En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
beck31
Takipçi
1.383 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
2 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Göreceliliğe sinemada getirilen en nihai filmlerden bir tanesi diyebilirim.Çekimler, detaylar, görüntüler ve hepsinden önemlisi parıltılı zekanın hümanist ayrıntıları ve gerçekliğiyle dikkat çeken insana özgü zaafların yorumlanışı..9/10
Bir olayın farklı perspektiflerden izleyiciye sunulduğu senaryo olarak ilginç ve dönemine göre farklı sinema tekniklerinin kullanıldığı kült bir film 8/10
Oldukça anlamlı , özgün ve durağan olmasına rağmen sürükleyici bir klasik ? Kurgusu , yönetimi , oyunculukları , müzikleri , konusu vs. oldukça başarılı ? Ayrıca ben filmi beklediğimden çok daha iyi buldum ? İzlenmesi gereken bir film ? 10/8 ?
Film günümüz filmlerine göre elbette daha durağan, ama filmin görecelilik kavramını işlemesi ve buna 1950'li yılların başında cesaret ve akıl edebilmesi olağanüstü. Bu film 60'lar veya 70'lerde çekilmiş olsa bu kadar abartılmamalı derdim belki de. Ama henüz özgür, deneysel ve protest sinemanın hemen hemen hiç olmadığı zamanlar 50'li yılların başları. Kurosawa -bilerek mi bilmiyorum- ama zamanına göre inanılmaz yenilikçi bir filme imza atmış. Günümüz izleyicisi için belki çok şaşırtıcı olmayabilir ama bu filmi 1953'te bir sinemada izlediğinizi düşünün. Düşünün o dönemde Ayhan Işık, Belgin Doruk, Zeki Müren filmleri izlerken birdenbire böyle bir ''şeye'' rastlıyorsunuz (Yukarıdaki oyuncular ve zamanında oynadıkları melodramlar Türk sinemasının yüz akıdır. Hala Tv'de denk gelsem, hayranlık duyarak kalbim o filmleri izler. Benim söylemek istediğim o tarz filmlerin olduğu bir dönemde Rashomon gibi bir filme rastlayan sinemaseverin yaşayacağı şaşkınlık, belki de anlamlandıramama). Sanırım söylemek istediklerimi anlatabildim. Çok uzattım, kısacası zamanının gözlükleriyle izlenilmeli sinema tarihine yön vermiş olan bu filmi. İyi seyirler.
Kurosawa üstadın belkide en faklı ve ilginç olan yapıtı. İnsan psikolojisi üzerine doğruların ve yalanların incelendiği bilimsel bir çalışma gibi Rashomon.. Her sinema sever en az bir kere izlemeli...
Yıl 1950.Ve o yılda yapılmış harika bir film.Akira ustanın Kamera tekniğinden tutunda,senaryosuna kadar kusursuz işleyen meşhur filmi..Filmde hakim rolünü oynayan bizler olayı çözmek için çok düşünüyoruz.Ve bir anda kendimizi filmin içinde buluyoruz..Uzakdoğu sineması için tavsiye ettiklerimden..
Oscar adaylığı da bulunan film Akira ustanın en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilebilir. İyi kurgulanmış ve güzel oyunculukla bezenmiş oal n film tematik olarak saglam temeller üzerine oturtuluyor. Seyirciye sempatik ve yakın gelebilecek karakterlerin olmaması eksiklik olarak görülse de aslında bu seyircinin yanlılık yapmadan kurguyu çözmesi yolunda akıllıca bir fikir olarak kabul edilmeli. Sanık durumunda kabul edilen oyuncuların diyalogları insan zekasının yalan söyleme şifresini çözebilmek acısndan zekice yazılmış Sinematografk acıdan dinamik olan film insanın bencil yanını da gözler önüne seriyor.
film yalan ve bencilligi o kadar güzel işlemişki insanın kendinide sorgulamasını saglıyor böyle piskolojik filmler zor bulunur herkesin izlemesi gerek filmin etkisini herhalde uzun süre atamıyacam herhalde yazıyı yazarken bile ne kadar dürüst oldugumu düşünüyom (insan bazen kendine bile dürüst davranmaz)
İnsanoğlunun zaaflarını, bencilliğini ve küçük yalanlarını işleyen harika bir baş yapıt Rashomon...Teknik açıdan, çekildiği yıla bakılarak beğeni görmesi; verdiği mesajların geçerliliği açısından da takdir edilmesi gerekir. Ayrıca nedendir bilinmez the Usual Suspects'i çağrıştırabilir kişiye.
Raşomon[1] 1950 Japonya yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Rash&333;mon olan film, Türkiyede sinemalarda, Sinematekte ve TRT televizyonunda gösterildikten sonra Mart 1992de 11. İstanbul Uluslararası Film Festivalinde de gösterime sunuldu (Festivaldeki gösterimde Raşamon ismi kullanılmıştır.)[2]Japon kısa hikâyesinin babası[3] olarak anılan Ry&363;nosuke Akutagawa (1892-1927)nın 1915 tarihinde yazdığı Rashomon ve Korulukta adlı iki kısa hikâyesinden uyarlanan filmi Akira Kurosawa yönetmiştir. Kurosawa aynı zamanda Shinobu Hashimoto ile birlikte filmin senaryosunu yazmış, ayrıca filmin kurgusunu da yapmıştır. Başlıca rollerinde Toşiro Mifune, Machiko Ky&333;, Masayuki Mori ve Takashi Shimuranın oynadıkları filmin siyah beyaz görüntülerini Kazuo Miyagawa çekmiştir.Akira Kurosawanın baş yapıtlarından biri olan 'Raşomon' aynı zamanda da Japon yönetmeni batı dünyasına tanıtan film olmuştur. Zaten batıda da filmin bazı yeniden çevrimleri yapılmıştır. Bunlardan en bilineni 1964 yılında Martin Rittin yönettiği Amerikan filmi The Outrage (Haydut)dir. Paul Newman, Laurence Harvey gibi ünlülerin rol aldığı bu Western filmi konuyu Japonyadan vahşi batıya taşımıştı.1951de uluslararası ilk gösteriminin yapıldığı Venedik Film Festivalinde film Altın Aslan ödülünü aldı. Aynı festivalde Akira Kurosawaya ayrıca 'İtalyan Film Eleştimenleri Ödülü' de verildi. 'En iyi film' dalında BAF ve 'en iyi sanat yönetimi ve dekor' dalında Oscara aday gösterilen Raşomon, 1952 yılında Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisinin onursal ödülüyle ödüllendirildi.Japonyada 1953 tarihinden önce üretilmiş her sinema filmi gibi 'Rashomon' da artık kamu malı olmuştur Oduncu (Takashi Shimura) çömelmiş, arkada solda hizmetkar (Kichijiro Ueda), sağda ise Budist Rahip (Minoru Chiaki) şehir kapısının altında.Rash&333;mon, kelime anlamı olarak Japoncada kale kapısı, hisar kapısı (veya şehir kapısı) anlamına gelmektedir. Özellikle Japonyadaki Heij&333;-ky&333; (Nara) ve Heian-ky&333; (Kyoto) şehirlerinin tarihi anıtsal güney kapıları bu adla anılırlar. Filmin çekimleri de günümüzdeki adı Nara olan Heij&333;-ky&333;daki şehir kapısında ve civarında gerçekleştirilmiştir.[5][6]Filmde biri oduncu, diğeri hizmetkâr, sonuncusu da Budist rahibi olan üç üzgün görünüşlü adam bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan kaçarak bu şehir kapısının altına sığınırlar ve burada cinayet ve ırza geçme suçundan yargılananan namlı bir haydut hakkında konuşmaya başlarlar ve olaylar geriye dönüşlerle (flashback) anlatılır. Yağmurdan kaçan oduncu ve Rahibin sığındıkları kapı altında, haydutun yargılanmasını aktarmaları flashbackle verilirken, yargılama sırasında haydutun, samurayın karısının ve bir medyum aracılığıyla olanları aktaran samurayın ruhunun anlattıkları da tekrar flashbacklerle verilir. Yani burada flashback içinde flashback var
excelsaga filmi özetlemiş ve beğendim dün akşam dvdsini izledim gayet başarılı ve başyapıt değerinde bir film.ama filmde doğru gösterilmiyor izleyicinin yorumuna bırakılıyor.zaten sorgu sırasında hakim gözükmüyor yani burada izleyici hakim görevini üstleniyor herkesin kendi yorumuna bırakılıyor.bence azldığı ödülleri hakediyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.