bence türünün değişik örneklerinden bir filmdi. size biraz halka filmini falan anımsatıyor ama onunla hiç ilgisi yok. ama köy filminin daha iyi işlenmiş hali diyebilirim. bence güzeldi.
Reaping fragmanından da anlaşılacağı üzere İncil'de geçen 10 belanın gerçekleşmesini konu ediniyor,ana karakter kocası ve kızı Sudan'daki misyonerliği sırasında halk tarafından kurban edilmiş(böyle bir tramvayı nasıl olmuş da atlatmış bu da merak konusu)ve bu olaydan sonra da dine sırtını dönmüş genç bir kadın,kendini mucize diye inanılan olayları deşifre edip mantıklı sebeplere bağlamaya adamış,günün birinde ufak bir Amerikan kasabasından bir çağrı alıyor ve olaylar gelşiyor,arada çeşitli sürprizler(ki hemen hepsi bu tarz birkaç film izlediyseniz tahmin edilebilir şeyler)bolca ses efektiyle sıçratma denemesi ve bu tarz bir filme göre biraz fazlaca görsel efekt içeriyor,oyunculuklar normal düzeyde ve filmi sürüklemeye yetiyor,ama açıkçası bu tarzda başka bir yapım izlediyseniz(örneğin İskelet Anahtar)çok yeni birşey görmeyeceksiniz bu kesin,yalnızca filmin görüntü çalışması bu sıradanlığı kırıyor ve gerçekten görsel bir şölen sunuyor izleyicilere,yalnız işin sıkıntı yaratan kısmı teknik konular veya senaryo değil(aradaki kimi espriler,gülümsetiyor)sıkıntı filmin başlarda boşinan kapsamında değerlendirdiği şeyleri sonlara doğru gerçek olarak göstermesi ve ana karakterin bir anda imana gelmesi.Elbette bunda kötü birşey yok,fakat,film bu ani muhafazakar hamlesi ile sanki kilise adına çekilmiş bir film gibi duruyor ki bu da açıkçası filmin bütün sanatsal bütünlüğünü bozan bir durum,neden şüpheci bakış açısının korunduğu bir final yapılmamış diye sormadan edemiyor insan,film bu haliyle Exorcist ve Omen filmlerinin kötü bir kopyası gibi duruyor ve orjinal bakış açısını terk edip klişelere sığınıyor(ki bu tarz filmlerin ana klişesi olan inançsız karakterin finalde imana gelmesi durumu burada da geçerli)neden bunun tersi bir film yapılmıyor diye de merak etmiyor değilim doğrusu,ayrıca Katherine'e yardımcı olan rahip dostunun sonu da mantıken filmin yapısına pek uymuyor ve olsun bitsin diye konulmuş gibi duruyor.Buna kıyasla Omen çok daha güncel bir bakış açısına sahipti ve kötülüğün tek kaynağı olarak ilahi güçleri göstermiyordu,filmin tematik açıdan tek olumlu yönü negatif güçlere tapınan tarikatları kötülemesi olabilir ki bunun karşısına mantık yerine Hristiyanlık gibi gün geçtikçe kan kaybeden bir dini koyması bu artıyı silikleştiriyor,sonuç olarak her ne kadar fena bir gerilim filmi olmasa da The Reaping muhafazakar bakış açısı nedeniyle iz bırakmayacak ve kilise adına çekilmiş gibi duran bir film olarak anılacaktır.5.5/10 Saygılar.
Açıkçası klişe bir gerilim filmi olmuş. Kurgu da ve görsel efektlerdeki başarısına rağmen oldukça sıradan bir yapıt... Ayrıca senaryo açısından bakıldığında olaylar arasındaki geçişlerde oldukça ciddi problemler var görünüyor... Oyunculuklarda iyi değildi ama tüm bunlara rağmen boş vakti olanlar için seyredilebilir nitelikte diyebilirim...
Normalde konu benim ilgimi çeken bir konu değildi.Stephen Rea ve Stephen Hopkins için merak edip izledim.Ama şunu söyleyebilirim son zamanlarda kendine gerilim filmi deyip de germeyi başaran ender filmlerden biri ’’The Reaping’’.
Gizemli olayları anlatan kimi filmler, konusunu Hristiyan mistizminde bulur -sinemada birçok örneği var- ve The Reaping de bunlardan biri...Hasat’ın başrolünde Oscar ödüllü Hilary Swank var ve bir bilimadamını canlandırıyor. Evet bilimadamını canlandırıyor ancak filmdeki misyonu bilimle çok da alakalı değil, bilakis kiliseyle alakalı...Hasat , genel itibarıyla tutarlı sayılabilecek bir kurguya, ortalama bir kamera ve ışık kullanımına sahip sürükleyici ve merak uyandıran bir film. Ancak Hristiyan mistizmini ilginç bulmayan izleyiciler için geçerli olmayabilir tabi bu. Film aslında sonuna, yani final sahnesine kadar, gayet başarılı sayılabilecek bir olay örgüsüne sahip ancak final sahnesi filmin geri kalan kısmı ile çok bağdaşmıyor, deyim yerindeyse o ana kadar filmin inşa etmiş olduğu kurguya biryerde zarar veriyor. Finaldeki görsel efektlerin kaliteden yoksun oluşu bir yana, olayı tamamen ve çok tekdüze bir şekilde Tanrı’yla ilişkilendirmesi, örneğin gökyüzünden hedefe atılmış füze misali gelen ateş topları, filmi birden birkaç gömlek birden aşağı indiyor...Final sahnesini saymazsanız çok da fena bir film değil Hasat. Hatta ileriki bir tarihte devam filmiyle karşılaşmak bile olası. Yeterince boş zamanınız varsa izlenebilir. Ama izlemezseniz de çok şey kaybetmeyeceğiniz kesin...
gerilim seviyorsanız izlerken sıkılmazsınız. ama dahiyane bir film değil. ama sizi sıkmadan akıcı üslubu ile kendisine bağlıyor. gerilimide belli ölçüde başarıyor. 6,5/10
Bir Swank hayranı olarak büyük beklentilerim vardı oyunculuğu hariç tabii yine göz dolduruyor fakat film için aynı şeyi söyleyemiycem vasattı,kurgu klasikti.Konu son anda karmaşık hal alsa da pek etkileyebildiğini söyleyemiycem.10/6
düz bir filmdi.İyi film diyemem kötüde değildi ama.Ne bileyim izledikten sonra kötümü iyimi olduğunu sizde göreceksiniz.Görsellik fena değil.Görüntü yönetmenide iyi iş çıkarmış ama fazla bişey beklemeyin.10 üzerinden 6
eleştirilere baktım ama bazılarına katılamadım.bu tarz bi filmden daha başka ne beklenebilirki.bizim korku filmlerimizle kıyaslanırsa harika bile diyebiliriz.filmdeki efektler de fena değildi.bence izlenilebilir bi film,önerebilirim bu tarz filmleri seven arkadaşlara..İnanç üzerine kurulu ve klişelerle dolu bir film. Eğer gerilim-korku filmlerine yatkın bir seyirciyseniz bazı sahneleri tahmin eder hale geldiğiniz için, film sıkıcı bir havaya bürünebiliyor. Bir kaç efektle ve Hilary ile film ayakta duruyor diyebilirim
Özellikle Lost, Heroes, Jericho, Prison Break ve 24 gibi dizilerin takipçisi ve bugüne kadar çekilmiş gizemli gerilim ya da korku filmlerinin müptelası iseniz bu filmin size çok da farklı şeyler teklif edemeyeceğini söylemem gerek.
Başından sonuna filmin nasıl gelişeceğini ve nasıl biteceği hemen anlayıveriyorsunuz. Ses efektlerine ve Hillary Swank'in oyununa diyecek hiç bir şey yok ama 90 dakika anlatıp 5 dakikada filmi bitirmek hem senariste hem de yönetmene pek yakışmamış.
Benim notum 6/10, evde boş zamanınızda seyretmek için ideal ama sinemaya gitmeye değmeyecek bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.