Goya’nın Hayaletleri: en yeniler yorumlar - Sayfa 3
Goya’nın Hayaletleri
Ortalama puan
3,9
282 Puanlama
52 Kullanıcı yorumları
5
3 Eleştiri
4
27 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
10 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
coban-yildizi
2 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
7 Ekim 2007 tarihinde eklendi
Genel olarak iyi bir filmdi. Özellikle Javier Bardem'i oyunculuğu gözüme battı.Ama koca bir tarihi kısıtlı bir zamana sığdırarak anlatmanın zorluğu ile olaylar arasında ki geçiç hızlı olmuş. Buda kopukluğu getirmişti. Yinede tarihi filmlere meraklılar için ideal bir film.
Yine her azamanki gibi bir filme daha o filmi izlemeden büyük(ve abartılı) beklentilerle gitmenin bedelini ödedim.Bir çok açıdan; örneğin bir dönemin engizisyon mahkemeleri adı verilen vahşetini gözler önüne sermesi ve sözüm ona medenilikte tarih boyu üstlerine olmadığı için diğer ülkelerin geçmişine burnunu sokup da medeniyet dersi vermeye kalkan avrupalının kirli çamaşırlarını dökmesi açısından izlemeye değer olmasının yanında yine tarihin bir kesitini yansıtan her filmin kaderi olan olaylar arasında yer yer varolan kopukluklardan kurtulamamış olduğu için bir miktar hayal kırıklığı yaşamadım desem yalan olur.Ama tabii oyuncu kadrosu ve (burada tarafsız davranamayacağım) Milos Forman için izlenir.
Genel kanının aksine ben filmi beğendim.Umutsuzca gittim ama film benim için sürpriz oldu.Oyuncular bence harikaydı.Zaten filmi sürükleyende hikayeden çok onlardı.Arşivlik olmasada bir kere izlenmeyi hakediyor.En azından oyuncular için...
Çok başarılı bir dönem filmi.Natalie Portman'ın oyunculuğundan çok etkilendim.Özellikle bebekli sahnesi çok dokunaklıydı.Engizisyon mahkemeleri tarafından verilen kararların ne kadar acımasız ve anlamsız olduğunu,din adamlarının aslında din kisvesi altında neler yapabileceklerini,onların ikiyüzlülüklerini ve sevgisizliklerini yönetmen çok güzel yansıtmış.O dönemde yaşamış ve bu olaylara tanık olan Goya'nın hayatının da derinlemesine olmasa da filmde yansıtılması iyi olmuş.Keşke yönetmen Goya hakkında daha detaylı bilgi verebilseydi bize.Örneğin nasıl sağır olduğu ,20 yıl içinde neler yaşadığı.Filmde 20 yıl sonrasında yaşananlara bir anda geçilmesi kopukluk yaratsa da genel anlamda filmdeki bütünlük güzeldi.Herkese bu filmi görmesini tavsiye ederim.
Çok büyük beklentilerle gitmiştim bu filme fakat biraz hayalkırıklığına uğradım diyebilirim.Filmdeki oyunculuklar ve olayın geçtiği tarihsel dönemin yansıtılmasındaki başarıya diyecek yok fakat senaryoda çok fazla kopukluklar var ve senaryo havada kalmış gibi geldi bana ve maalesef bu da filmi vasatın biraz üzerine çıkartıyor.Yine de Bardem,Portman ve Skarsgard’ın büyüleyici performansları ve filmin usta yönetmen Forman’ın imzasını taşıması bu filmi izlemek için yeterli bir sebep.10/6.5
Duygularınızı en tepeye çıkartıp sonra da sizi oradan aşağıya mozart’la beraber mezara sokuyor ve her izlediğimde mozart’ın kefene sarılı ölü bedeninin kimsesizler mezarlığına atılışı sahnesinde beni istisnasız hıçkırıklara boğuyor...'neden böyle bir yeteneği bu çocuksu yaratığa verdin de bana vermedin; madem yeteneği vermiyorsun neden içime bu tutkuyu yerleştirdin?' serzenişi sanırım bir adamın nasıl tükeneceğinin özetidir...zaten tutkular tatmin edilseler bile insanı herzaman tüketir,bitirir...mozart ı hasta eden requiem in yazıldığı sahnede nasıl bir oyunculuk vardır ki izlediğmde bende hasta oluyordum nerdeyse...kini de nefreti de hırsı da aşkı da her türlü duyguyu da içinde barındırabilen bir şaheser,eksiksiz diye nitelendirebileceğim bir film...tek kusuru öyle alıştırıyorki film boyunca izledikten sonra her kahkahanız mozartın ki gibi oluyor...
filmin ne goyayla ne de hayaletlerle ilgisini bulabildim. filmin ilk yarısından sonra çıksaydım 10 verirdim. ama ikinci yarı tam bir hayal kırıklığı bence. sadece eski türk filmlerinde görülebilen saçmalıklar, ya da muazzam tesadüfler de diyebiliriz, vardı ikinci bölümde. filmin adı içinse lorenzonun aşkı gibi daha mantıklı bir çözüm gelebilirmiş. ilk yarısı için izlenebilir bir film.
Çok güzel bir filmdi.O zamanın aydınlanmamış Avrupasında Dinin etkisindeki Avrupa'da Sanatçılar özellikle Resim Sanatçıları,mucitler Engizisyondan çok etkilenmiştir.Avrupa'nın gelişmesinde çok ayakbağı olmuştur din adamları,rahipler.Niye bizde de Şeyhülislamlar aynısı değil miydi?Ta ki Rönesans'a kadar Avrupa karanlığın,barbarlığın,yobazlığın içindeydi.Bugün Türkiye'nin gelişememesinde o zamanların atılan gerici tohumlarının izlerini görmek mümkündür.Şu anda bizde de aynısı yaşanmıyor mu?Atatürk dönemi hariç Sanata ve Sanatçıya hor bakılmış,gereken önem,hak ettiği önem verilmemiştir.Bu filmi seyrederken genelde bu düşünceler içindeydim.
portman nın oyunculuğu mütiş gerçekten yine harikalar yaratmış...filmin müzikleride filmi tamamlamış ama yinede ekslk bişiler vardı tam çözemedim izlenmesi gereken bi film...
Bende yeni izleme fırsatı buldum bu filmi gayet güzel olmuş o zamanları çok iyi yansıtmış.Gerek kostümler,gerek mekanlar gerekse dekorlar övgüyü hak ediyor ben fırsat bulabilenlere izlemelerini öneririm.8/10
Goya’nın Hayaletleri bir dönem filmidir.İspanya'da dinin insan yaşamına nasıl biçim verdiğini,dönemin resim sanatında büyük yankı uyandırmış Fransisco Goya’nın tanıklığıyla anlatıyor.Natalie Portman...kuşkusuz filmin en sağlam oyuncularından biriydi.İzlerken büyülendim!
başarısız bir filmdi..evet yönetmen forman, kamera karşısında natalie var, anlatmaya çalıştığı dönem de ilgi çekici daha ne ister izleyici? fakat tüm bu olumlu yanlardan sonra filme baktığımızda filme adını veren Goya'yı izlemediğimizi, Lorenzo ve Ines hikayesinin çok kopuk olduğunu, yönetmenin dönemi anlatırken karakterleri unuttuğunu anlıyoruz. Sanki film başka film bize gösterdikleri "özeti" tadında...Milos Forman'a yakışmadı bende.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.