filmi on yaşında izlemiştim annemler izliyodu bende izliyim dedim on yaşında olmama rağmen filmin sonunda hüngür hüngür ağladığımı hatırlıyorum mükemmel ötesi bir film eğer izlemediyseniz çok şeykaçırdınız demktir
Ne güzel bir film ismi "La vita e bella" ve ne müthiş bir baba karakteri. İnsanlığın bir bölümünün yok edilmeye çalışıldığı 2. dünya savaşının soğukluğu ve bir çekirdek ailenin dramının anlatıldığı kelimelerle zor anlatılacak mutlaka izlenmesi gereken bir film. Savaşın sürdüğü en şiddetli günlerinde bile oğlunu çocukça oyunlarla avutup yokluğu, açlığı, sefaleti yaşatmamaya çalışan olağanüstü babalık marifeti sergileyen bir babanın hikayesi. Çok büyük ustalıkla işlenmiş ve oynanmış. Filmin başarısı hem başrolün hem yönetmenin Roberto Benigni olmasından geliyor. Eh yönetmenin tam olarak ne demek istediğini ancak kendisi anlar ve anlatır diye düşünmüş olmalı.
filmi taktım ilk 15 dakika geçti biraz sıkıldım ama hakikaten film ilerledikçe sizi kendine öle bir bağlıyor ki başından kalkmanız mümkün deil bir adamın çocuğu için neler yapabileceğini mükemmel bir şekilde anlatan süper bir film 10/9 fazlasıyla hak ediyor
Savaşın ne kadar kötü Yaşamanın da ne kadar güzel olduğunu ve yaşamaya değer şeylerin olduğunu anlatan güzel bir film izlemeyenlere izlenmesini tavsiye ederim...
ırkçılığın kontrol edilmediği;ölümcül bir virüs gibi toplumun herkesimine bulaştığında nekadar tehlikeli bir silah olabileceğini göstermesi bakımından ciddiye alınması gereken bir film.konu ırkçılık olunca hocam M.Sancar ın görüşlerine burda yer vermezsem ona haksızlık etmiş olurum.şöyle diyor değerli hocam:``ırkların varlığını kabul etmek bile bir anlamda ırkçılığın savunmasını yapmaktır.````hiçkimse kendi ırkının daha kötü,daha aşağı bir ırk olduğunu söylemez,herkes kendi ırkının en üstün ırk olduğunu iddia eder.``hocamın bu görüşleri ırkçılığın aslında ne kadar saçma ve tutarsız temellere dayandığını göstermek bakımından önemli.nazi vahşet deneyiminde insanların kafataslarının ölçülmesi;ari ırk yaratma uğruna hayvanlar gibi tanımadığı insanlarla çiftleştirilmeleri Sancar ın görüşlerini haklı çıkarıyor.film tek suçları yahudi kültürüne sahip olmak olan bir ailenin nazi kampındaki sürgün hayatını ele alıyor.baba guido,daha ırk,yahudi,nazi gibi kelimelerin anlamlarını bile bilmeyen küçük oğlunu kampın insanlık dışı havasından uzak tutmak ve onun o saf,çocuk duygularını kaybetmemesi için elinden gelen herşeyi yapar;insanlığını kaybetmiş nazi askerlerinin ona yaptırdığı herşeyi,ona yaptıkları tüm işkenceleri oğluna bir oyunmuş gibi gösteren ve herşeyin belli bir puanı olduğunu çok puan toplayıp büyük ödül olan tankı alabileceklerini söyleyen baba guido insanlığın utanç tablosu nazi kampı gibi bir yerde bile mutlu olunabileceğini gösterir ve ne olursa olsun hayat güzeldir der.roberto benigni nin hem yönetmen hem oyuncu olarak başarısında büyük paya sahip olduğu film,ikinci dünya savaşı hakkında yapılmış en güzel filmlerden biri;hatta en güzeli.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.