Film sonunda sanki "Şeytan varsa Tanrı da var" olgusunu kabul ettirmeyi hedeflemiş. Emily güya bu yüzden bu acıları çekiyor. Şeytan varsa Tanrı da var! Bence mantıksız. Tanrı var ama din ile şeytan var mı orasını bilemiyorum.
Alıştığımız ayin korku filmlerine nazaran konusu diğerlerine göre farklı işlenmiş ve her şey mahkemede gün yüzüne çıkmaktadır.Biz her şeyi mahkemede öğreniyoruz,buna ilk pek sıcak bakmasak da koca film mahkemede mi geçiyor desek de izlediğinizde bu sizi biraz da olsa senaryonun içine çekiyor izleseniz de izlemesenizde bir şey kaybetmezsiniz.
bence film gerçekten izlenmeye değer.insan gercekten hem üzülüyor hem geriliyor hemde korkuyor yani tam olarak verilmek istenen msj verilmiş film süper olmuş
bence muhteşem bir film filmin bir davada anlatılanlara göre oynanması insanların filmi daha iyi analmasını sağlıo emily rose karakterini camnlandıran kız aşırı güzel oynamış bu film dier korku filmlerinden farklı ollayın yaşanmış olması daha da derine indirio herkez görmeli...
bende çok beğendim filmi.. özellikle bir sahnesi vardıki insanın tüylerini ürpertiyor.. hani pederin kızın içindeki şeytanı ahır gibi bir yerde çıkartıken, tam 6 şeytan isimlerini tek tek saydığı sahne varya acayip birşeydi. kızın 6 sı arasındaki sıralı dönüşümleri filmde beni etkileyen kilit noktalardan biriydi.
hayatımda izlediğim en süper korku filmi...gerçektn sürükleyici ve gerilim dolu...birden ne olup bittiğinin farkında olmayıp ürperebilirsiniz..ve emin böle bişi bu hayatta olmuşturr...
Tek kelimeyle muhteşem.Filmin sonunda size mantıklı gelen neyse ona inanıyorsunuz.yani sizi saçma sapan bir senaryoya yönlendirmekten ziyade mantık çerçevesinde istediginiz cevaplarıda buluyorsunuz.başroldeki Emilinin ve Avukat kadının performansları dudak ucuklatan cinsten.hatta korkudan cok gerilim ve dram dolu bir hikayeyi aktarıyor film.birbirine bu kadar iyi harmanlanmış senaryo, çekim ve oyuncu rolleri olan bir film daha varmı derseniz sadece Esaretin Bedelini söyleyebilirim.Mutlaka izleyin
Film izlemek benim en sevdiğim aktivitedir. Ve daha çok korku tarzını severim. Filmin cd sini yıllar önce alıp izlemiştim. İsmi ve kapak fotoğrafı çok ilgimi çekmişti. O günden beri bu kadar ürperdiğim başka bir film izlemedim . Sanırım korku filminden beklentimiz bizim kendi ilgi alanlarımızla alakalı. Beni korkutan tek film tarzı bu tarzdır. Ve bu tarzın bana göre en iyi örnegi bu film. Beyazperde seyircisi eleştirisini olumsuz yönde kullanmış. Kurgusal olarak eleştirmiş ve ideolojik yaklaşmış. Korku filmi izleyicisi filme böyle yaklaşmaz. ( en azından ben öyle düşünüyorum) İnsanların içinde korkuyu tetikleyen anılar , bilgiler, ilgiler vardır. Filmde bunlardan bir çağrışım geldiğinde korkuyu hisseder. Yani bu sadece içinde beslediği duyguların filmde yansımalarını görebilmektir. Bunları görüyorsan artık ayrıntılara kafa yormazsın. Filmin gerçek konusunun almanyada geçmesiyle filmdeki kurgunun olayları amerakida geçiyor gibi gösterilmesi ya da sadece hristiyanlık dinine vurgu yapılıyor olması gibi düşünceleri ilk başta düşünmezsin. Çünkü sen olayı artık kendi içinde yaşarsın ve filmden zevk alırsın. Bunun dışındakiler çok sonra eleştireceğin ayrıntılar olmalı.(kendi görüşüm) Tekrar söylemek isterim ki bu türün en iyisi bence bu film. Konusunun yaşanmış bir olaya dayanması da filmi çekici kılıyor. Arşivde bulunması gereken efsanelerden...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.