M. Night Shyamalan'ın art arda çektiği mükemmel filmlerden sonra belki de egosuna yenildiği filmiydi bu.Çok büyük bir başarısızlık ve gerilim filmleriyle yakaladığı seyirci kitlesini cezbedecek hiçbir yönü yok.Shyamalan hala daha kendine gelebilmiş değil zaten.
Ürkütücü bir peri masali bu, modern zamanla harmanlanmis. Eski zamanlarda suda yasayan perilerle insanlar dostmus. Suda yasayanlar, insanlari yasamla ilgili uyarirmis ve iyi yasamlari için ögütlerde bulunurmus. Ama adi üstünde insanmis bu, dinlemeyi bilmezmis... Ve bir gün dinlemeyi hepten kesmis, kendi bildigini okumus. Sudaki periler de artik gelmez olmus. Dünya haset, düsmanlik, savas ve terörle dolmus; isler içinden çikilmaz olmus. Bir gün sudaki kiz insanlar için geri dönmüs, pesinde onu öldürmeye can atan düsmanlarina ragmen... En Iyi Film, En Iyi Yönetmen ve En Iyi Orijinal Senaryo dallarinda Oskari kazanan Altinci His’e ek olarak, Ölümsüz, Isaretler ve Köy gibi gerilim filmlerinin, bazi çevrelerce Spielberg’e rakip gösterilen yönetmeni Shyamalan, Sudaki Kiz için iste böylesine güzel bir masalla yola çikmis. Insana yönelik pek bir tehlike söz konusu olmadigindan filmin pek ürkütücü oldugu söylenemez. Onun yerine, sinema elestirmeni karakterinin öldügü sahne gibi birkaç yerde espri isiklari var, gülümsetiyor insani. Sudaki Kiz’in vasat degilse bile ortalama bir film ayarinda oldugunu inkar edemem. En azindan Altinci His’in yanindan bile geçemez. Diger yandan, filmde bazi piriltilar var ki insanin içini isitiyor. Örnegin, dünyanin kaderini degistirecek bir yazari bulmak için gelen sudaki kizin, katiksiz masumiyeti ve iri gözlerindeki sonsuz huzur karsisinda etkilenmemek ve 'Ulasmamiz gereken nihai nokta bu olsa gerek' diye düsünmemek elde degil. Filmdeki bir diger pirilti ise, kiyida kösede kalmis, siradan ve ise yaramaz görünenlerin bile varolusunun bir nedeni oldugu savini gütmesi, belki digerlerinden bile çok. Aslinda siradanlik bunlarda yalnizca görüntüdedir. Kendi halinde yasayan her bir karakter, kendi baslarina civil civil renklerdir. Her seyin yaniti, kibrinden yanina yaklasilmayanlarda degil, belki de bu önemsiz görünen insanlarda bulunacaktir, kim bilir?
İzlemeden evvel pek bir beklentim yoktu ama bu kadar kötü ve sıkıcısını da beklemiyordum akşam izleme gafletinde bulundum ve konu o kadar inandırıcılıktan ve sürükleyicilikten uzak ki uyumamak için kendimi çok zor tuttum ve bir an önce bitsin dedim.M. night shyamalan sempati duyduğum yönetmenlerden biriydi ama artık kredisini tüketiyor ya adam gibi mantık sınırları içinde filmler yapsın ya da yapmasın.Film boyunca koca apartman kızı geri döndürmek için seferber oldu bir allahın kulu da bu kız kimdir nerden geldi diye bir soru sormadı güzel bir şekilde bağlanabilirdi ama o da olmamış sonu da bilindik.Bence zaman kaybı.5/10
Shyamalandan muazzam güzellikte bir masal.Atmosfer tüm Shyamalan filmlerinde olduğu gibi olağanüstü,James Newton Howard yine beste olarak döktürüyor.Bu filmi öyle herkes anlayamaz!Film biraz sinefil işi,yani düz kalıplardan sıkılıp farklı tatlar arayan sinefillerin ağzına layık...The Last Airbender hariç Shyamalanın tüm filmleri muazzam...
yönetmen çok eşsiz biri yaptığı filmlere biraz dikkat ederseniz o kapıyı aralaya bilirseniz yönetmenin ne kadar işinde profesyönel olduğunu anlardınız bu film bira dikkatli izlense böyle yorumlar olmazdı.
Filme yorum yazmadan önce bazı arkadaşların yazdıklarına bir yorumum olacak.Film gerçekçilikten çok uzak denmiş. Türü Fantastik olan bir filmin gerçekçi olması biraz tuhaf olurdu sanırım. Yıldız Savaşları filmi bu kadar çok sevilirken bu film gerçekçilikten çok uzak bu sebeple kötü denilebilirmiydi. Ben yönetmenin tüm filmlerini çok beğenerek izliyorum. Kendine özel bir tarzı var. Sadece 6. His filmi bu kadar ilgi çekti diye tüm filmleri o yönde olması beklenemez. Bir korku filmi yada gerilim filmi izlemek isteyenler elbette hayal kırıklığı yaşarlar.Köy filmi de Sudaki Kız filmide kesinlikle İnsanlara iyiliği ve insanlığı hatırlatmaya çalışan yapımlar.Sudaki Kız, izlerken yavaş yavaş sizi içine çeken bir film. Anlatım ve hikaye gerçekten hoş. Hayattan beklentileri kalmayan, kendi küçük dünyalarında hayatlarını geçirmeye çalışan bir grup insanın, inanacak, tutunacak bir dal bulmalarını anlatıyor bence film. İlk anda şüpheyle yaklaştıkları sonradan ise hayatlarını tehlikeye atacak kadar inandıkları su perisi hikayesi, her insanın bu dünyada bir amacı ve görevi olduğuna inandıyor onları. Bu dünyada yaşanılanların bir tesadüf değil, bir kader olduğunu vurguluyor bence. Kesinlikle büyüklere küçük bir anlatmış masal Shyamalan. Amerikaya olan eleştrilerini bu kadar net ve cesaretle işlediği için ayrıca tebrik ediyorum. Eminim The Last Airbender filmide muhteşem olacaktır.
6. His filminin hatırına hala filmleri izlenen yönetmen bakalım o filmin ekmeğini daha ne kadar yiyecek. İnsanlar hala 6. Hisin hatırına bir şans daha veriyor Shyamalana. Ama her seferinde beklediğinin çok altında filmlerle karşılaşıyoruz. Burda tabi kendi adıma konuşuyorum. İşaretler, Köy ve şimdi Sudaki Kız. Hep beklentimin altında çıkan filmler. O kadar vasat bir filmki eğer bedeninizde birazcık uyku geziniyorsa karşı koymanız imkansız haberiniz olsun.
M. Night Shyamalana hiç yakıştıramadığım bir film.Her zamanki gibi sınırlarını zorlayarak değişik bir konu bulmaya çalışmış.Değişik de.Ama,bu sefer başarılı olamamış.Yalnız bir tek unsuru beğendim.O da değişik tiplerde ve karakterlerde olan apartman sakinleri.Shyamalan,bu filmde karakter yaratımını konuşturmuş gerçekten.O tarafı güzel.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.