güzel bir film.sağlam oyuncuların yer aldığı.fakat ikinci yarısından sonra gözümden düştü diyebilirim.ilk yarısı kendini merak ve keyifle izletti,bizlere hem sıradışı hem de aynı zamanda çok bilindik,etrafımızdaki karakterlerden bir demet sunuyordu.bu karakterler de onları yaşayan,kalitelerini zaten çok önceden bildiğimiz oyuncular tarafından canlandırılmıştı.her şey pek güzel.sürükleyicilik de var.ancak ortalardan itibaren o gerekli atılımı yapamadı bana göre film.sıkıcı,uzatılmış,gereksiz sahneler ortaya çıkmaya başladı sanki.daha farklı kulvarlara yol almasını beklerken,şaşırtıcılığını tahmin edilebilir ve çok da etkileyici gözükmeyen yöntemlerle kaybetti.bir nevi erken soğuttu kendinden.tempo yükseliyormuş gibi gözükse de aslında düşüyordu.ilk sahneden başlayan o muziplik ve ciddiyetin dengeli harmanı dağıldı.sonuç olarak,ne gönül rahatlığı ile "beğendim",ne de "beğenmedim" diyebileceğim bir film izlemiş oldum.filmin odaklandığı temel konu kesinlikle "insan" ve "insan ilişkileri".bu gibi meselelerden hoşlananlar ve ağır tempolardan,sabit ilerlemelerden rahatsız olmayanlar tercih edebilir.ben de ağır tempolarını beğendiğim pek çok film izlemişimdir ancak as good as it gets pek de üst sıralarda değil.daha etkileyici olabilecekken,buna zemin de hazırlamışken,"izlemeseniz de olur" kıvamına geldi maalesef.
Jack Nicholson her türlü karakteri mükemmel oynayabildiğini bu filmle tekrardan göstermiş oluyor bizlere,ayrıca Helen Huntla da iyi bir ikili oluşturmuşlar diyebilirim.Filme gelirsek hayattan şeyler bulunabilecek,çok fazla temposu olmasa da kendini sonuna kadar izlettiren ve sonunda da yüzümüzde tebessüm bırakan bir yapım
İzledikten sonraki ruh halimi ifade etmekte güçlük çekiyorum desem yeridir.İzlenmeye doyum olmayacak türden bir film evet.Hayattan bir film, olanaksızlık üzerine bir film, ters bir film, kategorisizliğin kategorisi üzerine bir film.Kısacası kusursuz bir film.Jack Nicholson ın en devleştiği, en bizleri kendi gibi hissettirip duygulandırdığı filmlerinden biri aynı zamanda.Helen Hunt olmadan düşünülemeyecek bir film, performansı muhteşem gerçekten.Aynı şekilde Greg Kinnear da tatmin edici ve etkileyici bir performans sergiliyor ve karakteriyle renk katan Cuba Gooding Jr. Doğru zamanda izlediğimden olsa gerek kendimi gerçekten iyi hissettirdi ve hisli bir deneyim yaşattırdı.Abartmıyorum daha birçok övgüyü gözü kapalı bir şekilde hakedecek film.Hala izlemediyseniz, bir an önce...10/10
Güçlü bir senaryoya ve muhtesem bir Jack Nicholson performansina sahip olan, iyi bir dram-komedi ... Film adeta 'James L. Brooks'un filmiyim' diye bagiriyor , Brooks un tarzini seven herkes bu filmi de begenir ... 5/4 ...
Bu tür insanlar da vardır mutlaka ve bu filmde görüyoruzki zor bir yaşam var ortada...Jack Nicholsonun diğer filmlerine nazaran ilgimi az çekmiş bir filmdir ama yine de müthiş bir eğlenceliktir...
gerçektende çok güzel bi film......özelliklede büyük oyuncu jack nicholsonun bu filmdeki performansı hafızanızdan silinmeyebilir.....şanssızlığı titanikle aynı dönemde vizyonda olması ama titanikin bütün oskarları silip süpürmesi bu filmden daha iyi olduğu anlamına gelmez....8/10
İşte oyunculuk bu.Her zaman izleyicisini şaşırtmayı seven Jack Nicholson mimiklerini çok iyi kullanan bir oyuncu olduğu için bu filmde yine muhteşem bir oyunculuk gösteriyor.Helen Hunt'da ondan aşağı kalmıyor doğrusu.Zekice ve çok iyi yazılmış senaryosuyla ve zekice espirileriyle oscarlarda Titanic filminin en büyük rakibi olan Benden Bukadar kahkaha turfanı ve mutlaka izleminizi önerdiğim bir film...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.