En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
jamesbond-2
Takipçi
1.684 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
27 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Yapıldığı yıl esas alınarak değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum çünkü o yıla göre hiç denenmemiş teknikleri sinemaya sokması açısından önemli bir yapım citizen kane mesela alan derinliği olsun,ileri makyaj teknikleri bunların hepsi 1941 yılında bir çığır niteliğindeydi tekniğini bir kenara bırakırsak hareketsiz,monoton bir film olduğunu düşünüyorum belki de sinema tarihinin en iyi filmi kategorisini girmesinde getirdiği yenilikler var ki bence çok daha iyi filmler var sinema tarihinde
Kanımca beğenilmesede öyle 1 puan verilecek kadar kötülenmesi gereksiz.Orson Welles ne takdir edilesi bir adamdır ki böyle bir konuyu ele alıp filmin baş unsurlarındaki altyapılılığı üstlenip Citizen Kane i çıkartmıştır ortaya.Açıkçası başyapıttır şudur budur demicem ama sinemayı sinema diye ele aldığınızda bakmadan geçilemeyecek derecede sağlam bir koz.8/10
5 yasındaki cocuk gibi begenmeyen gitsin matrix lotr izlesin ne demek arkadsım bu nasıl kıt bir yorumdur.Matrix in ilk filminin felsefesi ve üçlemenin tüm görsel efektleri dünya sinemasına cag atlatmıstır. Yüzüklerin efendisi ise tartısma götürmeyecek derecede dünyanın en iyi seri filmidir.Bir godfather bile 3.filmde patlak verirken yüzük serisi zayıf halka barındırmamaktadır.Citizien kane dönemi itibariyle müthiş bir filmdir ve insan bu üç filmi aynı anda sevebilir
Kane İmparatorluğunun kuruluşu da yıkılışı gibi ilginç olmuş...Dünyanın en iyi filmi diye izledim tamam çok farklı bir atmosferi vardı filmin ve sıkılmadım da izlerken ama şöyle bir gerçeğim var ki benim bu filmden daha iyi filmler izledim ben...Şöyle bir konuya da girmek isterim ki mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir izleyin bence ve o dönemki film endüstrisiyle bu zamana bir bakış atın...O dönemki şartlarla yapılan bu ilginç filmle dönemimizdeki filmleri inceleyin...
Amerika'nın dahi çocuğu Orson Welles henüz 25 yaşında yönetmenliğini, senaristliğini, oyunculuğunu ve yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı filminde zamanın teknolojisi ile harika bir iş çıkarmış. Popüler kültürle beslenmiş milenyum çağı insanımızın algılayamayacağı türden bir yapım olduğu için herkesimin beğenisini cezbedemeyeceği aşikar olan bu filmi klasik film severlere ve Radyo-Televizyon bölümü okuyanlara tavsiye ederim. Filme gelirsek kısaca konusu; C.F. Kane(Orson Welles) küçük yaşta ailesinin(özellikle annesinin) daha iyi bir yaşam sürmesi için taşradan şehire gönderilir. Bu gönderilme annesinin değersiz bir arazisinden altın çıkması ve bir bankanın çocuğu himaye etmesi ile olur. Hayatından annesinden başka kimsesi olmayan küçük Kane uşaklar ve yardımcıları ile yaşar. 25 yaşına geldiğinde banka ile olan sözleşme gereği tüm şirketleri devralır. Ama Kane ilginç bir şekilde sadece bir gazete şirketini alır. Film zamanın medya tröstü Hearst adında bir işadamını konu aldığından çeşitli engellemeler ile karşı karşıya kalır. Hatta Hearst filmin yapımcısı RKO firmasına tüm prodüksiyon giderlerini karşılama sözü ile filmin gösterime girmemesini dahi teklif eder. Doğruyu söyleyenin 9 köyden kovulması misali Orson Welles tehlikeli görülüp Hollywood tarafından neredeyse aforoz edilir. Orson Welles Avrupa'ya gidip film kariyerine orada devam eder. Film hemen hemen Mercury amatör tiyatro grubu tarafından oynanmıştır. O devrin ilkleri bu filmde toplanmıştır. Makyaj ve sinema teknikleri gibi. Film ana kritik öğesi "Rosebud" dır. Film Kane yatak döşeğinde ölürken son sözü olan bu kelime ile başlar. Filmin sonuna kadar bu kelimenin ne anlama geldiği sorgulanır. İzleyince anlayacaksınız. İyi seyirler.
Charles Foster Kane, herşeye sahip değildi geçmişinden gelen büyük bir eksikliği vardı bu da Rosebud ta gizliydi... Güzel bir filmdi ancak bir baş yapıt olma özelliği göstermiyor bana göre... 10/8.5
Dönemine göre oldukça aşmış bir Orson Welles yapıtı olan Yurttaş Kane ABD rüyasının bir eleştirisidir; ayrıca bu film birçok eleştirmence gelmiş geçmiş en iyi film olarak değerlendirilmektedir.
sinema tarihinde şüphesiz bir ilke imza atmış ve kısa zamanda döneminin başyapıtı olmuş, şahane bir film. film boyunca kendi kendinize, ustaca kullanılmış teknikler ve efektler sayesinde, 'acaba bu film yakınlarda çekildi de, sonradan mı siyah-beyaz renklendirildi' sorusunu sormadan edemiyorsunuz. belki abartıyorum biraz ama, abartmak da istiyor insan ister istemez, çünkü film tam anlamıyla mükemmel. ve bir kez daha belirtmek istiyorum ki, 30lu 40lı yıllarda yapılan, bu ve bunun gibi pek çok filmi ve günümüz sinemasının bazı filmlerini gördükçe, belli başlı kaçınılmaz kıyaslamaları ve takibinde bazı lüzumlu tercihleri yapmak çok da zor olmuyor. sonuç olarak, hiç kimse bu filmi izlemeden gözlerini yummamalı hayata ve bu zevki tatmalı. bravo Orson Welles! bravo Yurttaş Kane!
Sinemanın tekniğini anlayan biri,bu filmden gerçekten çok keyif alır...Üstelik 1941de böyle yaratıcı bir film çok az bulunur.Senaryo bakımından da çok iyi.Ama yinede tüm zamanların en iyi filmi diye taçlandırmak doğru değildir bence,çünkü hem teknik hemde senaryo bakımından çok daha iyi filmler var,ama dediğim gibi yurttaş kane o dönemin sinemasına göre bir başyapıt... Eski filmleri izlerken genelde sıkılırım,ama bu filmi keyifle izledim.
bu filme neden bu denli önem verildiğini anlamak için, sıradan bir sinema seyircisinin ötesinde olmak gerekiyor. özellikle görüntü yönetmenliği açısından var olan tekniklerin geliştirilerek kullanıldığı, bu denli yoğun bir film olması citizen kane’nin en önemli özelliği. bu film için ben herşeyden önce 'yoğun' derdim. ayrıca özellikle gerçekçi bir anlatıma uygun (en başta son derece geniş alan derinlikleri) çekim teknikleri ile bu denli metafiziksel bir hava oluşturmak ironik ve bir o kadar da etkileyici.
Bu filmi çok büyük bir kesim beğenmiş, çok büyük bir kısım hayran kalmış. Bir çoğu en iyi filmlerden biri demiş. Bir çoğu en iyisi demiş. Bir çok sitede puanı yüksek ve eleştirileri hep iyi. Bazı sitelerde tüm zamanların en iyi filmleri listesinde başları çekiyor. Açıkçası bu kadar olumlu yorumdan sonra kendimden biraz şüphe ettim ben. Acaba bende bir sıkıntı mı var. Filmimi anlayamadım acaba diye. Ama sonra yorumlara ve filmin açıklamalarına baktım. Gayette anlamışım, sıkıntı yok yani. Bu bakımdan bakınca bu filmin bu kadar göklere çıkarılmasına bir anlam veremedim. Sanırım veremeyeceğim de. Benim siyah-beyaz filmlere karşı hiçbir ön yargım yok. Oldukça beğenirim ve bir çok film izlemişimdir ama herkes beğendi diye benimde beğeneceğim anlamına gelmez. Ben öyle çok beğenmedim bu filmi.
Tamam bakıldığında hikayesi ve verdiği mesajlar ile çok önemli, ders çıkarılabilecek şeyler var. Mesela medyanın toplum üzerindeki gücünü oldukça iyi anlatmışlar. Arada geçen aşk hikayesi, çocukluğa özlem duyguları. Bir çok güzel mesaj var. Teknolojik olarak gayet başarılı, hele ki yılına göre. Başlarda ki seslendirme şeklindeki anlatımı çok başarılı. Belki dönemi için en iyilerden biri de olabilir. Ama ben bu filme tüm zamanların en iyi filmlerinden biri desem bu söylediğime kendim bile inanmam. Kimse kusura bakmasın. Ortalamanın biraz üzerinde bir film. Ama o kadar. İyi seyirler... 7.6/10
Dönemin şartları düşünüldüğünde 1 numara olmayı hakeden bir film. Orson Welles'ın sinema dünyasına kazandırdığı yenilikler de cabası. Filme gelecek olursak kişiler iyi işlenmiş, senaryo çok kaliteli, insanda merak duygusu uyandırıyor. Sonu da güzel. Günümüz filmleriyle kıyaslandığında hala bir numara denebilir mi bilmem ama çok güzel bir film olduğu kesin.
Orson Welles, oyunculuk ve yönetmenliği aynı anda ustaca becerebilmiş sayılı sinemacılardan biri şüphesiz.. Filmografisindeki zirve noktası Yurttaş Kane, bir adamın, acılarını, mutluluklarını ve mücadelesini enfes şekilde anlatabilmiş bir film.. Muazzam finalinin de çok anlamlı olduğunu ayrıca belirtelim.. Sonuçta, her sinema severin görmesi ve mümkünse arşivlemesi gereken büyük bir başyapıt bu film...
Öncelikle tüm zamanların en iyi filmleri sıralamasında bu filmin her zaman üst sıralarda olduğu gerçeği var. Bazıları filmi izleyip durgun bulabilir, bazılarının hoşuna gidebilir fakat bir numara olabileceğine inanamazlar, bazılarının ise bir numarasıdır. Bunun farklılığını filmde değil kişilerin, filmi izleme tarzında, film izleme tarzında, filmin zamanını yakalayabilmekle alakalı olduğunu düşünüyorum. Sinema eleştirmenleri filmi 1941 yılının şartlarına göre izlemişler, o çağın yaşantısını araştırıp bilerek yorumlamışlar ve o zamanda Kane ile birlikte yaşayarak filmi izlediklerinde bu kanıya varmışlardır. 2000'li yıllarda Kane'i tanımaya kalkarsanız yanılırsınız. Filmin anlatmak istediği ve nasıl anlattığı o yılları yaşayan insanlarca daha iyi anlaşılır. Ya da başka bir deyişle uygarlıktan nasibini almış bir ülkede bir filmin değeri ile hala kendi iç sorunlarını çözememiş, kompleksler içersinde yaşayan halkın o filme verdiği değer farklıdır. Filmden sıkılanlar ve sevmeyenler sanırım bu açıklama ile filme daha iyi yönden bakacaklardır.Yapılan yorumlara tek zıt görüşüm filmde bir sistem eleştirisi yapılmadığı yönündedir. Kane filmde sistemi değil kendi kararlarının ya da kaderinin doğrultusunda hareket etmiştir. Kesinlikle sistem onu bu hale sürüklememiştir. Kazanma hırsı ve egolarının arasında boğulduğu yaşamında, artık daha fazla bunları kaldıramamış ve 'gül koncası' gibi açamadan hayatı sona ermiştir. Bir başka açıdan bakarsak da binlerce parçalık puzzle'ında son parçayı yerine koyamamış bir adamın hikayesiydi. Film hakkında konuşulacak çok şey var ama en iyisi filmi izlemek. Fakat yine de eski klasikler arasında bir numaram olamadı. Bir 'Casablanca' olamadı. Saygılar...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.