Özellikle pacificki izledikten sonra bir dizide bile bu kadar etkileyici gerçekçi bir anlatım yakalanabiliyorken büyük bütçeyle çok uzun uğraşlardan sonra usta bir sinemacı nasıl su birikintisi derinliğinde, bu kadar sıkıcı ve basit bir savaş filmi çıkartır diye düşünmeden edemiyordunuzki herkez her filmi çekemeze geliyor Clint usta savaş filmi çekmekten anlamadığını İwo Jima fiyaskosuylada resmileştirdi.
clint dedem artık bu propaganda filmlerini çekmeyi nezaman bırakacak usanmadıkmı artık bu tür filmleri izlemekten.coniler izin versinde bizim yönetmenler istanbulun fethini yada çanakkaleyi çekseler en harbi destan filmleri olur kesin
hem politika uğruna kahramanlar yaratan sistemi hem onları kısa süre sonra hatırlamayan insanları hem de savaşın anlamsızlığını ve acımasızlığını eleştiren bir film atalarımızın bayrakları.bundan da öteye geçmek istemiyor.dolayısıyla klasik bir savaş filmi olmaktan sıyrılıyor daha çok hayat hikayelerine dönüşüyor.clint eastwood'u tebrik etmek lazım iyi bir iş çıkarmış.hem ele aldığı konu hem de yönetmenliğiyle...
konusu pek çok diğer savaş filminden farklı.iwo jima kahramanlarının ülkelerinde nasıl karşılandığı,savaş dışı gelişmeler,’’kahramanlık’’kavramı irdeleniyor filmde.açıkçası iwo jima dan mektuplar ı daha fazla beğendim,o daha akıcı ve aksiyonluydu.ama bu film de kendi başına oldukça başarılı sayılır,önceki arkadaşa katılıyorum biraz da jarhead kokusu var
İlginç bir film var karşımızda. İlk önce şunu belirteyim; ben filme gitmeden önce çok önyargılıydım, filmin isminden, afişten, hatta daha önce gördüğüm fragmanlardan. Bu kadarı da fazla dedim kendi kendime, Amerika'nın 11 Eylül sendromu anladık da, bu bana ?el insaf? dedirtmişti resmen, hatta bugün gittiğim sinema salonunda (herhalde bu yüzden belki de) bir elin parmakları kadar seyirci mevcuttu. Ancak, film aksine ABD hükümetinin kahramanlaştırdığı daha sonra bu kahramanları kendi amaçları uğruna bir hiç için kullandığını ve bu kahramanların aslında ?kahraman? olmadığını çarpıcı bir dille anlatıyor, yani tamamen ?objektif? ve Amerikan ?milli?(!) politikalarını eleştiren bir yapıt var karşımızda. İddia ediyorum eğer Eastwood o 1950'lerde hatta 1960'larda bu tarz filme imza atsaydı büyük ihtimalle hapsi boylardı. Ancak, filmi ben genel ve Eastwood filmografisi açısından vasatın biraz üzerinde buldum, Eastwood filmleri adına hayal kırıklığı bu yüzden. Sahneler çok fazla uzatılmış, ha bire film kah savaş öncesine, kah savaş sonrasına, kah şimdiki zamana gidip duruyor ikinci yarıda özellikle bu kurgu yüzünden seyircinin başı dönüyor, en önemlisi filmdeki malzeme belki 2 saati geçmez film üç saat sürüyor. Yönetmen bir de sanki hangi konuya odaklanacağını bilememiş, filmin konusunu yukarda bahsettiğim konu olmasına rağmen, film birdenbire ikinci yarıda o Kızılderili Uzman Erbaşa odaklanarak Amerikanın dönemin ırkçılık politikalarını ele alır oluyor onları dolaylı yoldan eleştiriyor, hâlbuki filmin esas konusu o değil bile, bana göre filme uzatmak adına yapılmış ucuz ve gereksiz bir politika. Son olarak şunu söylemeliyim; gerçek hayatta da Kızılderili olan Beach muhteşem oynamış rolünü, eğer Akademi birine ödül verecekse sırf ona versin Beach çünkü hak ediyor.
Eastwood’un tıpkı Letters from Iwo Jima’da olduğu gibi savaşa farklı bir açıdan bakıp, bazı gerçeklerin sanıldığı gibi olmadığını anlatmaya çalıştığı bir film.Fena film de değil.ANcak bana göre fazlaca uzun ve yer yer bayıyor...
bu filmi izlemeyenler savaş filmi izledim demesin bence.görüntü yönetmeni çok iyi bir iş çıkarmış.savaş sonrasınıda çok güzel işlemiş.biraz amerikan milliyetçiliği var ama olsun normaldir.savaş filminin biraz kaçınımaz özelliği.kızılderili vurgusunuda iyi işlemiş.hoş bir film.ben 8 verdimki beni bilenler bunun çok iyi bir puan olduğunu bilir.
Filmi bugün sinemada izleme fırsatı buldum ve filme bayıldım.Gerçek bir hikaye,mükemmel bir senaryo,oyuncu performansları ve yönetmenlik dehası.Hele filmin sonunda karaktererin orjinal resimleri içimi bir hoş etti.
Yönetmenin ayrı bakışlar yakalamak için ayrı filmler şeklinde çektiği bir seri.Henüz izlemek nasip olmladı ama japonların gözünden olanını da izlemek şart.Kaldı ki Iwo Jima çıkartması hakkında araştırma yapacak her insan olayı askeri literatürde thermopylae zaferi olarak görür.Çünkü galibiyet elde ederken hesapladığınızdan fazla harcadığınız kuvvet vardır.Japonlarda burada bunu yapmıştır.22 bin japona karşı 8 bin amerikalı asker.Sadece 100 kayıpla alınabileceğini düşünen amerikalılar için bu kayıbı zafere dönüştürecek tek şey işte o fotoğraftı....İzleyin derim her iki filmide.
Clint Eastwood'un daha iyi filmlerinide gördük ama bu filmide onlar kadar olmasada güzel ve yapımcı Steven Speilberg, ben Steven Speilberg ün parayı verip çekildiğini zannetmiyorum. Bu filmdeki savaş sahneleri sinema tarihinin en iyi savaş sahnelerinden biri oldu bile. Savaş, politika(politikacıların insanlık dışı hareketleri), ırkçılık; herşey var bu filmde kesinklikle izlenilmesi gereken bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.