En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Alperen B.
1 değerlendirme
Takip Et!
1,5
4 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Film kalite olarak çok güzel .Sinemayı Türk sineması diye izlemek için gitmeyin çünkü konu yalnız aznaklar,Aznaklar onurlandırılıyor Türkler aşağılanıyor,Türkiyede acayip giyimli kadınlar,yengesine göz koyan Türk ve yabancı müşteriye iş koyan kadın.Çatışmalarda yenilen ve kaçan Türkaskerleri ve Subayları..Yılmaz ERDOĞAN ve Cem YILMAZ kurtuluş savaşı filmi çekerse fazla birşey beklememek gerek.spoiler:
Bu filmi özetlemem gerekirse sanırım 'ben bambaşka bir film izledim'. Zira, bunun izahı yok. Film anormal derecede tutuldu, ratinglere bakıyorum anormal yüksek, herkes gittiğim sinemada mutlu mesut ayrılıyor, ancak ben adeta dakikaları sayıyorum film boyunca bitsin diye sanırım bende bir 'gariplik' var. Film bana göre çok kötü ve sıkıcıydı, temel olarak ne dediğini de anlatamadı, film dram mı, komedi mi, bilim kurgu mu, kara mizah mı onu bile çözemedim. Ancak, şu gerçeği anladım bir arkadaş tavsiye üzerine filme gitme, zira ben bu filmin daha önce ne fragmanını ne tanıtımını görmüştüm tesadüfen öğrendim. Herkesin görüşüne sonsuz saygım var, ama benim için kötü bir geceydi.
Bir kere filmin Türkler tarafından çekilmediği çok belli. Gerçekten Türklere Fransız kalmışlar. Türk askeri alkolik gibi gösteriliyor. Türk komutanları anzak komutanlarının ayaklarına çağrılıyor. Türk kadını el alemin Anzağına yavşıyor filmde. yani Türk kadını hafif kadın olarak gösterilmiş. dışarıda örtülü içeride açık dolaşıyor. konu desen zaten saçma sapan bir konu. Türkler kahve falına bakarak geleceklerini belirleyen bir toplummuş gibi gösteriliyor. anlayacağınız parana ve zamanına değer veriyorsan bu filme gitme.
Bence kendinden bekleneni veremeyen bir film. İlginç bir konu ama seneryo çok zayıf kalmış. Sonu da bir o kadar alakasız. Julianna Moore afişin 1/3 ünü kaplıyor ama filmin 1/5 ini. Filmin tek olumlu yanı gerçekçi ve farklı mülteci kampı ve buradaki çatışma sahneleri. Yıllar önce izlediğim ama adını hatırlamadağım bir J.C. Van Damme filmini hatırlattı bana. O filmde bebeği bir aparatın içinde taşıyorlardı.
İMDB nin verdiği puanı görünce filmi seyrettim. Aslında bir kaç deneyimden sonra şunu anladım ; kimsenin varlığından haberi olmayan bir filmi İMDB den yüksek puan almış görüyorsanız , o film oldukça sıkıcıdır. Hani bazı filmler vadır ya aslında kitabını okusanız hayra kalırsınız veya o konu hakkında yazılmış felsefi veya kurgu-bilim fikirleri araştırdığınızda büyülenirsiniz ; işte bu filmde öyle bişey. İngiliz bilimkurgu sineması kendini Amerikan sinemasından farklı göstermek için veya gerçekten böyle olduğu için , hiç görsel efekt kullanmaz ve başarıyı sanatsal-beyinsel olarak kanıtlamak isterler.... İşte aynı tarzda yine bir İngiliz filmi ile karşı karşıyayız. Children of the men ingiliz bir bilimkurgu yazarının ünlü ve bilinen bir eserinden beyazperdeye uyarlanış. Sizi düşünmeye sevk ediyor. yok eğer " - Ama ben sinemaya eğlenmek rahatlamak için gidiyorum " Zaten iş ve sosyal hayattta yeteri kadar geriliyorum diyorsanız benim gibi kitabını okuyun . Boş vakit geçirmek için bile gidilmez.
Baştan filmin konusu ilginç gelmişti ama çok sıkıcı olmuş.bi heyecanı yok.geçtiği tarihi iyi yansıtamamışlar bence.biraz biilim kurgu serpelim demişler ama çok sırıtmış!kısacası film izlenmese de olur.hiç izlicek bişey yoksa zamanınız da bolsa izleyin derim ben.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.