En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.458 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
4 Ekim 2021 tarihinde eklendi
“Videodrome”, neredeyse bütün (sinema) filmleri arşivimizin demirbaşları arasında yer alan sıra dışı yönetmen David Cronenberg’in yine kendisi gibi sıra dışı olan “tekno-sürrealist” kategorideki filmlerinden biri…
Senaryosu da bizzat Cronenberg tarafından yazılan ve 5,95 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen (ancak ne yazık ki sadece 2,1 milyon dolarlık gişe yapan) filmin, 7.3/10 (70.795 oy) ve 3.7/5 (41.003 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamaları pek de fena değilken 7.3/10 (46 yorum) ve 60/100 (6 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritics yorum ortalamaları, Reader’dan filme 100 üzerinden 40 veren Dave Kehr ile Chicago Sun Times’dan 38 veren Roger Ebert sayesinde yerlerde sürünüyor...
Kısaca konusu, çok masum gibi görünen TV dünyasının, istenildiğinde bazı gizli ellerde nasıl bir toplumsal manipülasyon aracına dönüştürülebileceğine ilişkin gerilimli ve zor bir hikayenin anlatıldığı olaylar dizisi olarak özetlenebilecek olan filmin, oyuncu kadrosuna baktığımızda başkarakter Max Renn rolünde, sanıyoruz yapması daha kolay olduğu için son yıllarda ağırlığı sinema filmleri yerine TV dizileri ve seslendirme işine vermiş olan James Woods’u görüyoruz…
“Nasıl oynamış?” derseniz…
İrili ufaklı rollerde, daha pek çok oyuncu kendisine eşlik ediyor olmasına rağmen, filmi öylesine domine etmiş ki, film bittiğinde 87 dakika boyunca sadece onu izlemişsiniz gibi bir duyguya kapılıyorsunuz…
Gerçi biz izlediğim bütün James Woods filmlerinde, karşısındaki oyuncu kim olursa olsun hep aynı duyguya kapılmışızdır… Hani filmin tamamını değilse bile en azından o sahneyi, karizmasıyla domine ettiğini düşünmüşüzdür hep…
Yani, her zamanki gibi yine "iyi oynamış"…
Filmin teknik kadrosuna baktığımızda ise çok ilginç bir manzara ile karşılaşıyoruz…
Nasıl mı?
Şöyle ki, görüntü yönetmeni Mark Irwin [“The Dead Zone” (1983), “The Fly” (1986) ], editör Ronald Sanders ve sanat yönetmeni Carol Spier [“The Dead Zone” (1983), “The Fly” (1986), “Dead Ringers” (1988), “Naked Lunch” (1991), “Crash” (1996), “eXistenZ “(1999), “Spider” (2002), “A History of Violence” (2005), “Eastern Promises” (2007), “A Dangerous Method” (2011), “Maps to the Stars” (2014) ] ile burada adını sayamadığımız daha pek çok ismin kadrolu proje ekibi gibi neredeyse bütün David Cronenberg filmlerinde hep birlikte çalıştıklarını görüyoruz…
Sanıyoruz Cronenberg filmlerinin büyüsünün sırrı da köklü bir geçmişe dayanan bu iş birliğinde yatıyor…
Futbol deyimi ile artık pasları birbirlerine bakmadan atıyorlar… Zira herkes, kimin nerede olacağını ve ne yapacağını ezbere biliyor gibi… Bize göre, Cronenberg’in filmografisindeki ilk filmlerden biri olmasına rağmen “Videodrome” da da bu birlikteliğin emareleri çok açık bir biçimde hissediliyor…
Sonuç olarak “Videodrome” hakkında söyleyebileceğimiz tek şey, kim ne derse desin diğer David Cronenberg filmleri gibi bu filminde izlenilmeyi fazlasıyla hak ettiği şeklinde olacak…
Keyifli seyirler,
Son bir not: Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 10 Ağustos 2018 günü saat 01.00’da yazılarak paylaşılmıştır...
'80lerdeki kült filmler' başlığı oluşturacaksak eğer,videodromeu ilk sıralara yerleştirmemiz gerekir.hem 80ler havası,hem de herşeyiyle kültlükten sonuna kadar nasibini almış bir cronenberg yapıtı.mükemmel mi,bence değil,yer yer oflayıp puflayabilirsiniz,fakat gerçekten de eleştirelliği ve söyledikleri açısından oldukça dikkat çekici diyebiliriz,80lerin başında bunları söylemek hem cesaret hem de öngörü ister,cronenbergte bunlar fazlasıyla mevcut.günümüze döndüğümüzde 25 yıl önceki bu filmin tamamen olmasa da en azından dolaylı yoldan etkilerini ve doğruluğunu görmemek mümkün değil.video,televizyon,teknoloji gibi kavramlar hakkında önemli tespitler var.beğenilme oranı çok yüksek olmayabilir fakat yine de izlenebilir.cronenbergin izlediğim en iyi filmi değil yine de.
1982 yılında büyük bir yankı uyandırmış olan videodrome ileri görüşlü yönetmeni david cronenberg sayesinde kült mertebesine erişti.Etkileyici finali ile hem korkutan hem de düşündüren bir etki bırakıyor üzerinizde.Tvnin insanlığın hayatına ne derecelerde müdahale edebileceğini insanı gerçeklik ile yanılsamalar arasında nasıl götürüp getirebileceğini gözler önüne seriyor adeta. Arşivinizda olmazsa olmaz...
80li yıllardan gelen kült bir Cronenberg başyapıtı.Televizyonun zararları,video kaset çılgınlığı arka planında teknoloji/beden ilişkisi gibi gözde Cronenberg temasını ustaca işleyen aşmış yapım.Sadomozist ilişkiler,bastırılmış cinsellik,modern toplumların şiddet ve porno tutkusunu eleştirisini içeren yapımda Max karakterinin son 25 dakikada çarpıcı efektler eşliğinde yaşadıkları Cronenberg sinemasının doruk noktaları kesinlikle.Zamanında anlaşılmamış hala değeri verilmeyen çarpıcı teknoseksüel deneyim.8/10
En sevdiğim yönetmenlerin başında gelen David Cronenbergin en sevdiğim filmlerinden biri...Videodrome,Freudyen alt metinlerle dolu,insanın teknoloji ile olan hastalıklı ve ayrıksı ilişkisini anlatan hazmı zor ve diğer tüm Cronenberg filmlerinde olduğu gibi (son dönem filmleri hariç) anlayabilen kesime hitap eden kült bir yönetmen...Cronenberg izlemek başlı başına bir felsefe ve muazzam bir deneyim,sakın 'hadi bu akşam elimizde cips Cronenberg izleyelim' demeyin siz zararlı çıkarsınız...
Oldukça sıkıcı bir film. Filmin anlattığı konuya kendinizi veremiyorsunuz çünkü can sıkıcı bir anlatıma sahip. Şahsen filmden hiç etkilenmedim ve anlattığı konuya kendimi veremediğim için benim için oldukça sıkıcı bir 90 dk oldu. Filmde heyecan verici ögeler yok izleyiciyi başına kitleyecek. O yüzden dünyanın en sıra dışı filmi olmayı hak etmiş bile olsa süper sıkıcılığından kötü bir film imajı çıkıyor ortaya. İzlemeye değer mi? Bence değmez çünkü vermek istediği fikir, sıkıcılığının gölgesinde kalıyor. 4/10
Bir filmde sahneler arasında bağlılık yoksa ,konuyu izleyiciyi boğmadan anlatım yoksa ,senaryosu ,oyuncuları ve yönetmeni ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar vasatın üzerine çıkamıyor o film.
Uçuk kaçık sahneler biraz daha az olsa filmi daha çok sevecektim ama zaten Crononberg b filmleri seven bir yönetmen.Videodrome harika bir kurgu ve senaryoya sahip.Toplum eleştirisini harika bir şekilde başarmış.Bir iki küçük değişiklikle bir başyapıt olabilirmiş ama yine de izlenesi 6.5/10
Yine çok ilginç bir hikayeyi birçok abartı ve mantık hatasıyla sıradan bir seğirlikten öteye götüremiyor Cronenberg, nerdeyse tüm filmlerinde sanki daha iyi olabilirmiş gibi bir his yaratmasıda oldukça ilginç.
Artık NOSTRADAMUS yerine CRONENBERG kehanetlerinden bahsetmek daha mantıklı olacak.Filmin yapım yılı 83 ve geçen süreçte televizyonun,medyanın ve en önemlisi yerinde kullanılmayan teknolojinin dünyayı nereye götürdüğünün farkına varmak için ne kadar sıkıcı olursa olsun(hiç değil aksine akıcı)izlenmesi gereken bir CRONENBERG başyapıtı.
Eleştirilerin ve göndermelerin sınırsız olduğu bir cronenberg başyapıtı.Filmde yoğun ironi ile baraber makineleşen insanların,medyanın domine ettiği dünyada gerçekliğin ne kadar değiştiğinin altı çiziliyor.Genellikle filmlerinde gördüğümüz kolayca etki altına girebilen,yönetilen insan beyni bu filmde de odak noktası olusturmuş.Spekülatif ve sanal dünyanın sosyal problemlere ve nevrozlara yol açabileceğine dair tezi savunan ayrıksı yönetmenin en iyi filmlerinden biri.
konusu çekim zamanına göre çok orjinal ve yerinde..video kültürünün henüz yaygınlaşmaya başladığı günlere denk geliyor sanırım açıkçası kapak gibi oturmuş bir gerilim..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.