En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
JeanClaudeVanDamme
Takipçi
1.209 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
31 Ocak 2012 tarihinde eklendi
John Singleton filmini hayatın içinden bir kesit olarak inandırıcı kılmak için bu sert öykünün içine gereğinden çok fazla komedi sahnesi yerleştirmiş ve bu filmin olmak istemediği şeye dönüşmesine yol açıyor.Çok ciddi inandırıcılık sorunu var ve Singleton hala ucuz piyasa işleri yapmaya devam ediyor.
...John Singleton'ın düşüşü devam ediyor. Kendisine "en iyi yönetmen" dalında Oscar adaylığı getiren 1991 tarihli "Boyz'N the Hood" ile genç yaşında kariyerinin en iyi filmine imza atan yönetmen, bu başarısının devamını getiremedi maalesef. Ardından çektigi "Higher Learning", "Shaft" ve "2 Fast 2 Furious" vasatı geçemeyen yapımlardı kuşkusuz. Maalesef bu filmlerin arasına "Four Brothers"ı da eklemekten çekinmemiş yönetmen. Manevi annelerinin bir market soygunu sırasında öldürülmesi üzerine tekrar biraraya gelen Mercer kardeşler, başta kolay gibi gözüken bir intikam oyununa girişirler. Ancak çözmeye çalıştıkları dava hiç de sıradan bir çete olayı değildir. Anneleri düpedüz bilinçli bir şekilde infaz edilmiştir. Dış basında sıradan bir intikam filmi türünden eleştiriler alan "Four Brothers" gerçekten de bu eleştirilere katılacağımız türden düz ve sığ bir yapım. Hikayesindeki merak öğesini sonuna kadar taşıyamayan, bir yerden sonra sıkıcı olmaya başlayan film, kendi kanunlarını kendileri koyan baş karakterlerinin ciddiye alınamayacak kadar rahat hareket etmeleri ve soruşturmalarında istedikleri sonuca hemen varmaları sayesinde yer yer de sinir bozucu olabiliyor. Mark Wahlberg'ün "sert adam" formatında karşımıza çıktığı, Outkast'in Andre 3000'ı Andre Benjamin'in ise "Be Cool"un ardından oyunculuğa iyice ısındığının sinyallerini veren film belki başrol oyuncularının sempatikliği ile izlenebilir ancak Singleton'ın filmine yönetmenlik namına birşey katamadığı da bir gerçek...(4/10)
.... John Singletonın düşüşü devam ediyor. Kendisine 'en iyi yönetmen' dalında Oscar adaylığı getiren 1991 tarihli 'BoyzN the Hood' ile genç yaşında kariyerinin en iyi filmine imza atan yönetmen, bu başarısının devamını getiremedi maalesef. Ardından çektigi 'Higher Learning', 'Shaft' ve '2 Fast 2 Furious' vasatı geçemeyen yapımlardı kuşkusuz. Maalesef bu filmlerin arasına 'Four Brothers'ı da eklemekten çekinmemiş yönetmen. Manevi annelerinin bir market soygunu sırasında öldürülmesi üzerine tekrar biraraya gelen Mercer kardeşler, başta kolay gibi gözüken bir intikam oyununa girişirler. Ancak çözmeye çalıştıkları dava hiç de sıradan bir çete olayı değildir. Anneleri düpedüz bilinçli bir şekilde infaz edilmiştir. Dış basında sıradan bir intikam filmi türünden eleştiriler alan 'Four Brothers' gerçekten de bu eleştirilere katılacağımız türden düz ve sığ bir yapım. Hikayesindeki merak öğesini sonuna kadar taşıyamayan, bir yerden sonra sıkıcı olmaya başlayan film, kendi kanunlarını kendileri koyan baş karakterlerinin ciddiye alınamayacak kadar rahat hareket etmeleri ve soruşturmalarında istedikleri sonuca hemen varmaları sayesinde yer yer de sinir bozucu olabiliyor. Mark Wahlbergün 'sert adam' formatında karşımıza çıktığı, Outkastin Andre 3000ı Andre Benjaminin ise 'Be Cool'un ardından oyunculuğa iyice ısındığının sinyallerini veren film belki başrol oyuncularının sempatikliği ile izlenebilir ancak Singletonın filmine yönetmenlik namına birşey katamadığı da bir gerçek... (4/10)
ilk 20 dk sıkıcı gibi ama sonra sıradan bir film olmaktan çıkıyor ve aksiyon sahneleri süper hele buzda araba ile takip pek rastlanmayan bir sahne..10/8 tyresse gibson mark wahlberg iyilerdi
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.