En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Engin Gürses
Takipçi
88 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
24 Mart 2007 tarihinde eklendi
Sinema son dönemlerde edebiyat dünyasını sıkça referans oluyor . Sonuçta genelde düşük tempolu ama sağlam senaryolu filmler ortaya çıkıyor . Capote sırf Hoffman'ın karikatürize olmaya çok müsait bıçak sırtı bir roldeki eşsiz performansı için bile izlenmeye değer.Harper Lee'nin arkadaşlığı ve To Kill A Mocking Bird 'ün yazılma süreci de filmi zenginleştiren diğer unsurlar
philip seymour hoffman ve işte oyunculuk..müthiş bir performans sergilemiş filmde.filmin senaryosuda oldukça güzel.tek eleştirim perry smith ve truman capote arasındaki diyaloglara biraz daha fazla yer verilebilirdi.çünkü filmi en güzel kılan yanlardan biri hapishane ziyaretleriydi.ama yinede,etkileyici.
Biografik filmler içerisinde gerçekten çok beğendiğim bir film. Ele almış olduğu konu, bir katile o denli yakınlaşması, filmdeki sesi, konuşma tarzı hareketleriyle Philipseymour Hoffman’ın performansı gerçekten görülmeye değerdi.
İki hafta falan oluyor filmi izleyeli.Ben çok beğendim.P.S Hoffman ın epey iyi olmasını bekliyordum zaten, hakikatende öyle olduğunu görmüş oldum,sevinçliyim:) Mimikler, ses tonu, tavırları... Capote ile tanışmak isterdim. Özellikle topluluğa bir şeyler anlatırkenki hali çok eğlendirdi beni. Yakın zamanda In Cold Blood u okumayı planlıyorum. Oyunculuk dışında görüntülerinde iyi olduğunu söyleyebilirim kesinlikle, kamera son derece durgundu hiç yormuyor. Birçok kişiye kasvetli veya sıkıcı gelebilir fakat benim favorilerim çoğunlukla bu tarz filmlerden çıkıyor. Ne diyeyim daha, seyredilesi bir film...
seyirlik,izlenmesi gereken bir film olduğu tartışılmaz capote'nin.senaryo açısındanda oldukça can alıcı noktalara sahip.philip seymour hoffman ise kullandığı ses tonuyla bile insanın ilgisini çekecek bir performans göstermiş.ayrıca karakter rollerinin kadını catherine keener'ın bu filmde yer alması bir diğer güzellik.senaryonun o can alıcı noktaları hariç genel olarak filmin konusu da güzel.ama eksik birşeyler var ki,bu film benim favorilerim arasında değil ve o eksik şeyin ne olduğunu da çözemiyorum.yani açıklanamayan bir belirsizlik var.sonuç olarak iyi,hoş;ama(her zamanki gibi) ne yılın filmi,ne asrın filmi ne de bir başka en olacak bir film değil.orta kıvamda iyiye daha yakın güzel bir film.budur=)
İzlediğim en iyi biyografilerden birisi.Trumaan Capote çok zor bir karakter olmasına rağmen Philip Seymour Hoffman gerçekten bunun altından çok iyi kalkmış.Philip Seymour Hoffman!a 10/9Filme 10/7
5 dalda oscar adayı olan bu film drama türü filmler arasında başarılı bir yapıt olduğunu az önce gördüm. Drama türünü sevenler için yanlış izlenim uyandırmak istemem fakat filmde sadece Philip Seymour Hoffman varmış gibi geldi bana, başında biraz sıkıcı olsada sona doğru gayet başarılı. (6/10) Eğer bu film oscar alırsa Brokeback dağını da izlemiş biri olarak hollywoodun büyük bi değişim içerisinde olduğunu söylemekten geri kalamayacağım. Bu arada favorim her yönüyle CrasH CrasH CrasH :)
truman capotenin en az bir kitabını okumuş olan herkesin beğeneceğini düşündüğüm güzel bir film.10 üzerinden 8 verdiğim filmde, bir yazarın yazma sürecinde yaşadığı ızdırap müthiş şekilde anlatılmış.ayrıca katil ile yazar arasındaki ilişkiye de çok mesafeli yaklaşılmış olması, filmi daha da güzelleştiriyor.
böyle bir konusu olan filminde daha hareketli ve akıcı olmalıydı.nedense her sene böyle bir ya da iki filmi oscar adayı yapıyolar.enteresan gercekten.adaylar belli oldugu zamanda 2 film yarısıyo gerısı bos.onlarıda oyuncukla felen gecistiriyolar.neden aday filmlerinin hepsi birbiriyle yarisacak durumda olmuyor.neyse gelelim capoteye konusu iyi oyunculuklar iyi yönetmende bence iyi ama nedense anlamıyorum film kötü.hoffman zaten begendigim bir oyuncuydu oscarıda hakediyodu tamam da artık oscarı bazı insanları taklıt edenlermi alacak gecen senede jamie fox aldi ayni sekilde .neyse sıkıntıya gelebiliyosaniz buyrun bu oscar adayı filmi BÜYÜK BİR KEYİFLE izleyin
Fılmı henuz ızlemedım fakat soyleyecek bır ıkı sozum de tabı kı yok degıl bu fılm ıcın.Akademinin bir takım durumlara zaafı var,malum..Bunların en belirgin olanı,kendini makyajla tanınmaz hale getıren oyuncular bir de ustune harkulade oyunculuklarını eklediklerinde, akademi de oyuncuların performanslarını doya doya yiyip bitiriyor, tesekkur manasında ıse de yanına Oscar ından ikram ediyor..Gecmıs e bakarsak "Saatler" de Nicole Kidman Virginia Woolf performansı ve inanılmaz oyunculuğuyla Oscar ı böyle kucakladı. "Cani" deki Charlize Theron da bu sekılde,ve bir sürü isim daha... Philip Seymor Hoffman da bunu yapıyor ve sadece Akademinin sevgisini kazanmakla kalmıyor, az görürür bir durumla da karşılaşıp, aday oldugu tüm erkek oyuncu dallarındakı odullerı de sılıp supuruyor. 2005 sonu-2006 yılı , ozellıkle ses getırme ve basarı anlamında bırkac ısımle bırlıkte Philip Seymor Hoffman yılı olacak fakat oyuncu bazında konusursak kesinlikle onun dıyebılrız.(Jake Gyllenhall da muhtesemdı.Onu da kesınlıkle unutmamak gerek!.) Bagımsız fılmlerın ve bır anlamda gonullerın kralı Phılıp sohretın tadını cıkara dursun , bız sınemaseverler de onun dıger projelerınde karsımıza nasıl cıkacagını merak eder durumdayız..
Senaryosu klasik olupta, çok izlenen filmlerden kat kat daha iyi bir senaryoya sahip olan bu filmi, sinemada farklılık arayanlara tavsiye ederim.. Bence oyunculuk ve senaryo çok başarılı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.