Stalker
Ortalama puan
4,0
244 Puanlama

55 Kullanıcı yorumları

5
18 Eleştiri
4
16 Eleştiri
3
6 Eleştiri
2
10 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
ZAMANIN ÇOK ÖTESİNDE BİR KİLOMETRE TAŞI TARKOVSKY USTAYA SAYGI DURUŞU

TARKOVSKY BÜYÜK DÜŞÜNÜR, DÜŞÜNDÜRÜR !!! Uzun süredir merak ettiğim ama kötü yorumlardan dolayı bir türlü izleme niyetine girişmediğim bir filmdi.''Bu filmi izlemeli miyim ? '' sorusunu doğru kişiye sormuşum.Çünkü filmi izledim ve beğendim... Öncelikle şunu belirteyim film insanın duyu organlarıyla hissedebildikleri gerçektir olgusunun aksi yönünde bir tavır sergilemektedir.Tabi bunun yanında çok farklı yorumlayabileceğimiz şeyler.. Bu film çok farklı şekillerde yorumlanabilir.Gerçeği aramak, insanın kendini keşfetmesi ve mutluluk.İnsanlar ne zaman mutlu hisseder kendilerini ? Gerçeğe ulaştıklarında mı ? Yoksa ulaşmış olduğu hedefin onun için anlamıdır mı mutluluk ? ''Gerçeği ararken, gerçeği keşfedeceğime, onun değiştiğini görüyorum.'' Aslında burda gerçeği aradıkça gerçeğin değiştiği vurgusu yapılmaktadır.Mesela şu şekilde.Şimdiki zaman ve gelecek.Ama geleceğe gittiğimizde gelecek zaman şimdiki zaman olur.Burda insanın gerçekliğin imkansız olduğunu mu yoksa insanın ulaştığı yerin insanı tatmin etmemesi midir yönetmenin anlattığı bilmiyorum.Diyorum ya farklı şekillerde yorumlanabilir. Stalker bölgeye giderken iyilerin geçebileceğinden bahseder.Ve umutlu olmayanların.Burada dini bir göndermesi var yönetmenin.Fakat umut Tanrıya ulaşma çabası mıdır ? ''En güvenli yol en uzun yoldur'' Mutluluğa ulaşmak için sabretmeliyiz.Mutluluğa ulaşmak için geri adım atmamalıyız vazgeçmemeliyiz. Yönetmenin Bölge dışındaki tüm sahneleri renksiz, bölge'de ise renkli çekimler kullanması bölge'ye anlam katmak amaçlı olmuş.Çünkü Hayatımızın sıradan olduğuna bu şekilde vurgu yapılmıştır.Yada bunun aksine Stalker'in en küçük ilgiçlik olgusundan mutlu olması bunun tersi bir durumdur. Bu arada Bölge demişken ; Bölge ulaşılması güç bir yer.Gidenlerin geri dönemediği söylenen bir yer.Oraya sadece stalker yani iz sürülerin yardımıyla gidilebiliyor.Stalker bu bağlamda sanki bir aracı.İnsan öldükten sonra Yaratıcının karşısına çıkma yolunda giderken yalnız mıdır yoksa yaratıcının ruhani varlıkları insana eşlik etmekte midir ? Yönetmenin totaliter rejimi eleştiren bir tavrı var ayrıca.Mesela Stalker'in bahsettiği iyilerin geçmesi kötülerin ise cezalandırılması, kurallara göre oyunu oynamak, kanunlara uymak vs. vs. ''Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir.Öldüğü zamansa kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır.Ama kuru ve sert hale geldiğinde ölüp gider. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir. Kendini sertleştiren hiçbir şey kazanmayı başaramaz.'' Filmi izledikten sonra sadece şu film için bile yönetmen hakkında çok şey düşünülür ? Evet bir sinemacı.Ama filmin her sahnesini gördüğünüzde o sahneleri birer tablo haline getirirseniz yönetmenin sanatçı oldugunu görürsünüz.İyi bir gözlemci.Bu bağlamda bir Ressam. Peki ya filmin anlatımı.Kamera hareketlerinin az kullanıldığı filmin replik sunumları müzikler şiirsel bir şekilde kulağımıza sokuluyor. Bu filmden çıkardığım anlamlar ve aklıma gelen sorular benim yorumladıklarımdır.Bu filmden farklı şeyler anlamak filmi anlamamak değildir.Öyle bir film ki herkes farklı şekilde anlayacaktır ve yorumlayacaktır

Tarkovsky ve Stalker’ı anlamak… Belirsiz bir gelecekte ve isimsiz bir ülkedeyiz. Bir meteor düşmüştür ve bunun sonucunda Zone adı verilen bir alanda belirli güçleri ortaya çıkmıştır. Meteorun düşmesi ile bölgeye verdiği etki bilinmemektedir. Bu alanın ortasında yer alan bir odada insanlığın en derin tutkularını gerçek yapacağı söylenen bir güç vardır. Zone bölgesine gitmek tehlikeli ve yasaktır. Dikenli teller ve askerlerle korunan Zone bölgesi, salt zihinsel güçleri ve yeterli cesaretleri olan Stalker adı verilen iz sürücüleri girebilmektedir. Beraberinde götürdükleri insanlar ise bu alanda oluşan güçlerle yüzleşmektedir. Zaman gelmiştir artık. Stalker yolcuğa hazırdır. Stalker, karısının itirazlarına rağmen bir bilim adamı bir de yazarı yanına alarak Zone 'a doğru yolculuğa başlar. Stalker filmi, bilim kurgu yazarı Arkadı ve Boris Strugatsky kardeşlerin “Yol Kenarında Piknik” isimli romanından uyarlanmıştır. Filmi daha iyi anlamak için kitabını okumamız gerekli mi? Okuduğumuz zaman Stalker filmi hakkında her şeyi çözebilecek miyiz? Bu soruları yanıtsız bırakıyor ve Stalker ile yolculuğa devam ediyorum. Tarkovsky, Sovyet dönemindeki baskılara rağmen filmlerini çekmeyi başarmış, insanın varlığını sorgulayan, hakikati arayan, dış dünyası ile iç dünyası arasında bağlantı kurmaya çalışan çağdaş bir derviştir. İnsan hayatını ele alış şekli ile sinema sanatına farklı bir bakış açısı getiren Tarkovsky, filmlerinde, insanın öz benliğini ortaya çıkartarak, kendisi ile yüzleşmemizi sağlamaktadır. Tarkovsky, sanat üzerine olan fikirlerini şu şekilde açıklamaklıyor; “Ne olursa olsun bir meta olarak tüketilmek istenmeyen her türlü sanatın amacı, hiç şüphesiz kendine ve çevresine, hayatın ve insan varlığının amacını açıklamak, yani insanoğlunun gezegenimizdeki varoluş nedenini ve amacını göstermek olmalıdır. Belki de hiç açıklamaya bile kalkmadan onları bu soruyla karşı karşıya bırakmalıdır.” (Mühürlenmiş Zaman - Andrei Tarkovsky) Ruhaniyete ve tinselliğe ait olan her şey Tarkovsky'nin dünyasına hitap etmektedir. Filmlerinde mistik bir anlatım tarzı ile insan hayatını ele alırken, tasavvuf anlayışını ruhaniyete teslim eder. Gerçeküstü ve hissiyata dayalı fikirleri sorgularken, sufi bir gelenek içerisinde sürekli bilinmeyeni arıyor. Tarkovsky, “Sanat bir yakarıştır. Bu her şeyi anlatıyor. İnsan sanat aracılığıyla umudunu dile getirir. Bu umudu dile getirmeyen, manevî temeli olmayan hiçbir şeyin sanatla ilgisi yoktur, bunlar ancak parlak birer entelektüel analiz olabilirler” der. Filmlerinde, mantıksal bir çözümleme aramak yersizdir çünkü izleyiciye cevap vermekten ziyade soru sormaktadır. Varlığın algısı, nedensellik ve tanrı anlayışı ile kendimizi sorgulamamızı ister. Tarkovsky filmleri, genellikle durağan ve yavaş ilerlediği için sıkıcı olarak hak etmediği bir eleştiriye maruz kalır. Filmlerindeki içsel deneyimi yakalayamayan izleyici için büyük bir kayıptır. Tarkovsky, anlaşılmak ya da bilimsel açıklama getirmek yerine, teslimiyeti tercih etmektedir. Tanrı inancı olan ve dini sembolleri kullanmasını seven bir yönetmen olduğu için tasavvuf kültürüne daha yakın duruyor. Stalker filminde tanrının insan üzerindeki ruhaniyeti sorgulanırken birçok yerde doğa manzaraları, müzik, ışık ve yağmur gibi semboller kullanılarak bizlere tinsel bir varlığın üzerimizdeki etkisi anlatılıyor. Filmde, gerçek bir mutluluk arayışı içerisinde olan bir insanın dış dünyadan sıyrılarak kendi bilincindeki iç dünyasına olan yolculuğu anlatılmaktadır. Stalker, hayatın özündeki acıyı, mutsuzluğu ve hüznü, bu yolculukla mutluluğa çevirmeye çalışır. Silahı parmağının ucuyla tutmadan suya itmesi yaşanılan veya yaşanılacak olan acıyı mutluluğa çevirmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Mutluluk açıdan doğar. Zone bölgesindeki gizli odaya hemen gidememeleri, insanın gerçek mutluluğa o kadar hızlı ve kolay ulaşılamayacağını simgeler. Stalker, kendi özünü arayan bir insanı ifade eder. Filmin sonunda sakat çocuğunun bardakları bakışlarıyla hareket ettirmesi de, gerçeğin bizim algıladığımız gibi olmadığının ve hayatın yanılgılarla dolu olduğunun göstergesidir. Düzensiz, karışık, bulanık ve darmadağın gibi görünen sahneler, kendi içinde bir düzenin yer aldığını göstermektedir. Filmde, saf mutluluk, hakikat, yaşamın gayesi ve bireyin gerçeğe yolculuğu gibi kavramlara yer verilmiş. Tarkovsky, hakikat üzerine şunları söyler. "İmge, hakikatin suretidir. Körlüğümüzden aman bulup, ufacık bir parıltısını yakalayabildiğimiz hakikatin sureti..." Gerçeğe olan yolculukta zamanın bir önemi yoktur amaç gerçeğe ulaşmak olduğu için filmde zaman kavramı kullanılmamıştır. Zone 'a girmek yasaktır, çünkü Zone, insanın girdiği zaman en içteki dileğini gerçekleştirdiğine inanılan bir odaya sahiptir. Stalker, filmin bir sahnesinde, Zone bölgesinde bulunan odaya iyilerin ya da kötülerin değil, salt umutsuzların girebileceğini söylüyor. Tarkovsky, bu filmde, tüneldeki yürüyüş sahnesindeki buz tutmuş zeminden çıkan seslerin yankısı, Stalker 'in Zone denilen yere doğru trenle yaptığı yolculuk esnasında içimizi titreten sesler ve odanın içerisindeki su damlacıklarının içimizi ürperttiği seslerle, maddeye değil de insan ruhuna hitap ettiğini kanıtlamaktadır. Zone, içsel yolculuğu gerçekleştirebilen insanlar için bir anayurt sembolü taşımaktadır. Hakikati tadabilen ve huzura erişmek isteyenlerin anayurdudur. Stalker, Zone dışındaki her yerin kendisi için hapishane yeri olduğunu söylemesi ile, dış dünyanın bencilliğini ve kötücül olduğunu belirtmektedir. Filmde sık sık Stalker, Yazar ve Bilim Adamı arasında yaşanılan çatışmalara şahit oluyoruz, bu çatışmalar sırasında, insana ait en derin düşünceler, temel fikirlerin analizi ve çözülemeyen sorunların gün ışığına çıkartılma çabasına tanıklık ediyoruz. Şiirsel anlatımı ile her izleyişte yeni sorulara gebe olan ve insani farklı bir gezegeni götürmesini başaran Stalker filmi, düşüncenin miladına giden yolculuğun hiç bitmediğini gösteriyor. Stalker, etkileyici konuşması ile ölüm ve varoluş üzerine şunları söyler. “Zayıflık harika bir şeydir, güç hiçbir şey. Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir, öldüğü zaman ise sert, kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken zayıf, esnek ve tazedir. Kuru ve sert hâle geldiğinde olur. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık ise varoluş tazeliğinin ifadeleridir.”
sari_23
sari_23

Takipçi 174 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Şubat 2006 tarihinde eklendi
Tarkovsky sayesinde 2 saat 40 dakika boyunca bu dünyadan koptum.sanat için sanat felsefesini bu kadar gözüme sokan yönetmene çok minnettarım.her tarkovsky filminde olduğu gibi sıkılma korkusuyla oturdum ekran karşısına ama gene her tarkovsky filminde olduğu gibi sıkılmanın aksine bir dakika bile ayrılamadım ekran karşısından.ama genel olarak bu filmde önemli olan bir şey anlamak değil,filmin tam anlamıyla tadına varmak,iliklere kadar hissetmek.tarkovsky sanatını biraz tanıyınca zaten belli şeyler oluşuyor kafada.soru işaretleri varsa kafanızda dert etmeyin çünkü herkeste var ve nasıl istiyorsanız öyle anlayın.bir tarkovsky filminde önemli olan sinema sanatını tam anlamıyla yakalamanız,sahneleri ve çerçeveleri sindire sindire hazmetmemizdir ve bundan büyük bir haz duymamızdır.daha fazla konuşmak istemiyorum.kutsal şeyler üzerine konuşmak pek doğru değildir diye düşünüyorum.kısaca tarkovsky işte,daha fazlası değil.tarihin en büyük sanatçılarından biri benim için.hem sinemacı,hem filozof,hem ressam,hem fotoğrafçı,hem şair,...
ridvans
ridvans

Takipçi 15 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Cevap hakkı doğduğu için yine yorumlamam gerekecek:) Öncelikle ben her film düşündürücü olmalı felan demedim zaten. Eğlenmek, gülmek isteyen arkadaşlar bu tür filmlerle kendilerini yormasınlar dedim. Tarkovsky filmlerini izlerken uykusu gelen arkadaşların filmin çekilmesi için onca verilen emeğe ve birikime saygısızlık etmemeleri gerekir. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama Tarkovsky kimseyi eğlendirmek için film çekmemiş. Aksiyon isteyenlere Jet Lee, Jackie Chan ya da Tarantino'yu öneririm.
Fahri Fergan'ın yorumları da düşündürücü fakat Stalker'ı dikkatli seyredersek öncelikle rahatsız edici dış dünyanın hakim olduğu sahneler siyah beyaz veya flu'dur. Bölge'de de yazarla bilim adamı birbirleriyle bir tür atışma yaşarken yani birbirlerini rahatsız ederken görüntü yine siyahbeyaza döner. Filmde yüzlerce mesaj vardır bugünkü batı dünyasına. En basitinden "güçsüzlük muhteşem bir şeydir ve güç, hiçbir şey" ve devamında söylenen sözler yönetmenin batının, dünyayı algılaması ve sömürmesi biçimine verdiği birer tokattır. Doğuda merhamet vardır, sevgi vardır. bunların hepsi erdemdir, batıda ise güce dayalıdır herşey.
Entellektüel ya da eski ifadesiyle münevver olan her insan gibi Tarkovsky de doğuyu savunma hakkına fazlasıyla sahiptir. Stalker'ın silahı, dokunmadan suya itmesine bir bakın, bir de tarantino'nun filmlerindeki tiplerin silahı sahipleniş biçimine. Tarkovsky böyle yaparak hem hollywood sinemasına hem de batı dünyasına ağır bir cevap veriyor zaten. Hollywood filmlerinde varoluş komik bir şekilde; ya reenkarnasyonla ya uzaylılarla ya da doğa üstü güçlerle anlatılmaya çalışılır. Batıda çekilen diğer dini filmler ise bilinen Hristiyan anlatımının ötesine geçememiş tarihi filmlerdir. Bunun tek istisnası Scorsese'in Günaha Son Davet'idir ki o da yıllarca yasaklı kalmış bir filmdir.
Tasavvuf konusuna gelince, şu söz bana değil Tarkovski'ye aittir: "İmge, hakikatin suretidir. Körlüğümüzden aman bulup, ufacık bir parıltısını yakalayabildiğimiz hakikatin sureti..."
Bu ifade, Fahri'nin bahsettiği, filmdeki genelgeçer Hristiyan mesihin kaybedişini fazlasıyla aşan bir sözdür. Bu söz tam da tasavvufun kalbine gelip oturan bir sözdür ve Hristiyanlığın da çok üstündedir. Ashab-ı Kehf'i izlediysen onlar da Hristiyan dervişlerdi. Yani Derviş olmak için illa İslamı seçmiş olmak gibi bir zorunluluk yoktur. Fakat İslam hak din olduğu için İslam'da bunu başarmak daha kolaydır. Hakikati arayan herkes Allah'a muhtaç demektir.
Bu filmde temel olan şey de hakikate ulaşmaktır ve bu yolculuk da onun imgesidir...
delicewatt
delicewatt

Takipçi 244 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Şubat 2007 tarihinde eklendi
yok efendim yok ben bu film hakkında yorum yazamam, küstahlaşamam o kadar. tek denilebilecek şey eğer sinema buysa bugüne kadar onca izlediğim neydi!
mamoru
mamoru

Takipçi 147 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Eylül 2010 tarihinde eklendi
Çocukken izlediğim ve hiç unutmadığım çççooooooookkkkkkk... güzel bir film. İzlemenizi tavsiye ederim 10 / 10
banadolu
banadolu

Takipçi 445 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
31 Ağustos 2004 tarihinde eklendi
bu sefer izledim ve hala etkisindeyim.sizi bilmem ama ben izlediğim en ii 10 film arasına girerim.beni görüntüleriyle etkileyen nadir filmlerden biridir,ayrıca insanın kendisine,zayıflıklarına sert bakış atan bir insan filmi.bilimkurgu görüntüsü altında bir insanlık öyküsü.stalker'i oynayan aleksandr kajdanovsky'den etkilenmemek mümkün mü?ya da bu filmi izlememek mümkün mi?stalker,david lynch'in eraserhead'i gibi ilginç,ürkütücü ve bir o kadarda derin bir film.sinefiller kaçırmasın...
joopoolg
joopoolg

Takipçi 25 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
4 Eylül 2004 tarihinde eklendi
tavkosky filmlerini bulabicegim bir yer biliyorsanIz yardImlar1n1zI bekliyorum....
Devran Kirdan
Devran Kirdan

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Bu film hakkında söylenebilecek çok şey var kuşkusuz. Hatta bunların arasında "sinema tarihinin en önemli başyapıtı" sıfatını dahi kullanabiliriz belki. Fakat söyleyebileceklerimiz büyük deha Tarkovsky nin anlatmak istediklerini karşılayamaz kanımca. Filmi izlemeyenlere tek tavsiyem; -Tarkovsky nin filmi iki kez çektiğini hatırlatarak- bu filmi en azından bir kere izlemeleri. "Filmi izleyebilenler" sonunda ne demek istediğimi anlayacaklardır...
OguzhanCoskun
OguzhanCoskun

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
28 Ocak 2019 tarihinde eklendi
Öncelikle sanattan haz etmiyorsanız, bir şeyin size dolaylı yoldan değil direk söylenmesini seviyorsanız, düşünmeyi, sorgulamayı, felsefeyi sevmiyorsanız asla sizin için bir film değil.Haz edenler için de gerçekten çok ağır olduğunu ve ciddi odak istediğini her sahnenin her cümlenin her detayın çok önemli olduğunu ve bu yüzden bomboş bir kafayla bol vakitte sindire sindire izlenmesi gerektiğini söyleyebilirim.Sinema bir sanat dalı ise bu gibi filmler sayesindedir bana göre.Soru sordurtan ama asla bir cevabı olmayan bunu izleyicinin kendisine bırakan..Sorduğu soruya bile acaba bunu mu sordu diye düşünürken kendinize onlarca başka sorular sormanızı sağlayan çılgın bir film.Aynı zamanda ilk kez bir film için yorum yapma isteği duyup üyelik açmamı sağlayan bir film oldu:) Kısacası izleyin ! Beyniniz açılır, ufkunuz genişler..
lazarus666
lazarus666

22 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Aralık 2005 tarihinde eklendi
şimdiye kadar tarkovsky'nin kurban ve solaris dışındaki tüm filmlerini izledim ve içlerinden beni en çok etkileyen bu film oldu.gerçi zaten sadece ivan'ın çocukluğu ve stalker'ı yorum yapabilecek kadar anlayabildim.her ne kadar andrei rublev ve nostalji filmleri de şiirsel ve görüntü açısından çok hoş gelse de benim için onları anlamak oldukça güç idi ilk izleyişimde.ama stalker bambaşka bir iz bıraktı ben de.belki de bugüne kadar izlediğim filmler arasında benim üzerimde en yoğun etkiyi bırakan film oldu.filmin uzun ve sıkıcı olduğuna dair eleştirilere katılmam mümkün değil,çünkü eğer bu kadar uzun olmasa idi yönetmenin seyirci üzerinde aynı etki yoğunluğunu yakalaması güç olurdu diye düşünüyorum.hayatımda ilk defa bir tarkovsky filminden sonra aynı filmi hemen tekrar izlemek istedim.
club35bucuk
club35bucuk

13 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Ocak 2008 tarihinde eklendi
tarkovskinin günlüğünden derlenmiş mühürlenmiş zaman adlı kitabında yönetmenin felsefesinin ne olduğunu çok net anlıyorsunuz

BaNa GöRE:

kitabı okuduktan sonra filmi tekrar izledim yönetmen aşırı dinci bir adam olduğu için film tanrının varlığını sorguluyo o yüzden doğa manzaraları müzik ışık yağmur vb. kullanılarak bizlere anlatmaya (daha doğrusu tanrının varlığını sorgulamak,insanın yaratılış gayesi)çalışmış.Zaten başka temalar kullansaydı bu kadar etkilenmezdim.(man from earth filminde olduğu gibi sırf konuşma olsaydı)

Beğenen arkadaşlara ingmar bergman tavsiye

"Sanat ideale duyulan özlemdir"
Andrei Tarkovski
Funda Gür
Funda Gür

47 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Mart 2024 tarihinde eklendi
Görsel efektlerde resim ve fotoğraf tekniklerini incelikle işleyen, sinemayı şiir gibi dokuyan favori yönetmenim Tarkovsky’nin bu filmi de yine birçok sembol içeriyor. Kadim dini ve felsefi yolculuk hikayeleriyle modern çağ arasında köprü kuruluyor sembolik olarak. İnsanı merkeze değil doğayı merkeze almış ve insanın doğaya yapıp ettiklerini insan psikolojisine de değinerek işlemiş tüm filmlerinde olduğu gibi. İyi ki dünyamızdan böyle bir yönetmen geçmiş. Bu film daha çok felsefecilerin seveceği tarzda. Derinlik ve detay sevmeyenler sıkılabilir.
emre1
emre1

18 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Aralık 2006 tarihinde eklendi
10 numara bir film.yorum yapmaya gerek yok.gerçekten her yönüyle ortada bir sanat şahaseri görmek isteyen varsa bu filmden başlasın. 'Andrei Tarkovsky' bu işin üstadlarından.10/10.
Cinelikes Herşey Insanlar Için
Cinelikes Herşey Insanlar Için

35 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Eylül 2020 tarihinde eklendi
Filmin çok uzun bazı sahnelerin uzun tutulduğu kanısındayım. Başka türlü olmazdı onun da farkındayım. Felsefenin filmlerin içine iliştirilmiş ses görüntü ve şiir gibi replikler ile işlenebilmesi mümkün değil. Hiç bir zaman tam anlamıyla anlaşılmaz. Yani filmin konusu anlattığı şeyleri anlamak filmden çok daha uzun sürer. Ben bir sinema eleştirmeni değilim. Ama bu filmi izleyenlerin çok yönlü düşünüyor olması ve sadece eğlence arayışı içinde olmaması lazım. Film hem sinemasal anlamda hem içerik olarak oldukça hatrı sayılır inceliklerle döşeli. Ama farketmek için izleyenlerde de bir takım bilgi ve dikkat donanımı olmalı. Bence bu film eşsiz.
kemalakoglu
kemalakoglu

7 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Kasım 2004 tarihinde eklendi
Stalker ,bence gelmiş geçmiş en iyi 5 filmden biridir,Tarkovsky ise gelmiş geçmiş en iyi yönetmen..
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler