Bu filmi beğenmeyen varmıdır acaba die zaman zaman düşünmedim deil ama tanıdıklarımdan beğenmeyen çıkmadı bazı arkadaşlar filmin başını izliyip çıkarmışlar ve yorum yapmışlar filmin tamamımını izleyip beğenmeyen olmaz die kesin birşey bile söyleyebilrim yani mükemmeldi..
Film yaşanan acılı bir döneme sanatsal estetiğin penceresinden yaklaşarak,karşıtlıklar temelinde farklı bir perspektif sunuyor. Hayata herşeye karşın umutla bağlanmanın,zor koşullar karşısında sabırlı olmanın,sevdiklerimiz adına göstermemiz gereken özverinin gerekliliği gibi geniş bir tema üzerinde ,güldürü unsurunu da senaryoya eklemleyerek ,aslında hayatı sorgulamaya yöneltiyor bizleri.Böyle olunca da film, arka plandaki temanın(yahudilere yönelik soykırım),sınırlarını aşarak izleyiciyle arasında güçlü bir bağ oluşturuyor. Filmin idolü haline gelen Roberto Benigni anlaşılan acılı bir döneme ’hüzünle harmanlanmış bir tebessümle’eğilmeyi en iyi yöntem olarak düşünmüş ve bireysel diyalektiğin gelgitlerine vurgu yaparak eşsiz bir yapım ortaya çıkarmış. Ruhumuzun pasını alan o müzik ise oluşturulan estetiğin en ayrılmaz parçası kuşkusuz.Bu müzik olmasaydı belki de filmin oluşturduğu o büyüleyici etki yarım kalmış olacak ve filmde bu eksikliği fazlasıyla hissedecektik. ’LA VİTA A BELLA’ trajedinin eleğinden güldürüyü süzerek ,Chaplin-Shakespare karışımı bir yoğunluğa ulaşmıştır ve film bu yönüyle de modern sinema tarihindeki hak ettiği yeri mutlaka alacaktır...
Hayat bir oyundur.. Öyle veya böyle ölüp gideceğiz.. "Önemli olan geride bıraktıklarımız" mı acaba? Geride bıraktıklarımız ne olursa olsun onlar da nehrin karşı tarafında beş para etmiyor.. Lütfen mümkün mertebe ölmeyelim..
Er rayn'a geç kalmıştık bir arkadaşım, "şu film güzel ben izledim" dedi, bizde girdik. Filmin ilk yarısı romantik ve birazda sıkıcıydı, ama ikinci yarısında koptuk, zaman zaman güldürsede bol gözyaşı döktüren bir film. Hâlâda ne zaman televizyonda çıksa duyarsız kalamam, bakarım, izlememiş olduğunu tahmin ettiğim arkadaşları ararım bu sefer kaçırmayın diye.. Sizde izlemediyseniz izleyin mutlaka.
HAYAL TADINDA FİLM... Eğer Shindler’in Listesi ve ya Piyanist bana fazla geldi diyorsanız, bu filmde yüzünüzden gülümsemeler eksik olmayacağından gayet memnun kalcaksınızdır. İzlediğim ’Almanların yahudi soykırımı’ konusunu işleyen filmler arasında en yumuşak olanı. Benigni’nin şapka çıkarılacak oyunculuğu, duygu sömürüsünden uzak konusu ve karakterleriyle tam bir sinema şöleni diyebiliriz. Benigni’nin oğluyla arasındaki ilişkiyi bize benimsetirken, aynı zamanda seyirciyi de adeta çocuk gibi elinde oynatmayı öyle iyi başarıyor ki insan kendini tatlı ama birazcıkta hüzünlü bir rüyada gibi hissediyor. buruk finaline karşın akıllarda sevimli bir film olarak kalıcağına eminim.
Nekadar güzel bir film. Favorilerimden biri. Filmin içinde gibi hissetmiştim kendimi sanki ben yakalanacakmışım gibi okadar sürükleyici ve olağanüstüki. Herkesin izlemesi gerektiğini düşünyorum ve bence 10 tam puanı hakediyor. :)
savaşın ne kadar gereksiz ve ne kadar sancılı birşey olduğunu gözler önüne seren kusursuz bir senaryo ve mükemmel bir oyunculuk.kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.