Hesabım
    Capote
    Ortalama puan
    3,5
    169 Puanlama ve 34 Eleştiri
    dağılımı 34 Eleştiri notla
    2 Eleştiri
    12 Eleştiri
    7 Eleştiri
    8 Eleştiri
    4 Eleştiri
    1 Eleştiri
    Capote hakkında görüşlerin ?

    34 kullanıcı eleştirisi

    Engin Gürses
    Engin Gürses

    Takip Et! 13 Takipçi 88 Eleştirisini Oku

    4,0
    24 Mart 2007 tarihinde eklendi
    Sinema son dönemlerde edebiyat dünyasını sıkça referans oluyor . Sonuçta genelde düşük tempolu ama sağlam senaryolu filmler ortaya çıkıyor . Capote sırf Hoffman'ın karikatürize olmaya çok müsait bıçak sırtı bir roldeki eşsiz performansı için bile izlenmeye değer.Harper Lee'nin arkadaşlığı ve To Kill A Mocking Bird 'ün yazılma süreci de filmi zenginleştiren diğer unsurlar
    tolstoyevski
    tolstoyevski

    Takip Et! 5 Takipçi 76 Eleştirisini Oku

    5,0
    16 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
    Bir romanın yazılış sürecini ve bu sürecin bir yazarda yarattığı psikolojik çöküşü anlatan ’Capote’filmi sinema izleyicisinin pek de rağbet etmediği;ama senenin iyi filmlerinden biriydi. Amerikan edebiyatında önemli bir yeri olan egzantrik ve efemine bir kişiliği çelişkileriyle birlikte yansıtan film, 60’lar ortasındaki amerikan toplumundan çarpıcı sosyolojik kesitler sunuyordu.Bir tarafta muhafazakar,içe dönük bir kültürün temsil edildiği’sessizler’dünyası,diğer tarafta ise entellektüel piramidin tepesindeki Amerikan sosyetik aydın çevreleri...Çocukluğunda büyük zorluklar yaşamış,eşcinsel kimliği,fiziksel görünümü ve alışılagelmişin dışındaki konuşma tarzıyla hep dışlanmış bir yazar olan Capote,Kansas’ta bir çiftçi ailesinin öldürülmesiyle sonlanan bir cinayete merak sarar.Kafasında bir tür belgesel roman yazmayı tasarlamaktadır.Bunun için Kansas’ta cinayetin işlendiği kasabaya giden Capote,kasaba halkıyla olduğu kadar,cinayet zanlılarıyla da röportajlar gerçekleştirir.’Suçluların dünyası’na giren yazar bu dünyanın ne anlamlar içerdiğini kendi geçmişinden de çok iyi bildiği için zanlılların dışlanmışlıklarıyla kendi dışlanmışlığı arasında inceden inceye bir parelelik kurar.2 cinayet zanlısıyla hapishanede yaptığı görüşmeler sonucunda 1966 yılında ’soğukkanlılıkla’adlı romanını tamamlayacaktır.Roman yazılmasına yazılacaktır;ama bu süre içerisinde zanlıları ’makyavelist’bir tavırla kaderlerine terk eden,onları adeta bir nesne gibi kullanan yazar, idamlardan sonra büyük bir duygusal travma yaşayacaktır.Bundan sonra ölümüne kadar (1984)hiç bir roman yazamayacak,hayatının geri kalan kısmını bir tür ’iç hesaplaşma’yla geçirecektir... Lafı uzatmadan son olarak sinemaseverlerin çok iyi bildiği o notu düşelim:Capote’yi canlandıran Philip Seymour Hoffman,eşsiz oyunculuğuyla en iyi erkek oyuncu oscarına ulaştı.İnanılmaz bir gerçeklikle can verdiği ’Capote’rolüyle ne kadar iyi bir ’metot oyuncusu’olduğunu bütün sinemaseverlerin zihinlerine unutulmaz bir şekilde çakmış oldu...
    Shattered-Glass
    Shattered-Glass

    Takip Et! 7 Takipçi 138 Eleştirisini Oku

    3,5
    21 Eylül 2006 tarihinde eklendi
    Capote, kabul etmek gerekir ki bu film herkese göre değil. Aslında bu biraz bu tarz filmlerden ne beklediğini bilmekle alakalı bişey. Bu ve bunun gibi biyografik filmlerde senaryodan öte ana karakter göze çarpar ve bencede öyle olmalıdır. Yani karakter bir anlamda senaryodur başlı başına senaryoyu o karakter yaratmıştır. Ama bazı filmlerde de olur ki bir senaryo vardır ve oyuncular o senaryo çerçevesinde ordan oraya savrulurlar...Yani anlatmak istediğim bu tarz filmlerden olağanüstü bir senaryo beklemek artık bana anlamsız geliyor. Çünkü ortada bir hayat hikayesi var sırf konu ilginç olsun diye yaşanmamış bir takım olayları o kişinin hayatına sokmak, öyleymiş gibi nitelendirmek yanlış olur. Bu filmde zaten truman capote’nun hayatında yeterince ilginçlikler yer alıyor zaten. Truman Capote gercektende dünyada gördüğüm en ilginç ve karmaşık insanlardan birisi. İnsanların kendisi sadece konuşma tarzından dolayı tanıdıklarını zannettiklerini söylüyor. Bu sözü beni çok etkiledi, gerçektende öyle değil mi bakın şöyle çevrenize sizi tanıdığını idda eden insanlara eminim sizden bir haberdir. Hatta bu konuda bay capote öyle ileri gidiyor ki zamanla çıkarları uğruna kendi kendini tanıyamaz hale geliyor. Hatta filmin sonlarında capote’ye harper lee(catherine keener) sanıkları kurtarmak istediğini ama bunun için hiç bir şey yapmadığını hatırlatıyor. İşte benim için filmin en can alıcı sahnesi buydu. Hayatımda duyduğum en manalı sözleri sarfetti catherine keener... Bu sözler üzerine uzunca düşündüm halada zaman zaman düşünmekteyim bir insan neden hem ister hemde yapmak istemez...Bütün bunlar bir yana film oldukça sade ve düz bir anlatım uslubuyla izleyiciyi zaman zaman sıksada yinede önemsenecek kadar başarılı bir film. Filmde kendimce eksik bulduğum tek şey özgün müziklerin son derece gelişigüzel ve çok az yerde çalmasıydı. Belirtmeden gecemeyeceğim philip seymour hoffman gerçekten muhteşemdi belki bu filmi bu kadar önemsememin sebebi o olsa gerek, harper lee rolündeki catherine keener de yılın en iyi yardımcı rollerinden birinı canlandırdı. Her ikiside bağımsız sinemadan gelmelerinin avantajını yaşadılar, çünkü bu rolleri sıradan bir oyuncunun kaldırması mümkün değil...
    beck31
    beck31

    Takip Et! 2217 Takipçi 1 383 Eleştirisini Oku

    3,5
    6 Mart 2009 tarihinde eklendi
    Film oldukça başarılı ve etkileyiciydi.Zaman zaman konusunda sapıyordu fakat Philip Seymour Hoffman ı izlemek o kadar harikaydı ki.Kusursuz bir performans.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 713 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    7 Nisan 2010 tarihinde eklendi
    o 5 akademi adaylığından birinin en iyi film olduğunu belirteyim... en iyi filme aday olacak bir filmmi orası tartışılır ama :D...
    hurricaned-2
    hurricaned-2

    Takip Et! 10 Takipçi 43 Eleştirisini Oku

    2,5
    21 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
    hoffmani "patch adams" filminde robin williams in ukala oda arkadasi olarak tanidim..derslerindeki basarilarindan aldigi odullerle ovunen zengin cocugu,buna karsin robin williams da kucukken yaptigi bir resmin panoya asilmasini ornek gosteren mutevazi bir adam:) capote filmi hoffmani gozumde cok buyutmedi aslinda..ama takdir etmemek haksizlik olur..azalmayan istikrari goze carpiyor..buna ragmen filmin agir tonda ilerleyen sıkıcılıgından kendimi alamadim..aykiri roller dikkat cekiyor ve hoffmanda escinsel bir yazar roluyle oscara uzandi...
    gokhankocgida
    gokhankocgida

    Takip Et! 10 Takipçi 213 Eleştirisini Oku

    3,0
    17 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
    yani böyle fılmler sanat fılmı oluyorlar ya sasırıyorum..oyunculuk ıyı ama senaryo cok saçma ne yani tum fılmın konusu 2 katılın savunulması mı-*??vede hıc bır haklı yanları yok..bunun fılm olabılıtesı nedırkı???6 dıyorum hoffman ıcın oda..muzıklerde ıyı ama senaryo saçma..
    basakbilgi
    basakbilgi

    Takip Et! 73 Takipçi 354 Eleştirisini Oku

    2,5
    8 Ekim 2007 tarihinde eklendi
    Bu konu uzerindeki daha evvel çekilen filmlerin daha iyi olmasından mıdır, yoksa bu filmin senaryosunun bir miktar yavan olmasından mıdır bilinmez...Öyku çok fazla etkile(ye)memektedir.
    1907elif83
    1907elif83

    Takip Et! 16 Takipçi 31 Eleştirisini Oku

    4,0
    17 Mart 2006 tarihinde eklendi
    philip seymour hoffman ve işte oyunculuk..müthiş bir performans sergilemiş filmde.filmin senaryosuda oldukça güzel.tek eleştirim perry smith ve truman capote arasındaki diyaloglara biraz daha fazla yer verilebilirdi.çünkü filmi en güzel kılan yanlardan biri hapishane ziyaretleriydi.ama yinede,etkileyici.
    verbalkint92
    verbalkint92

    Takip Et! 5 Takipçi 177 Eleştirisini Oku

    2,5
    10 Nisan 2006 tarihinde eklendi
    Çok başarılı bir film.Capote filmi, bir romanın nasıl yazıldığını, Truman Capote’un hangi zorluklarla kaşılaştığını, içinde bulunduğu buhranlı dönemi çok realist açılımlarla anlatan yani kısaca bir döneme ve renkli bir yazara ayna tutan bir yapım.Ve bununla beraber bir yazarın üretimden vazgeçip ruhsal çöküşü de oldukça trajedik.Kimilerine göre sıkıcı olabilir bu film.Özellikle amerikan edebiyatının duayenlerinden Truman Capote’u tanımak,philip seymour hoffman ve catherine keener’ın göz alıcı performanslarını görmek isteyenler için film daha bir ilgiyle izlenebilir.
    martinscorsese
    martinscorsese

    Takip Et! 3 Takipçi 123 Eleştirisini Oku

    2,5
    20 Şubat 2017 tarihinde eklendi
    Bir yazarın serini oluşturabilmek için sınır tanımamasını, insanları, ilişkilerin kullanmasını, sanatını her türlü değerin üzerinde tutmasını anlatıyor. Ben anlatımını sıkıcı bulmuştum. Oyunculuk güzeldi.
    miroozkan87
    miroozkan87

    Takip Et! 15 Takipçi 254 Eleştirisini Oku

    2,5
    8 Ekim 2006 tarihinde eklendi
    Konuyu değil filmi ele alırsak fena değil ancak konuyu ele alırsak kötü bir film bazı şeyleri anltmak için herşey sinema değildir hollywood buna iyice yaklaşmaya başladı üretkenliğin "sıfır"boyutuna gelinmesine iki adım kaldı bu adımları artık kimler atar burası mechul...
    nskmourinho
    nskmourinho

    Takip Et! 1253 Takipçi 998 Eleştirisini Oku

    3,5
    1 Ocak 2009 tarihinde eklendi
    akıl dışı bir performans sergilemiş hoffman.oyunculuk dısında cok fazla bir sey aramayın hoş bir otobiyagrafi filmi diyebiliriz 7/10
    yuzbasiyulaf
    yuzbasiyulaf

    Takip Et! 118 Takipçi 393 Eleştirisini Oku

    5,0
    7 Mart 2006 tarihinde eklendi
    Film gerçekten izlenmeye değer bir kalitede yapılmış. Philip Seymour Hoffman kesinlikle oscarı hakederek oynamış, ses tonunu mükemmel yakalamış, davranışlar, mimikler kesinlikle yapaylıktan çok uzak. Filmde oyuncular da harika. Uzun zaman izlenemiyecek kalitede bir film bence. Kaçırmayın..
    i-just-wanna-live
    i-just-wanna-live

    Takip Et! 14 Takipçi 125 Eleştirisini Oku

    4,0
    4 Mart 2007 tarihinde eklendi
    Biografik filmler içerisinde gerçekten çok beğendiğim bir film. Ele almış olduğu konu, bir katile o denli yakınlaşması, filmdeki sesi, konuşma tarzı hareketleriyle Philipseymour Hoffman’ın performansı gerçekten görülmeye değerdi.
    ilsalaron
    ilsalaron

    Takip Et! 257 Takipçi 644 Eleştirisini Oku

    3,5
    2 Nisan 2006 tarihinde eklendi
    Gerçekten ilginç bir film var karşımızda. İlk önce şunu belirteyim Phillip Hoffman çok mükkemel bir performans gösteriyor ve Oscar’ı da gerçekten hak etmiş. Bilindiği gibi genelde ve nedense hep yardımcı rollerde karakter oyuncusu olarak filmlerde boy gösteren Hoffman bu filmde resmen turnayı gözünden vurmuş. Bence bundan önce oynadığı 25th Hour filminde çok başarılı bir performans göstermişti ama kaale bile alınmadı, artık bu performansıyla sanırım yönetmenler Hoffman diğer filmlerde hak ettiği başrol oyunculuğunu verir. Üstelik Hoffman hiç te kendi karakterine uymayan çok zor ve egzantrik bir karakteri canlandırıyor. Ancak, ben maalesef filme bir türlü ısınamadım hatta vasat üstü buldum. Bu maalesef Hollywood tarzı otobiyografik filmlerde karşılaştığımız bir şey, yani yönetmen sizin konudaki karakteri bildiğinizi hatta senaryoda işleyen konuya da bildiğiniz varsayıp, hiçbir background bilgisi vermedeni konunun detayına giriyor. Nitekim, konudan bir haber olan seyirci içinde film çekilmez oluyor. Aslında, bütün otobiyografik tarzı film yapan yönetmenlerin Ray filmini örnek almaları gerekir, Ray filmi bu anlamda çok güzel bir örnek. Saygılar.
    a-methyst
    a-methyst

    Takip Et! 1 Takipçi 21 Eleştirisini Oku

    4,0
    19 Nisan 2006 tarihinde eklendi
    İki hafta falan oluyor filmi izleyeli.Ben çok beğendim.P.S Hoffman ın epey iyi olmasını bekliyordum zaten, hakikatende öyle olduğunu görmüş oldum,sevinçliyim:) Mimikler, ses tonu, tavırları... Capote ile tanışmak isterdim. Özellikle topluluğa bir şeyler anlatırkenki hali çok eğlendirdi beni. Yakın zamanda In Cold Blood u okumayı planlıyorum. Oyunculuk dışında görüntülerinde iyi olduğunu söyleyebilirim kesinlikle, kamera son derece durgundu hiç yormuyor. Birçok kişiye kasvetli veya sıkıcı gelebilir fakat benim favorilerim çoğunlukla bu tarz filmlerden çıkıyor. Ne diyeyim daha, seyredilesi bir film...
    Eskiden Beri
    Eskiden Beri

    Takip Et! 3 Takipçi 23 Eleştirisini Oku

    3,5
    25 Eylül 2011 tarihinde eklendi
    Truman Capote'nin; "ikimiz onla ayni evde buyumus gibiyiz. o arka kapidan kacmisş, ben ise on kapidan" repligi filmin ozetidir aslinda. Capote, Katilin problemli cocukluk cagiyla kendi cocuklugu arasinda bir paralellik kurar. Katil Perry ile yakinlasir. Fakat, bunun yani sira Capote bu cinayet hikayesini dillere destan bir kitaba tasimak istemektedir. Katil Perry ile yakinlasirsa olay gecesini Perry'nin agzindan dinleyebilecektir. Zira olay gecesi bolumune Capote kitabin ana damari gozuyle bakar. Capote; hem gercekten mutsuz cocukluk ortusmesiyle Katil Perry’e samimi bir dostluk beslerken öte yandan Perry’nin ağzından laf alabilme adına Ona iki yüzlü davranmaya başlar. Katil Perry'nin idamı sonrasi Capote kendi iki yüzlülüğüyle hesaplasir. Ruhi bunalima girer...
    iste-budur
    iste-budur

    Takip Et! 2 Takipçi 142 Eleştirisini Oku

    4,0
    7 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
    seyirlik,izlenmesi gereken bir film olduğu tartışılmaz capote'nin.senaryo açısındanda oldukça can alıcı noktalara sahip.philip seymour hoffman ise kullandığı ses tonuyla bile insanın ilgisini çekecek bir performans göstermiş.ayrıca karakter rollerinin kadını catherine keener'ın bu filmde yer alması bir diğer güzellik.senaryonun o can alıcı noktaları hariç genel olarak filmin konusu da güzel.ama eksik birşeyler var ki,bu film benim favorilerim arasında değil ve o eksik şeyin ne olduğunu da çözemiyorum.yani açıklanamayan bir belirsizlik var.sonuç olarak iyi,hoş;ama(her zamanki gibi) ne yılın filmi,ne asrın filmi ne de bir başka en olacak bir film değil.orta kıvamda iyiye daha yakın güzel bir film.budur=)
    ahmet-ertan
    ahmet-ertan

    Takip Et! 2 Takipçi 152 Eleştirisini Oku

    4,0
    16 Aralık 2007 tarihinde eklendi
    İzlediğim en iyi biyografilerden birisi.Trumaan Capote çok zor bir karakter olmasına rağmen Philip Seymour Hoffman gerçekten bunun altından çok iyi kalkmış.Philip Seymour Hoffman!a 10/9Filme 10/7
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top