En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.416 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
7 Mart 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Özcan Deniz'in hikayesinden uyarlayarak Levent Kazak'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Ezel Akay'ın (Ezop) oturmakta olduğu "Neredesin Firuze"; müzikleriyle kulakların pasını da silen, şahane bir komedi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Her izleyişimizde...
Aynı tadı almaya devam ettiğimiz...
Ve...
Misafirler dahil kadrosundaki oyuncular nedeniyle de...
Zamane gençler pek tanımasalar da...
Gerçekten...
Bir yıldızlar geçidine dönüşen bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Plak yapımcısı Hayri (Haluk Bilginer)...
İhmal ederek kızdırdığı karısı Neval'in (Güner Özkul) isteği üzerine...
Mahalledeki çilingirin (Burak Sarımola)...
Apartman dairesinin kilidini değiştirmiş olması hasebiyle kendi evine giremez...
***
Halbuki Hayri...
Yeni kıyafetler giyinip...
İflasın eşiğindeki Umut Müzik'teki ortağı Orhan (Cem Özer)...
Artı...
Müdürleri Seyfi (Ruhi Darı) ve mevcut starları Melih (Ragıp Savaş) ile beraber Unkapanı'ndaki Plakçılar Çarşısı'na gidip...
Yeni ses sanatçıları Hamit Hayran'ı (Ata Demirer) stüdyoya sokarak...
Ona kaset doldurtacaktır...
***
Tabii eğer Hamit...
Daha ilk şarkısında...
Detone olmamış...
Ve böylelikle de iş...
Bir fiyaskoyla sonuçlanmamış olsaydı...
***
Üstelik de...
Söz konusu Umut Müzik...
Kaset dağıtımcısı İbrahim'e (Uğur Uludağ)...
88 bin ABD doları borçlu...
Ve borcun tamamını da...
Üç gün içinde...
Geri ödemek mecburiyetindeyken...
***
İşte o yüzden de topluca...
Kendilerine para kazandırabilecek kabiliyetteki...
Ferhat'ın şarkısını dinler dinlemez mest olup kendinden geçerek...
Umut Plak'ı finanse etme sözü veren milyarder Firuze'nin (Demet Akbağ) radarına girme şansı...
Birden bire ayaklarına kadar...
Kendiliğinden gelirken...
Sönmek üzere olan tüm umutları da...
Yeniden yeşeriverir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 50...
***
İstiklal Caddesi ve Yeşilçam Sokağı'nın...
Henüz bozulmamış atmosferlerinde...
Küfür ve argo konuşma ile benzeri beden diline boğulmadan da komedi çekilebileceğinin...
Dünya aleme gösterildiği...
Türk sinemasının nadide eserlerden birisi olan filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ardı ardına gelen çok sayıdaki ters köşe sürprizi de bünyesinde barındıran, 82 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
çok renkli olmuş, tek hoşuma gitmeyen yani filmde olması gereksiz sahne şebnem donmezin çıplak olduğuydu bende çok gereksiz ayrıca herkes haluk bilgineri övüyor ama bence tatlı hayattaki gibi rol kesmiş bence içlerinde en iyisi demet akbağ’dı ama yinde türk sineması adına sevindirici film
Cuma günü izleme fırsatı buldum.. dancerr'ın yorumuna katılıyorum.. "bombok" kısmını muaf tutuyorum.. replikler,espriler laf kalabalığı olsun diye değil hakikaten düşünce işi.. iyi bi süzgeçtem geçmiş gibi.. makarna süzgeci değil.. oyunculuklar da güzel.. sonu pek sarmadı beni ama olsun.. daha ne isteriz ki.. çarpılırız mazallah..
sinemamızda sıradanlaşmadan kurtulma adına oldukça önemli bir adım olduğunu düşünüyorum bu filmin .ben filmi oldukça beğendim eksik yanları yok değildi ama hoş bir tat bıraktı konu seçimi çok güzeldi kopukluklar biraz daha aza inseydi daha güzel olacakmış ama neyse olacak o kadar diyelim .haluk bilginerin dizisindeki karaktere çok benzemesi de bence biraz bilginerin performansını gölgelemiş bu da tabi ondan değil karakterlerin üzerinde yoğun çalışılmamasındn kaynaklanıyor
benim için bu filmi izlemek çok zzevk vverici değildi ama sıkıldığımda söylenemez.öyle pek bir karmaşa heyecan yok ama kadro sağlam olduğu için izlenesi bir film
ne çok mükemmel ne de çok berbat bir filmdi.özcan deniz in oyunculuğunu bu filmde beğendim.haluk bilginer ve diğerlerine laf yok zaten.bir ara film gerçek hayattan alıntı denmişti.bu ne kadar doğrudur bilinmez ama filme iyi diyebilirim.izleyebilirsiniz...
film oyle ahım şahım bişey değil(lanse ettikleri kadar) ama ilgiye değer diye düşünüyorum.filmin eğlenceli olmaya çalışması bi yana, oyuncular iyi seçilmiş..özcan deniz bile çok fazla göze batmiyor..günlerin geçişindeki yeniden yorumlanmış parçalar iyi olmuş,özellikle müslüm gürsesin ortacgilin sarkısını mükemmel yorumlamış..film bu yönüyle müzikale yaklaşmış..bir de söyleyeceğim şu var; bu film benim gördüğüm ilk stilize türk filmi..kostümler,karakterler vs.. sonuç olarak umarım Ezel Akay Türkiye'nin Baz Luhrman'ı olur,olmaya da aday..türkiye sinemasında biçime önem verilmediğini düşünürsek bu çok önemli..SONUÇ:bir ilk film için oldukça güzel!!!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.