gayet güzel ve eğlenceli bir film olmuş.başta ’çizdim’ olmak üzere pek çok şarkısı da dillere dolanmıştı zamanında.oyuncu kadrosunu başarılı buldum,ve final de fena değildi.hoş bir türk filmi.
bence çok komik ve bir o kadar da duygusal bir film.özellikle türk sinemasının vazgeçilmez oyuncusu haluk bilginer daha sonra cem özer ve ata demirer tartışılmaz kusursuzdular.hamdi alkanın oynadığı hoca tiplemeside çok komikti.filmin müzikleri hala kulağımda.kostüm ve renkler de süperdi.her taraf ta farklı bir renk.bunlar artıları bence filmin en büyük eksisi senaryodaki abartılar bazı yerler çok abartıya kaçılmış.izleyenler bana hak vereceklerdir.onun dışında bir eksisi yok bence.8/10 saygılar
Senaryosunu, Özcan Deniz'in hikayesinden uyarlayarak Levent Kazak'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Ezel Akay'ın (Ezop) oturmakta olduğu "Neredesin Firuze"; müzikleriyle kulakların pasını da silen, şahane bir komedi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Her izleyişimizde...
Aynı tadı almaya devam ettiğimiz...
Ve...
Misafirler dahil kadrosundaki oyuncular nedeniyle de...
Zamane gençler pek tanımasalar da...
Gerçekten...
Bir yıldızlar geçidine dönüşen bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Plak yapımcısı Hayri (Haluk Bilginer)...
İhmal ederek kızdırdığı karısı Neval'in (Güner Özkul) isteği üzerine...
Mahalledeki çilingirin (Burak Sarımola)...
Apartman dairesinin kilidini değiştirmiş olması hasebiyle kendi evine giremez...
***
Halbuki Hayri...
Yeni kıyafetler giyinip...
İflasın eşiğindeki Umut Müzik'teki ortağı Orhan (Cem Özer)...
Artı...
Müdürleri Seyfi (Ruhi Darı) ve mevcut starları Melih (Ragıp Savaş) ile beraber Unkapanı'ndaki Plakçılar Çarşısı'na gidip...
Yeni ses sanatçıları Hamit Hayran'ı (Ata Demirer) stüdyoya sokarak...
Ona kaset doldurtacaktır...
***
Tabii eğer Hamit...
Daha ilk şarkısında...
Detone olmamış...
Ve böylelikle de iş...
Bir fiyaskoyla sonuçlanmamış olsaydı...
***
Üstelik de...
Söz konusu Umut Müzik...
Kaset dağıtımcısı İbrahim'e (Uğur Uludağ)...
88 bin ABD doları borçlu...
Ve borcun tamamını da...
Üç gün içinde...
Geri ödemek mecburiyetindeyken...
***
İşte o yüzden de topluca...
Kendilerine para kazandırabilecek kabiliyetteki...
Ferhat'ın şarkısını dinler dinlemez mest olup kendinden geçerek...
Umut Plak'ı finanse etme sözü veren milyarder Firuze'nin (Demet Akbağ) radarına girme şansı...
Birden bire ayaklarına kadar...
Kendiliğinden gelirken...
Sönmek üzere olan tüm umutları da...
Yeniden yeşeriverir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 50...
***
İstiklal Caddesi ve Yeşilçam Sokağı'nın...
Henüz bozulmamış atmosferlerinde...
Küfür ve argo konuşma ile benzeri beden diline boğulmadan da komedi çekilebileceğinin...
Dünya aleme gösterildiği...
Türk sinemasının nadide eserlerden birisi olan filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ardı ardına gelen çok sayıdaki ters köşe sürprizi de bünyesinde barındıran, 82 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
filmden hiçbişe anlamadım çok gereksiz bir film yani böle bir kadroya böle konu hiç olmamış zaten yönetmenin hiç adını duymamıştı EKOp 10/3 oda fazlasıyla
bence izlenebilir bir film.özellikle müzikleri mükemmel.en kısa sürede soundtrackini alıcam.filmdeki en beğendiğim oyunculuk cem özer inki herkese tavsiye ederim gidin izleyin
...Turk sinemasinda bir kult film olmak icin cabalayan, son yillarda sinemamizin seyirci cekme yonunden en iddiali yani olan kalabalik oyuncu kadrosuyla goz dolduran, renkli kostomleri ve setleri ile kendi farkli dunyasini kurmaya calisan ancak anlattigi oykuyu uzattikca uzatan bir film bu. Acikcasi ben izlerken bir keyif alamadim, gulemedim. Ozcan Deniz'e halen bir oyuncu olarak alisabilmis degilim, burada da kendi sesiyle oynamasina ragmen yine de oyunculuguna isinamadim. Hic olmassa Haluk Bilginer filmin sikintisini bir acidan bana unutturmaya calisti ama o da bir yere kadar. Sonucta ben bir keyif alamadim. Bu arada kisisel bir elestiri, filmlerin "Olacak O Kadar" skecleri gibi tiyatro sahnesi gibi setlerde ve tumuyle yapay isik kaynaklari kullanilarak cekilmesinden nefret ediyorum, burada da beni en cok rahatsiz eden olaylardan biri buydu, hersey paril paril ortada ve fazlasiyla aydinlik...teknik anlamda ne sinematografi ne de isik kullanimi acisindan hicbir keyif alamadim. Belki de bu yuzden film bana uzun bir skec gibi geldi, bende o yuzden sinemasal yonden ciddiye alamiyorum, kimbilir (boyle filmler izleyince Michael Mann'in filmlerinin teknik yonden degerini daha iyi anliyorum, biraz alakasiz oldu belki ama bu da benim gorusum)...(4/10)
benim için bu filmi izlemek çok zzevk vverici değildi ama sıkıldığımda söylenemez.öyle pek bir karmaşa heyecan yok ama kadro sağlam olduğu için izlenesi bir film
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.