İnsanoğlu yakın gelecekte Bilim Kurgu filmlerinde olduğu gibi uçan arabalara tramvaylara binmeyecek. Birbirlerini yok etmekle meşgul olacaklar çünkü. Bu filmin vermek istediği mesaj bu ve geleceği kurgulayan diğer bilim kurgu filmlerinden farkı da bu. Çok acımasızca yorumlar yapılmış. İzlemeyenler aldanmasın. Clive Owenın oyunculuğunu konuşturduğu filmlerinden biridir bu ve en önemlisi gerçeğe inanılmaz derecede yakın müthiş kamera çekimleri sizi filme bağlayacaktır. 8/10. İyi seyirler
herşeyi bir kenara bıraktım,bu filmi izlemek için sadece 2 sebep bile yeterli bence:çekimler ve çatışma sahneleri.er ryanı kurtarmaktan beri bu kadar gerçekçi,sürükleyici,muhteşem çatışma sahneleri gördüğüm pek azdır,belki de yoktur.clive owen da her tür rolün adamı olduğunu bir kez daha gösteriyor ve bu aksiyon yüklü filmde çok başarılı bir performans sergiliyor.çekimlere gelince;kameralar o kadar ustaca kullanılmış ki,filmi bir defa izleyip bitirdikten sonra sırf kamera çekimlerine daha fazla dikkat edebilmek için bir kez daha oturup izleyebilirsiniz,o derece kaliteli.zaten bu usta işi çekimler ve çatışma sahneleri birleşince ortaya harika bir aksiyon çıkıyor bile.ancak film sadece bu aksiyon üzerine kurulu değil.ortada tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun var,bir dram var,ve bu sorunu çözmek de gayet sıradan ve pasif bir yaşam süren theoya düşüyor.konu ilgi çekici,ne de olsa çok da uzak bir gelecekten bahsetmiyor,sadece 19 yıl sonra dünyamızın ne hallere gelebileceğini gösteriyor bize cuaron.bir açıdan bakıldığında da siyasetten ve global problemlerden de önemli ölçüde şikayet ediyor,düzeni eleştiriyor.bence hiç sıkmayan,rahatlıkla izlenebilecek ve arşivlenebilecek bir film.herhangi göze batan bir eksikliği yok bence.
Birşey daha eklemek istiyorum bu film ile alakalı,filmin orjinal dvd'sini edindim ben,filmi izledikten sonra dvd kapağının arkasındaki film hakkında olan kısa açıklamayı okudum iyikide filmi izledikten sonra okumuşum çünkü seyircinin izlemeden önce bilmemesi gereken bildiği zaman filmin tadını kaçıran birkaç şey yazdığını gördüm.Gerçektende çok şaşırtıcı birşey.Bunu hangi mantıkla yaparlar bunun sorgulanması gerekiyor.
bence bu film son zamanlarda çekilen en iyi bilimkurgu filmlerinden. evet kasvetli bir havası var, ama bunu anlatmaya çalıştığı konu çerçevesinde çok iyi kullanmış yönetmen. konusu da ayrıca çok ilginç ve sürükleyici.ama filmin en önemli yanı çok gerçekci olması. yani film süresince hadi canım bu kadar da olmaz dedirttiren sadece görsel anlamda tatmin edici ucuk bilimkurgulardan değil kesinlikle. bu özelliği insanı filmin içinde hissettirmeyi başarıyor.son olarak belirtmek istiyorum,aksiyon sahnelerindeki clive owenın yanında koşan kamera çekimleri çok çok iyiydi. izleyiciyi theo’nun ta kendisi gibi hissettiriyor.bilimkurgu, özellikle karamsar alternatif gelecek filmlerini sevenler mutlaka izlemeli...
bu film için harcanan emekler , efekler , ve inanılmaz atmoster bile 9 puan vermeye yeterlidir..yönetmenin gösterdiği her kare çok gerçekçiydi..pekde sürükleyici olmasada sonlara doğru güzel bir hal alan bir filmdi..zevkle izlenir..
Olumsuz eleştirilere kesinlikle katılmıyorum. Başından sonuna kadar büyük bir merak ve heyecanla izledim diyebilirim. Filme çok büyük bir emek harcandığı ortada. Oldukça uzun süren tek çekimler izleyiciyi filmin içine sokuyor ve sahneyi yaşatıyor resmen. Clive Owen'ın müthiş performansı, gerçekçi ortamlar, arka plandaki doluluk, günümüz dünyasına göndermeler yapan konu ve diyaloglarıyla her sinema severe şiddetle tavsiye ettiğim çok başarılı bir yapım. 9/10
2006 yılı son yıllarda çıkışa geçen Meksikalı yönetmenlerin yılı oldu. Alfonso Cuaron, ülkesinde çektiği ?And Mother Your Too? ile Oscar'a aday olmuş ve daha sonrasında ise ?Harry Potter ve Azkaban Tutsağı? ile Harry Potter serisine farklı bir tat getirmişti. Atmosfer ortaya koymadaki becerisini bu Harry Potter filmiyle kanıtlamıştı. Genç sinemacı 3 Oscar adaylığı aldığı ütopik bir filme imza atmış ?Children of Men? ile. P.D. James'in aynı adlı kitabından uyarlanan filmi, içerisinde yönetmenin de bulunduğu bir ekip senaryolaştırmış. Ancak sadık bir uyarlama yapmamışlar. Zira Cuaron da bunu kabul edip, kitaptaki hikayeyi yakın geleceğimize uyarladığını belirtmişti. ?Children of Men? 2027 yılında geçiyor. 2027 yılında dünyamızda çocuk doğmamaya ve devlet düzeni koruyamamaya başlamış. Hatta mültecileri kafeslere tıkıp, öldürmeye kadar götürebiliyorlar. Film işte böyle bir kaos ortamı olan bir gelecekte geçiyor. Cuaron ise hikayesini Britanya'da anlatıyor. Filmin ana karakterini eski eylemci ve gelecekten umudu kalmamış Theo oluşturuyor. Theo'nun içinde bulunduğu dünyada, marketlerde satılan intihar ilaçları bile mevcut. Umudunu kaybetmekte çok da haksız sayılmaz. Umudunu kaybetmiş Theo, monoton hayatını bir anda insanlığın geleceğini kurtarmak için çabalarken buluyor. Filmin hemen başlangıcında patlayan bomba gibi birçok alt metinle dünyamızın geleceğinin resmini çiziyor Cuaron. Bunu yüksek teknolojiyle bezenmiş görsel efektlerle yapmıyor. Cuaron, kalıplaşmış ütopik filmlerin dışında geleceğimizi gerçekçi bir şekilde ele alıyor. Filmde kullanılan arka plan titiz bir çalışmanın ürünü gibi. Gri ve siyah tonların bolluğu filmin umutsuz atmosferini yerine getirmesini sağlıyor ve Cuaron'un kurmak istediği kaotik atmosferi de böylece kurmuş oluyor. İnsanların insanlıktan çıktığı, teröristlerin düzeni ele geçirmek istediği gelecekte özellikle de mültecilere uygulanan tavır filmin en etkileyici sahnelerini oluşturuyor. Film, belli bir süre sonra izleyenleri adeta içine alıyor. Birçok sahnede izleyenlerin kanını dondurur cinsten etkiliyor. Bunda yönetmen Cuaron'un başarısı çok büyük. Filmin başından sonuna kadar kamera kullanımı harika. Dikkat edileceği üzere filmin finaline doğru olan çatışma sahneleri izleyenlerin uzun yıllar unutmayacağı cinsten. Film bizlere son yılların en keskin görüntü çalışmasını bizlere sunuyor. Cuaron'un çektiği uzun planlar da dikkat çekici. Meksikalı sinemacı, mükemmele yanaşır bir yönetmenlik sergilemiş ve Oscar'a aday olması gerekirdi. Filmin baş karakteri olan Theo'yu son yılların çıkıştaki oyuncusu Clive Owen canlandırıyor. Başarılı bir oyunculuk çizse de daha iyi performanslarını gördüğümüz oyucudan daha iyisini beklemeden edemiyoruz. Kısa bir rolde Michael Caine ve Julianne Moore'u da izlemek oldukça keyif verici oluyor. Müziklerin de yerli yerinde olduğunu hesaba katarsak, her yönüyle başarılı bir bilim-kurgu örneği diyebiliriz.Türün klasiği olan ?Otomatik Portakal'a yaptığı birçok gönderme, karamsar gelecek tasviri ve bizleri içerisine sokan savaş sekanslarıyla sadece son yılların en başarılı ütopik filmine değil, aynı zamanda son yılların en iyi filmlerinden birine imza atmış Alfonso Cuaron.
filmi çok beğendim.yani çıkan çoğu filmi konusuyla mesajıyla geçer her türlü bence..sahneler mükemmeldi.bebeği görünce silahların bir an olsun kesilmesi çok güzel bir sahneydi..izleyin derim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.