İşe soykırım meselesinden önce baba-oğul arasında ki ilişkiyle başlayalım.Sevgili dolu bir evlilikten,biricik oğullarına...O kadar güzel ki bu 2'linin ilişkisi,yer yer kıskanıyor insan izlerken.Üzüyor yeri geldiğinde,bittiğinde derin düşüncelere dalıyor insan.Sevdiklerime yeterince değer verdim mi? Onları üzdüm mü? Onları sevdiğimi biliyorlar mı? Şu ölümlü dünyayı tekrar farkettiriyor insana bu film.Roberto Benigni yem çok iyi yazmış,hem çok iyi yönetmiş.İyi seyirler...
Klasik tarzı sevmeyenler en başta bu ne diyeceklerdir..70 li yılların komedi filmi tarzında başlıyor.. ve insana sıkıcı geliyor.. ama sabredin ve izleyin.. gercekten cok güzel bi konusu olan.. izlenmesi gerek filmler arasında..
gerçekten başyapıt diyebileceğimiz türden harika ötesi bir film.insanı derinden etkileyen ve kolay kolay unutulamayacak türden... hala izlemiyen var mı bilmiyorm ama seyretmenizi tavsiye ederim.
kesinlikle bir başyapıt.....o dönemi çıplaklığıyla anlatan bir film daha...acımasızlığı,fedakarlığı,sevgiyi en ii şekilde anlatıyor.insana şuanki durumuna şükrettirebiliyor.bir babaya hayranlık bırakabiliyor.izlenmemesi kayıp olan filmlerden...
Hayat Güzeldir filmi 1997 yapımı 2.dünya savaşınındaki bir ailenin hayata tutunma çabasını anlatan kült bir eser.Film 2 bölümden oluşuyor gibi. 1.bölüm komedi ve olumlu ögeler ağırlıklı, 2.bölüm Guido, oğlu ve eşinin-kendi isteyerek gitmesi etkileyici- birlikte toplama kampına gitmesi olarak keskin olarak ayrılıyor.Bu yönden bakınca komedi- trajedi iç içe diyebiliriz. Roberto Benigni hayatı aslında şiirsel ve sanatsal olarak yansıtmayı amaçladığını röportajlarında belirtiyor.Dedesinin de bunda etkisi varmış, 2.Dünya Savaşı hikâyelerini güldürücü ve yüreği yumuşatarak anlatma tarzıyla.Roberto Benigni'ye şapka çıkarılır.Hem yönetmeni olarak, senaristlerinden biri olarak ve başrolü olarak filmin her şeyi resmen.Film de dikkat çeken ögelerden bir tanesi de Guido'nun ne olursa olsun çocuğu için her şeyi güzel göstermeye çalışmasıydı, filmin duygu yükünün ağırlığını çeken öge bence burasıdır.Çünkü insan izlerken bile ne denir bu ufaklığın sorularına diye kendini yerine koyunca işin içinden çıkamazken insanda buruk bir duygu bırakıyor.Filmdeki eşi rolündeki Dora-gerçekte de eşi- da iyi bir oyunculuk sergilemiş.Filmin 2.dünya savaşını anlatan Piyanist ve Schindler'in Listesi filminde ayrılan en bariz tarafı şu, yaşanılan vahşeti ve korkuyu ön plana almadan 2.dünya Şavaşındaki Alman( nazi) zulmünü anlatmasıydı.Bu bilerek ve isteyerek yapılmış çünkü filmin içinde Guido sık sık oğluna her şeyi güzel göstermeye çalışıyor.Kol düğmesi ve sabun yapılacakmış sözüyle bile dalga geçerek anlatıyor.İzleyiciye Guido'nun oğlunun duygu durumunun ve bakış açısının da geçmesi istenmiş.Son olarak Tank için 1000 puan toplama motivasyonu çocuk dünyasına bir babanın ne denli inebileceğinin kanıtıydı.Filmin sonunda da tankın gelip son kalan insanları ve Guido'nun oğlunu kurtarması etkileyiciydi.Amerikanın son noktada hep kurtarıcı gibi çıkma hamaseti son sahneye biraz gölge düşürmüş derken Goisue'nin (Guidonun oğlunun yaşlılık sesiyle babasının kahramanlığını söylemesi) son söylediği söz filmin ağırlığına yakışır bir bitiş yaptığını gösterdi.
Roberto Benigni'nin yönettiği ve başrolünde rol aldığı bu filmde gerçektende müthiş oyunculuğuyla göz dolduruyor ve akademi ödülünüde arşivine koymayı ihmal etmiyor.Filme gelince güzel hoş bir film,aşk ve sevginin nasıl yaşanabileceğeni çok iyi gösteriyor.Sevdiklerimiz için ne yaptık,ne yaparız yada sevdiklerimize sevdiğimizi ne kadar gösterebiliyoruz soruları aklımıza geliyor bu filmde.Mutlaka izlenilmesi gereken değişik bir tat bırakan filmlerden biri daha.İyi seyirler.9/10
film gerçekten çok etkileyici. babanın çocukla olan iletişimi muhteşem. çok etkilendim.. 9/10bu arada 90lar adlı arkadaşım saolasın ya. böyle duygusal bir filmden sonra insanın neşesini anca senin absürt yorumun yerine getirebilirdi. gül gül öldüm saçma yorumuna yaw. :)
Tamamen bir tesadüf sonucu bu filmi izledim, film hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ama çok dokunaklı, birazda olsa o zamanlar yaşananları bize aktaran bir filmdi. Tabiki gözyaşlarımızı tutamadık çoğu sahnede. Ben çok beğendim, çok güzeldi.
Eğer gerçekten taş kalpli iseniz ve dram filmlerini sevmiyorsanız sırf Roberto Benigni’nin oyunculuğuna saygı duymak için izleyin bu filmi.Çok çok sıradışı bir senaryo ve müthiş bir oyunculuk var.Bir baba-oğul ilişkisi nasıl olur, bir bana oğlu için neler yapabilir çok sert biçimde anlatılmış bu filmde.Bence dünya sinema klasikleri içine girebilecek kadar iddialı bir film.Ağlamadım ama konudan çok etkilendiğimi söylemeliyim...9/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.