Yurttaş Kane
Ortalama puan
4,3
328 Puanlama

73 Kullanıcı yorumları

5
23 Eleştiri
4
28 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
11 Eleştiri
1
3 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
finallyfree89
finallyfree89

Takipçi 129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
orson welles ten bir başyapıt kesinlikle en takdire şayan filmlerdendir dönemine göre teniksel olarak olağanüstü görüntü teknikleri kullanılmış şahane bir film en sevdiğim kült
mawi-777
mawi-777

Takipçi 144 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Usta bir sinemacı Orson2un toplistlerden asla düşmeyen ve düşmeyecek olan başyapıtıt. Film na olarak bir tek temayı işliyor görünsede( hiçbir mevki ve zenginlik gercek mutlulugu getirmez.) alta bir çok ayrı tema vurgulanıyor. Welles bu dönemde yasasaydı keske ediğim nadir insanlardan biri. Ama o zaman da sinema bu kadar ilerleyemezi di mi:)
mayhemproject
mayhemproject

Takipçi 78 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Sinema Tarihinin dönüm noktasıdır.bir sinema şaheseridir. Senaryo, anlatım ve diğer pek çok unsur dışında sinema adına bir deney laboratuarı gibidir. İşin güzeli laboratuarda pek çok önemli keşif yapılmıştır. Sinemanın akışında önemli bir sıçrama noktasıdır.
tolstoyevski
tolstoyevski

Takipçi 76 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Kasım 2006 tarihinde eklendi
Sinema sanatının temeline gül koyanlardan Orson Welles’i ve onun gözde filmi Yurttaş Kane’i anımsamamak mümkün mü? David Griffithlerle,Michael Curtizlerle,Cecil Millelerle yavaş yavaş filizlenen sinema çağının en gözde yönetmenlerinden biriydi Welles.Yaşadığı dönem içerisinde değeri bilinememiş olsa da ’’Yurttaş Kane’’ile dünya sinemasına çok seçkin bir eser kazandırmıştı.Kimi sinema eleştirmenlerince de yüzyılın en iyi filmi olarak gösterilen film tam bir senaryo ve biçim zenginliğine sahipti...(film ise sadece en iyi senaryo dalında oscar almıştı...) Filmde,büyük bir şatonun içinde elinde kristal bir küreyle bir adam belirir.Küreyi tutmakta olan adamın ağzından tek bir sözcük yuvarlanır.Bu sözcük ’’Rosebud’’dur ve adamın ölmeden önce diline öaldığı son sözcük olmuştur.Rosebud sözcüğüyle bizleri meraka gark eden adam zengin bir gazete patronu olan Charles Foster Kane’dir.Bu medya baronunun yaşamına girmiş 5 ayrı kişinin anlatımıyla şekillenen senaryonun zenginliği bir yana,film özgünlüğünü ve asıl değerini yeni bir sinema dili oluşturan Orson Welles’in yaratım sürecinden alır.Filmde kurgu bağlamında eskili-yenili bir çok teknik kullanılmış,yaratılan kurgu bileşimiyle sinema olanaklarının sınırları zorlanmıştır.Alan derinliğini temel alan,üç boyutluluğu gözeten,kurgudaki ritmi hikaye akışına göre şekilleyen bu devrimci atılım,yeni bir sinema dilinin yaratılması bağlamında o günün şartlarında dünya sinemasına çok değerli olanaklar bahşetmiştir. Orson Welles Foster Kane’in ilginç yaşam öyküsü çerçevesinde o pembe ’’amerikan rüyası’’nın kesin sonunu ilan ederken,medya ile iktidar arasındaki organik bağa ilişkin de çok çarpıcı tespitler sunar.İktidar,nüfuz kavramlarının mutlulukla bağdaşmayan ironik yanlarını ortaya seren filmde yönetmenimiz bir ’’sosyolog’’titizliğiyle çalışmıştır.O meşhum amerikan rüyası multimilyonerini yaratmış ama ona mutluluğu verememiştir.İktidardaki yozlaşmanın irdelenmesi olarak da değerlendirilebilecek film ’’Rosebud’’sözcüğünün anlamının sorgulandığı süre boyunca ’’merak’’öğesini ustalıkla işlemiştir.Bu merak öğesinin beslediği gerilim ölçüsünce izleyiciyi sarıp sarmalamış yer yer groteske kaçan bir anlatımla da olayın hicivsel boyutunu ortaya koyabilmiştir... Kane karakterine model alındığı söylenen William Hearst’ın ciddi saldırılarına uğrayan film sansürlere ve Welles üzerinde yürütülen sistemli kampanyaya karşın,geleceğe taşınmış,her büyük sanat yapıtı gibi klasikler nezlinde hak ettiği seçkin yeri almıştı...Dünya sinemasında bir ’’kilometre taşı’’oluşturan filmde oyuncuların çoğu Orson Welles’in kurduğu ’’Mercury Tiyatrosu’’nun oyuncularıdır ve filmde çok başarılı kompozisyonlar çizmişlerdir... İşte böyle Orson Welles...Sen gerçek anlamda bir sanat insanıydın.Sinema ise 40ların ortasında beşeri ve toplumsal diyalektiği ustalıkla verebilen filmlerle belki de altın çağını yaşamaktaydı.Sinemanın sanat olmaktan çıkıp tam bir açık borsa gibi işlediği günümüzde yaşasaydın bizler gibi senin de hüzünlenmemen mümkün olabilir miydi?
ersoylu54
ersoylu54

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Kasım 2006 tarihinde eklendi
bencede ahım şahım bi film değil ama filmi orson wellesin farklı çekim teknikleri ve başarılı yönetimi ama oscar açısından baktığımız yurttaş kane nin sadece uyarlama senaryo oscarı almış olması pek garip değil aslında o yıl en iyi film rebecca en iyi yönetmen ödülünüde john ford gazap üzümleri ile kazanmıştı en azından welles erkek oyuncu ödülü verilmeliydi
yazarkafa
yazarkafa

Takipçi 56 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Aralık 2005 tarihinde eklendi
sinema tarihi içinde, bir filmde bu kadar yenilik yok. her karesiyle sinema dersi!
Başlıbaşına sinema nedir sorusunun cevabı.
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Haziran 2003 tarihinde eklendi
rosebudın kızak çıkması olmamış mı,,, arkadaşlar o filmin doruk noktaları duyguların kanein bi açılımı, nasıl olurda olmamış olurki.....
evil-of-angel
evil-of-angel

35 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Eylül 2002 tarihinde eklendi
Desperado sana sesleniyorum.Şu an yapılan filmlerin çoğu piyasaya yönelik.Seninde dediğin gibi o zamanlar imkanlar kısıtlıydı ve tam bir piyasa yoktu.Ama şunuda unutmamak lazım 1.The godfather.
2.Citizen Kane dir.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler