filmin başlaması gerçekten biraz zaman alıyor ve bu süre zarfında da biraz sıkılıyorsunuz.başladıktan sonra da bence bu türün diğer milyonlarca örneğinden aman aman bir farkı veya üstünlüğü yok,konu falan zaten çok çok klasik,ama ben böyle filmlerden bıkmam diyen biriyseniz buyrun.
İlk yarısı gerilim filminden çok macera filmini andıran kurt kapanında gerilim özellikle ikinci yarıdan başlıyor.Yani diğer klasik katil konulu filmlerden farkı yok yine psikopat ruhlu katilimiz gençleri birer birer öldürüyor yani türü sevenlere tavsiye ederim ama bir yenilik de yok diğer filmlere göre.7/10
Filmin türü gerilim. ancak sizi ikinci yarısında germeye başlıyor tabii oda bana gereken tatmini vermedi çünkü beklediğim gibi çıkmadı. bazı sahneleri vardıki alışıldık ama yinede güzel sahnelerdi. Filimin gerçek bir olaydan alıntı olmasından kaynaklanan bir kopukluk var. orjinalliğini bozmamak için çok yaratıcılık kullanmak istememişler ve bu yüzden sonunda da alakasız bir kişi kurtuluyor zaten. 7/10
Çok orijinal olduğu söylenemez ama üzerinde çalışılmış,titiz bir yapım.Yönetmenin gerilimi kurmadaki başarısı ve olağanüstü görüntüleri benzerlerinden bir adım öne çıkarıyor filmi.
Gerçek bir olaydan uyarlanmıştır yalanını söyliyen heryeri kugu olduğu belli olan ortalama bir slasher, bundan çok daha başarılı abd yapımı slasherlar gördük Avusturyalı yönetmende onlardan esinlenerek yaratmış hiç bir özgünlüğü olmayan bir film.
Avustralya collerinde bir gezintiye cikan ikisi kiz uc gencin, Wolf Creek Ulusal Parki'ndaki meteor kraterini ziyaretleri sirasinda otomobillerinin bozulmasi ile birlikte koca bir boslukta caresiz kalmalarini ve ardindan yasadiklari dehset dakikalarini anlatiyor "Wolf Creek". Gercek bir olaya dayandigi soylenen, Avustralya'da her sene binlercesi gerceklesen kaybolma vakalarina dehset verici bir bakis atan, hareketli kamerasiyla belgesel tadinda cekilmis, Hollywood teen slasher'larindan asina oldugumuz salak zirva genclerden ibaret olmayan oyunculuklari ve seyircisine dehset duygusunu sonuna kadar veren anlatimiyla tuyleri diken diken eden bir film. Sinirlerinizle oynamayi oyle iyi basariyor ki, kisa zamanda hafizanizdan silme ihtiyaci duymak zorunda kalabilirsiniz.(5/10)
Film bana göre tam bir hayalkırıklığı oldu açıkçası. Bir kere, Dogma 95 kullanmak bu tarz filme hiç mi hiç olmamış, bence Dogma 95 tarzı film anlayışı tür filmlerine gitmiyor hele hele teen-slaherlara hiç. Ayrıca, Lars Von Trier böyle bir filmin Dogma 95 olarak çekilmesine ne derdi merak ediyorum, gerçi bu filminde Dogma 95 olduğu da tartışılır ya. İkincisi ise asıl fiyasko, filmde zaten 4 karakter var, bunların üçü zaten kurban biri katil (avcı), yani filmin daha ortalarında avcı’yı ve amacını öğreniyoruz, yani bize sadece geriye kurbanın kurtulup kurtulamadıklarını öğrenmek kalıyor, buda hiç bir sinema seyircisi olarak merak uyandırmayan tarz. Boşa harcanan zaman.
uzun zamandır seyretmek istiyordum wolf creeki,hem teenslasher türüne olan ilgim hem de filme yapılan kimi övgülerin beni heyecanlandırması üzerine bu filmi kaçırmamam gerektiğini düşündüm hep.sinemada izleyememenin üzüntüsünün yanı sıra evdeki ses sistemimin yetersizliği de film için bir kayıp olabileceğini düşündüm;öyle de oldu ama kesinlikle beğenimi olumsuz yönde etkilemediolayların gerçek hikayeye dayanıyor olması ayrı bir gerginlik oluşturuyordu izleyicinin üzerinde ve oyuncuların da yerinde sergilemiş oldukları performansları ise eksiksikleri tamamlıyordu adeta. özellikle ilk yarının sonlarına doğru adrenalin daha çok salgılanıyordu,kim bilir belki de abartıyorumdur ama arkadaşlarımla teenslasher filmlerine konu olabilecek birçok gezi-macera yaşadığım için türe yakından bir ilgim ve de çekingenliğim var. gençlerin tek tek katledildiği filmleri izlemek hep heyecan uyandırır ben de:)keşke kurban kimliğindeki karakter sayısı daha fazla olsaydı ve heyecanım katmerlenseydi ama bu bile yetti.7/10
vasat bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. her ne kadar, ''gerçek hayattandır'' dese de, filmde herhangi bir ilginçlik olmadığı ve de ilk gördüğünüz 'kıl tipli' adamın katil potansiyeline sahip olduğunu bilmeniz, daha ilk baştan eksi puan olarak işleniyor filmin hanesine. john jarrat, tamer karadağlı'nın kovboy kılıklı biraz danamsı profilli, fakat iyi rol kıvıran bol aksanlı şekli gibi geldi bana. onun dışında, her ne kadar ikinci yarısı, ilk yarısına göre daha sürükleyici olsa da, ''ne zaman bitecek'' diye kendi kendinize sormaya başlıyorsunuz. bir iki sahnesi için, boş zamanlarda izlenebilecek bir film diyebilirim. yoksa, pek değmez. 5/10
"Kurt Kapanı" hiç de bir gerilim filmi gibi başlamıyor aslında ama ilk yarı bittiğinde herşey değişiyor.Video kamera tekniğinin kullanıldığı filmde ikinci yarı itibariyle gerilim yaratan heycanlı sahneler izliyoruz.En önemlisi de kimin ölüp kimin kurtulacağını tahmin etmemiz çok zor oluyor.Oyuncuların performansları gayet iyi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.