Bis zur letzten Stunde / Until the Final Hour" (2003) isimli kitaplarından uyarlayarak Bernd Eichinger'in kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Oliver Hirschbiegel'in oturmakta olduğu "Der Untergang / Downfall"; belgesel lezzetindeki, biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, 16 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilerek...
Brüt 92.2 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşmış olan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
Yıllar sonra Traudl Junge'den (kendisi) gelen...
"O çocuğa, hala öfkelenmem gerektiğini hissediyorum... O saf genç kıza... Ya da onu affetmemem gerektiğini...
O canavarın tabiatının farkına varamadığı için... Nasıl bir şeye bulaştığının farkına varamadığı için... Özellikle de üzerinde düşünmeden 'evet' dediğim için...
Çünkü ben bir Nazi fanatiği değildim...
Berlin'de şunu diyebilirdim: 'Hayır, bunu yapmıyorum... Führer'in karargahına gitmek istemiyorum...'
Ama bunu yapmadım...
Çok fazla meraklıydım... Bunu bilemezdim... Kaderin beni, olmayı hiç istemeyeceğim bir yere götüreceğinin de farkına varamadım...
Ancak yine de, bir türlü kendimi affedemiyorum..."
Şeklindeki...
Özrü andırır bir itiraf ile başlarken...
***
22 yaşındaki Traudl Junge (Alexandra Maria Lara)...
Kasım 1942'de diğer özel sekreter adaylarıyla beraber...
Führer'in Doğu Prusya, Rastenburg'taki "Wolfsschanze (Kurt İni)" isimli karargahına giriş yapar...
***
Ve...
Kanının kendisine ısındığı anlaşılan Adolf Hitler (Bruno Ganz) tarafından da...
Hemencecik işe alınıverir...
***
Hitler'in 56. doğum günü olan 20 Nisan 1945'te başkent Berlin...
Şehir merkezine 12 kilometre uzaklıktaki Rus topçularınca vurulmakta...
Ve...
Odasından fırlayan Hitler...
Büyük bir hiddetle önce General Wilhelm Burgdorf'u (Justus von Dohnányi)...
Ardından da...
Telefondaki General Koller'i (Hans H. Steinberg) fırçalamaktadır...
***
Berlin'de bunlar yaşanırken...
SS'lerin lideri Heinrich Himmler (Ulrich Noethen)...
Hitler'in Berlin'den ayrılması gerektiğini düşünmekte...
Ve buna kendisini diplomat Walter Hewel'ın (Alexander Held) ikna edebileceğine inanmak da...
***
Ancak...
Eva Braun'un (Juliane Köhler) kız kardeşiyle evli olan Hermann Fegelein'ın (Thomas Kretschmann) ifade ettiğine göre...
Tüm denemelerine karşın...
Hewel'da bu konuda başarılı olamamaktadır...
***
Hem de...
Berlin'deki tüm bakanlık binaları boşaltılmış...
Geride kalan askeri personel de...
Resmi evrakların yakılarak imha edilmesiyle meşgul olmaktayken...
***
İşte bu koşullar altında...
Aslında idealist bir hekim olan Prof. Ernst-Günther Schenck'de (Christian Berkel)...
Berlin'i terk etmeye yanaşmamaktadır...
***
Aynen...
Etrafındaki diğer sadık adamlarının aksine...
Birlikte büyük hayaller kurduğu mimar Albert Speer'in (Heino Ferch) Hitler'e yaptığı...
"Perde kapanırken sahnede..."
Yani Berlin'de olmalısınız biçimindeki önerisinde olduğu gibi...
***
Ki...
Eniştesi Hermann Fegelein'ın uyarılarına kulak tıkayan Eva Braun'da...
Rus bombardımanı altındaki sıkışıp kaldıkları sığınakta...
Sanki hiçbir şey olmamışçasına...
İçkinin su misali aktığı müzik ve danslı moral eğlenceleri organize ederken...
Dakika 36...
***
Destansı bir anlatıma sahip olan filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; milyonlarca insanın ölmesine sebep olan Hitler ve yakın çevresindekilerin sonlarına dair tarihi bilgilerin verildiği, 120 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Gerçekten o dönemi çok iyi yansıtan bir flim olmuş.Flim güzeldi ancak benim tarihle aram iyi olmadığından ötürü flimi sevemedim. Oyunculuklara denecek laf yok. Gayet iyi bir şekilde oynamışlar. Eğer Hitler'i yada Nazileri merak ediyosanız izlemeniz gereken flimlerden. Eleştirimi okuduğunuz için teşekkürler
EĞER SAVAŞ KAYBEDİLMİŞ İSE BU BENİM UMRUMDA DEĞİL. İNSANLAR PERİŞAN OLURSA OLSUNLAR TEK BİR GÖZYAŞI BİLE DÖKMEM ONLAR İÇİN ; ONLAR HİÇBİR ŞEYİ HAK ETMEDİLER !
Evet bu sözler batmakta olan Alman lider, tam 50 milyon yahudi veya alman'ın ölümünde en büyük etken olan Adolf Hitlere ait ! Filmde de führer'in dediği gibi "beni sadece yahudi katliamıyla anacaklar" Evet bugün hitler denince sadece yahudileri öldüren biri olarak anılıyor. Oysa Hitler akıl hastası biriydi de. Aldığı kararlar, inatçılığı, yaptığı mantıksız hamleler ve konuşmalar hatta mimikleri dahi onun aklında sorun olduğunu gösteriyor. Film gerçekten Hitler'in çöküşünü güzel anlatıyor. İlk yarım saatte sıkılabilirsiniz fakat sonrası çok cezbedici. Ama ben Hitler'i daha sert acımasız ve cesur gösterilmesini beklerdim. Hitler'in yaşlılığı ve bedenen de çöküşü iyi yansıtılmış, elinin titriyo oluşu bile.. BUNDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR Filmde çok şaşırdığım sahneler var. Mesela hitlerin evlenme sahnesi.. Filmde de bahsedilen yeraltından Amerikaya kaçma gibi bir plan geçiyor ama sadece bir fikir olarak kalıyor. Hitler'in intihar ettiği sahnede cesedi çıkartılırken bütün vücudu tamamen sarılmış yüzü dahi saçının tek bir telini bile göremiyorsun. Acaba hitler intihar etmedi avrupa'ya kaçtı iddiasına da bir göndermemi yapılmış.. Ayrıca çıkartılır çıkartılmaz gömülüyor savaş bittikten sonra Hitler cesedine rastlanıyor mu bilinmiyor.. Bu film En İyi Yabancı Film oscar adayı ve tamamen bağımsız yapılmış bir film propaganda göremezsiniz. 160 dakikalık güzel filmi izleyin İyi Seyirler 10/8
sanatsal olarak filmde cok şey bulamayabilirsnz ama yine de hitlerin o güçlü konumdan gelip intihar noktasındaki hali,yakınındaki insanların ona bağlılıgı yeterince etkileyici.. savaş hakkında değil sadece intiharına yakın günlerdeki psikolojini gösteren bir film.
Bruna Ganzın enfes oyunculuğu filmin en önemli seyretme nedenidir.hatta tek. film uzundur. açıkçası bazı yerleri nuri bilge ceylan mı çekti die düşünmedim değil. gereksiz sahneler ağırlıktaydı. bu yüzden kısır bi filmdir...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.