Zümrüdüanka Yoldaşlığı serinin en kalın ve en detaylı kitabı olmasına karşın son derece akıcı, mükemmel bir yazarın elinden çıkmış, harikalar yaratan bir kitaptı. Filmini beklerken kesin üç saat olacaktır diye içimden geçirirken filmin sadece iki saat olduğunu öğrendiğimde öyle hayal kırıklığına uğramıştım ki filme gitme isteğim bile kalmamıştı. Neyse hayranlığın verdiği dürtülerle sinemaya gittim. Kitabı kese kese birşey kalmamıştı, dördüncü filmide böyle bağımsız yapmışlardı ama en azından orda bir çok alan ve önemli yerler mevcuttu filmde, bu film ise kitaptan o kadar bağımsızdı ki 'bu bölüm kitabın neresindeydi ya' diye beyin fırtınası yapıyordum. Şimdi bu kadar bahsettim bu filmi senaryo olarak kötü yaparken diyer her şeyde serinin en zirvesini paylaşıyor. Dolores Umbridgenin ve Luna Lovegoodun filme katılması çok harika olmuştu. Özellikle bu iki karekterin oyunculukları, kitapla örtüşen tarzlarıyla beni kendilerine bağladı. Filmde kopukluklar sinirimi altüst etsede mükemmel görsel efektlerle bunların üzerini örtmeyi başardı. Özellikle sırlar bakanlığını sahnesinde, son savaş sahnesinde o kadar iyi efektler kullanılmış ki o bölümlerden gözlerimi alamadım. Sriusun ölmesi ve bunun sadece 1 dakika yazının tutulmasına sevindim(kitapta çok abartılıyordu bence.), tonksla tanışmak, deli gözü yeniden görmek ve snapein daha fazla göz önünde olması filmin en büyük artılarından biriydi. Artık bizim üçlü tamamen profesyonel olduklarını tam anlamıyla kanıtladılar, özellikle daniel oyunculuğun zirvesini yaşadı bu filmde, Emma ise daha güzelleşmişti. Uzun lafın kısası kitapla her ne kadar bağımsız kalsa yada çok kısa olsada izlerken çok eğleneceğiniz, hayatınızdan bir hp filmini daha geçirirken hiç sıkılmayacağınız garanti, pek beklenti olmadan özellikle kitap okunmadan izlenirse serinin en iyi filmi denilebilirdi, fakat bana göre kitap daha iyi olduğu için puanım; 10/8.
goblet of the fire'ın fragmanı harikaydı ama filmi o kadar da ii diildi.zümrüdüankanın fragmanı karayip korsanlarına yakın bi' güzellikle.filmden son derece umutluyum gitmeden pek bişi diemem ama şimdiden hoşuma gitti
Öncelikle tüm seriyi okuduğumu ve izlediğimi belirtmek isterim ve bana göre filmler her zaman kitapların altında kalır bu şüphesiz. Fakat bence Harry’nin tüm film serilerinde hayal gücü gittikçe daha da zorlanıyor ve kitaba az da olsa yaklaşıyor. Kitaptaki karakterlerin büyümesine paralel olarak fimlerdeki içerik de olgunlaşıyor ve izleyici kitlesinin yaşı da artıyor. Bu filmdeki herkesi oyunculuğu muhteşem ama biri varki ona bittim!!! Helena Bonham Carter’ın (Bellatrix Lestrange)oyunculuk yeteneğine söyleyecek laf bulamıyorum. Ancak manyak oynamış diyebilirim !?! Kitabı okuyan okumayan herkes, özellikle bu seriyi izlemeli çünkü görsellik ön planda ve film müzikleri ile beraber harika bir keyif veriyor.
ben şuana kadar izlediğim hiç bir potter filminde kitaptaki tadı bulamadım umarım şu son filmlerde daha ii yönetmenlerin eline gecer film.artık bu filmi çocuk filmi gibi görmesinler düzgün çeksinler haksızmıyım ya............alla alla ........
film tam istenen gibi karanlıklaşmış ama aynı yorumum ateş kadehi fragmanını gördüğümde de yapmıştım umarım aynı şekilde olmaz.Özellikle bellatrix karakteri çok güzel uyarlanmış,tipi,fiziği,sinsi gülüşü tam oturmuş umarım diğer karakterlerde öyledir ama umbridge ten pek hoşlandım denilemez
Gerçekten de hiç beklediğim gibi olmamış. David Yates in çok başarılı olduğunu söleyemem! Zaten filme güzellik katan tek şey Bellatrix Lestrange ( Helena Bonham Carter ) olmuş! Ben filme saddece Bellatrix olduğu için gittim'
film bence de her açıdan iyiydi gerek filmin müziklerinin kullanıldığı yerler gerek kullanılan mekanlar gerekse görsel efektler insanı filmin içine çekiyordu.belki de her sahnenin konulmaması iyi olmuştur örneğin da vinci filminde kitaptaki her sahne vardı ama hiç zevk almamıştım.oysa bu filmde tam olarak neyi çektiklerini bilmediğiniz için merak ve heyecan içinde bekliyorsunuz bu film bence Fantastik Bir Başyapıt emeği geçen herkesi kutluyor onlara yürekten teşekkür ediyorum...
mükemmmellll tek kelimeyle mükemmel... Ateş kadehi gibi başarılı bir yapıttan sonra bunu merak ediyordum ama aynı onun gibi çok başarılı bir film olmuş.. Voldemort ile profesörün karşılaşma sahnesi tekrar tekrar izlenecek cinsten...
Herkesin şikayet ettiği filmin kısa olmasıydı.Serinin en çekici ve en aksiyon dolu hikayesi olmasıyla birlikte kötü çekilmiş denilemez.450 sayfalık Ateş kadehi kitabının 150 dakkalık çekimlerden oluşmasıyla 1100 küsür sayfa lık Zümrüdüanka kitabının 138 dakika temiz çekimlerden oluşması biraz çelişki.Fakat kitapta bulunan en önemli sahneler senaryoya kısıtlansada aktarılmış.Bunların başında yani Zümrüdüanka’nın en önemli sahnelerinin başında gelen Dumbledore ile Voldemort düellosu,Harry’nin Snape’in anısına dalması ve geçmişle ilgili gerçekleri görmesi,Sirius’un tülün arkasına düşerek ölmesi gerçekten filmin ve kitabın en heyecanlı bölümleriydi.Bence Eleştiriler yüzyüzde 35 ile 40 arası haklı ve film bi o kadarda başarılı.Tecrübesiz denilen DAvid Yates’in Ateş Kadehini çeken Mike Newell dan daha iyi iş çıkardığını görmekteyiz.Melez Prens’in çekimlerine bu ara başlayan David Yates’in de bu filmle tecrübe kazandığını ve Melez prenstede aynı başarıyı göstereceğine inanıyorum.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.