En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
BABA S.
Takipçi
96 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
28 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Olayın geçtiği distopik dünyaya dair çok az bilgi ve öğe içererek bu kadar atmosfer oluşturabilen nadir bir örnek.Kendinizi açlıkarın dünyasında buluyor,şaşılacak derecede normal hayat unsurlarına sahip bir apartmanda "Anormal" insanların yine görece normal rutinleriyle karşılaşıyorsunuz.Bu kısmen "Anormallikler" dünyasında normal -bir anlamda iyi- olmaya çalışan 2 insanın macerasını izliyoruz.Genel bir kitleye hitap etmese de kendini izletiyor.İyi seyirler.
Her insanın kendine özgü yaşama şekli ve inaçları vardır. Bu ikisiyle hayatımız boyunca yaşarız.Bu inançlar dogrultusunda yaşamımızda hatalar yaparız, güzellikler yaşarız, kararlar alırız, aşk,sevgi, metanet,hepsini tadarız onlar bizim dogrumuzdur ve bundan kim ne derse desin vazgeçemeyiz ancak bunları yaşayarak öğreniriz ve kendimize ders çıkarırız.Kimimiz çıkarları için başkasının canını yakar, kimimiz dostlarını arkadan bıçaklar,kimimiz hayatı boyunca aradığı aşkı bulur fakat çevresindekiler bunu kabul etmez,kimimiz intahar etmeyi düşünür ama beceremez korkar başkasının yapmasını bekler bunun için elinden geleni yapar,kimimiz hayat doludur ne pahasına olursa olsun yaşayacağım der...Bütün bunları 95 dakikaya sığdıran hayal güçlerini sonuna kadar kullanan, jenerikten başlayarak izleyiciyi avucuna alan gerçeküstü dünyası JEUNET VE CARO nun en iyi filmlerinden biri DELICATESSEN (Şarküteri) kesinlikle seyredilmeye değer...
Şarküteri, absürdlük sınırlarını zorlayan bir başyapıt.. Mükemmel yönetimi ve sırıtmayan oyunculukları ile sinematografisi açısından da çok başarılı. Mutlaka izlenmeli ve hatta arşivlenmeli...
film ayrıca;en iyi kurgu,en iyi ilk film,en iyi yapım tasarımı ve en iyi senaryo dallarında cesar ödülü,en iyi yabancı film dalındada bafta kazandığını belirtelim...
Bırakın karşılaştırma gibi saçma bir olguya ortak olmayıda filmin özgünlüğünün tadına varın.Film ya sevilir ya nefret edilir cinsinden sahnelerle dolu ama o kadar orijinal ki bu sahneler şahsen beni büyüledi.Yer yer içerisinde barındırdığı absürdlüklere kahkahalar yer yer kara komedi tarzına başlı başına kayışı simgeleyen görsellikler, sepia nın muhteşemliğini gösteriş ve anlamlı mesajlar, izlemeden ölmeyin, Jeunet kesinlikle apayrı bir adam.9/10
Post apokaliptik bilim kurgu romanlarında karşılaştığımız kodlar filmin karanlık havasında hissediliyor. Özellikle filmin ana temasında oluşan bu yaklaşım insanların sadece kendi hayat standartlarını korumak üzere göz yumacakları durumlar olabileceği, insanlık erdeminin ayaklar altına alınıp kendi varlığını sürdürebilmenin bazı zamanlar olabileceğinin içler acısı durumunu farklı bir dille anlatabilmiştir. Farklılık bu vahşiliğin, barbarlığın mizahi temeller üzere kurulu tuhaf, komik, karikatürümsü tiplemelerin eğlenceli hikâyesine dönüşmesidir. Bunda yönetmenlerin kendine has ama filmde eğreti de durmayan ama diğer filmleriyle karşılaştırıldığında çıkan yöntemleri fark edilebiliyor. Caro'nun tasarımcı, illüstratör yanını tekniksel anlamda atmosfer yaratmada kendini gösteriyor. Ta ki yönetmenin yapım tasarımcısı olarak filmde yer alması onun düşsel dünyasına hitap eden karelerin yakalanmasını sağlıyor. Jeunet ise özellikle karakterlere ve diyaloglara yüklediği anlamlar ve diğer filmlerinde olduğu gibi akıcı giden ritmik düzenlemelere katkısı ile ön plana çıktığı görülüyor. Bunda yönetmenin banliyölerde geçen çocukluğunun evlerinin altındaki bir kasaptan gelen sesle oluşan irkiltici anlarla çevresindeki kendisince tam mizahi tiplemeler olacak insanları iyi şekilde kodlayabilmesinin yattığı söylenebilinir. Film türünün benzeri yönetmenlerin (Tim Burton, Terry Gilliam vs.) filmlerinde görüldüğü gibi karanlık, kasvetli, soğuk atmosferine insancıl yönleri çıkarılmasıyla benzerlikler taşıyor. Özellikle filmin sonunda Louison ve Julia'nın apartmanın çatısında müziklerini icra edişleri sırasında onları taklit eden çocukların saflığı ve sıcaklığı ile dolu kareler fonda gökyüzünün açıklığında umudun her daim var olacağı mesajı ile bizlere sunuluyor.
Jeunet-Caro ikilisinin filmleriyle Jeunetin kendi filmlerini birbirine karıştırmamak gerektiği kanısındayım. Zira ikili olarak kotardıkları filmlerin ikisinde de post-apokaliptik hatta steampunka yakın ilginç bir atmosfer vardı. Amelienin ya da kayıp nişanlının romantik feminen hayal dünyasından daha farklı. Ayriyetten bu ikiliye Avrupanın Tim Burtonları şeklinde bir yakıştırma yapılması da ilginç geliyor ister istemez...Jeunetle Caroyu Svankmajere daha yakın buluyorum eğer beni taşlamazsanız bu lafım için. Tim Burtonın metaforları biraz fazla kör gözüm parmağına bir tavır içinde, bu ikiliyse hikayelerini biraz daha örtülü biçimde anlatıyorlardı. "Şarküteri" için Jeunet-Caro ikilisinin "Rezervuar Köpekleri" versiyonu diyor bazıları ki bence çok yerinde bir deyim. Bu filmin daha deneysel daha stile dayalı anlatımı, kayıp çocuklar şehrinde hem stilden ödün vermeyen hem de hikayesini daha rahatça anlatabilen bir şekle bürünmüştü. Ama benim diyen her sinemaseverin stiline alışık olsa da olmasa da bu ikilinin en az bir filmini izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta tadına varınca ikisini de defalarca izlemek ayrı bir zevk ama başka uç nokta filmlerde de gördüğümüz gibi her insanın hayran olmasını bekleyemeyeceğimiz kadar kutupsal bir yapısı var. O sebeple sevilmediği zaman da çok şaşırılmasına lüzum yok. En nihayetinde bir filmi sevebiliyor olmak bizi bir üst mertebeye çıkartmıyor, sadece zevk alabileceğimiz bir olgu daha çıkartıyor ortaya.
Hakkaten kült bi film...ama dahice...konu çok kısır döndü o yüzden film zayıflıo ama mesela o deişik şekillerde intihar etmeye çalışan kadının intihar yöntemleri ve bi türlü intihar edememesi çok hoştu...izlenmeli...10/8 ve favorim...
hiç sıkılmadan keyif alacağınız bir yapım, amelie kadar da başarılı olmuş görsellik, detaylar, zekice bir kurgu mutlaka izlenmelik bir film delicatessen 9/10..
jean pierre jeunet in filmlerini anlamak bıraz zordur.bu yönetmenin filmleri herkese hitabetmez ama filmleri anlayan gercekten büyük zevk alır.örnek olarak amelie,bunlar tekrar tekrar izlenesi filmlerdir.yer ve müzik secimleri mükemmeldir bu önetmenin.bu filmi izlemeyenler izlesin ne demek istedigimi anlayacaklar.
Jeunet ve Caro'nun yaratıcılıklarını sonuna kadar kullandıkları,ülkemizde hak ettiği ilgiyi çok sonraları görmüş kusursuz bir yapım.Yay sesiyle müzik aletlerinden çıkan ses arasında bile alaka kurulması basit ama yaratıcı örneklerden sadece birisi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.